3 Mayıs Turancılık Davası ve Türkçülük Gün

 3 Mayıs Turancılık Davası ve Türkçülük Gün

3 MAYIS TURANCILIK DAVASI

Yakın tarihimizde 3 Mayıs 1944 tarihinde yaşanan olaylar süreç içerisinde özellikle milliyetçi çevreler tarafından Türkçülük günü olarak anılmaya başlanmıştır. Bu tarihin bu isimle anılmasının altında ise bir dizi olaylar zinciri yatmaktadır.

Cumhuriyet tarihinin en milliyetçi yazarlarından olan Hüseyin Nihal Atsız dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na hitaben “Açık Mektup” adı altında bir yazı yazar. Orhun dergisinde yayınlanan yazıda komünistlerin özellikle Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere devletin diğer kademelerine yerleşmeye başladığından bahsederek bu konuda önlem alınmasını talep eder. Ayrıca dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel hakkında da bu yuvalanmaya ön ayak olduğu konusunda suçlamalarda bulunur. Bununla birlikte Hasan Ali Yücel vasıtasıyla okullarda komünizmi anlatan dergilerin dağıtıldığı ve o dönemde hapiste bulunan Nazım Hikmet’e gizli bir şekilde para yollanarak yazılar yazdırıldığı şeklinde ithamlarda bulunur. Diğer taraftan dönemin sol kesiminin bir diğer önemli siması Sabahattin Ali hakkında da vatan haini suçlaması yapar.

“Vatan Haini” Davası

Atsız’ın yazdığı bu yazı Orhun Dergisinde yayınlandıktan sonra dergi bu yazı sebebiyle kapatılır. Ayrıca Sabahattin Ali kendisine vatan haini diyen Nihal Atsız’a hakaret davası açar. Ankara Adliyesi’nde görüşülmeye başlanan duruşma oldukça gergin bir havada geçer. Bir tarafta ülkücü milliyetçi gençler diğer tarafta ise solcular sloganlar atarak birbirlerine tepki gösterir ve polis uzun bir müddet bir çatışma yaşanmasını önlemek için sıkı tedbirler alır.

İkinci duruşma 3 Mayıs 1944 tarihinde yapıldı ve bu duruşmaya milliyetçi Turancı kesim alınmaz. Bunun üzerine önce adliye önünde daha sonra ise Ulus meydanında gösterilere başlayan Turancılar başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşme talebinde bulunurlar ancak bu talepleri reddedilir. Bunun üzerine gösterilerin dozu artar ve polis gösterileri şiddetle bastırma yoluna gider. Netice olarak gösteriler sonucunda Nihal Atsız ile birlikte 165 Turancı genç gözaltına alınır. Nihal Atsız gözaltına alındığı aynı gün tutuklanarak cezaevine gönderilir.

9 Mayıs 1944’e gelindiğinde hakaret davası sonuçlanır ve Nihal Atsız Sabahattin Ali’ye hakaret ettiği gerekçesiyle 6 ay hapse mahkûm edilir. Ancak bu davadan sonra bir başka dava daha başlar. Gösterilerde göz altına alınan Nihal Atsız ve diğer arkadaşları Irkçılık ve Turancılık amacıyla kurulu düzeni yıkmak gizli teşkilat kurarak anlaşmalar yapmak suçlamasıyla adliyeye sevk edildiler.

Turancılık Davası

19 Mayıs 1944’te görülmeye başlanan dava için dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Turancı gençleri affedeceği söylentileri yayılsa da İnönü ırkçılığın ve Turancılığın karşısında olduklarına dair bir beyanat yayınladı ve göz altındaki Turancıları ağır bir dille suçladı. Aralarında bugün bile isimlerini iyi bildiğimiz Nihal Atsız, Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Atsız’ın kardeşi Nejdet Sancar gibi bilinmiş isimler görülen dava sonucu tutuklanıp cezaevine kondular.

Mahkeme kararında “vatana ihanetleri sabit olanlar” cümlesi geçiyordu ve yukarıda isimleri verilen şahıslar çeşitli cezalara çarptırıldılar. Karar temyize götürüldü ve temyiz mahkemesi 1945 yılında kararı bozdu. Daha sonra ise sanıkların tamamı görülen davalar neticesinde 1947 yılında beraat ettiler.

3 Mayıs gününün ne zamandan beri Türkçülük günü olarak kutlandığı ise tam olarak bilinmiyor. Ancak 1954 yılından sonra Nihal Atsız’ın önderliğinde kutlanmaya başlandığı sanılmaktadır. Atsız’a göre 3 Mayıs tarihi “Türkçülüğün gafletten ayrılışı can düşmanlarını tanıdığı dost sandığı hainleri ayırdığı” gündür.

Hazırlayan : Cem Demirtay

kaynak belirtin, tüm hakları saklıdır, alıntı yapılamaz

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın