27 Mayıs ve Alparslan Türkeş

 27 Mayıs ve Alparslan Türkeş

Yakın tarihimizin en hazin olaylarından biri olarak gösterilen ve bir başbakan ile iki bakanın idam edilmesiyle sonuçlanan 27 Mayıs darbesinde Milliyetçi Hareketin Kurucu Lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’in rolü her zaman için tartışma konusu olmuştur. Türkeş’in darbeyi yapan komitenin içinde olması hatta darbe bildirisini radyodan okuyarak tüm Türkiye’ye duyulmasını sağlayan Albay olması Milliyetçi Hareketin darbenin savunucusu olduğu tartışmalarını alevlendirmiştir.

Ancak bu tartışmalar sağlam bir temele dayanmıyor. Zira Türkeş darbeyi gerçekleştiren Cemal Madanoğlu’ndan sonra komitenin ikinci ismiydi ancak bu beş ay kadar sürmüştür. Darbe gerçekleştikten sonra komite içindeki anlaşmazlıklar sebebiyle üstü çizilen ilk kişilerden olan Türkeş komiteden uzaklaştırılmış ve yurt dışına sürgüne gönderilmiştir.

Diğer taraftan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam kararı sonrasında idamların gerçekleşmemesi için Türkeş’in önemli gayretler içinde olduğu biliniyor. Hatta yurt dışı görevine gönderildiği Delhi’den idamların önlenmesine dair arkadaşlarına birçok kez mektup yazdığı bir gerçektir. Türkeş ile yurt dışına gönderilen komite üyelerinden yani 14’ler olarak adlandırılan kişilerden bu gayreti sadece Alparslan Türkeş göstermiştir.

O süreç içerisinde darbe ve darbecilere karşı kendi içinde ciddi bir sorgulamaya giren Türkeş özellikle 27 Mayıs’a karşı haklı sebeplerle gerçekleştiğini ancak daha sonra amacından saptığını belirterek gerçekleşenleri tasvip etmediğini belirtmiştir. Diğer taraftan emekli olduktan sonra her zaman için meşru siyaseti savunmuş ve bu çerçevede milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir.

27 Mayıs darbecilerine karşı cephe alan Türkeş ayrıca Cevdet Sunay’ın da bir darbeci olduğu gerekçesiyle cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkmıştır. Sunay’ın cumhurbaşkanı olması halinde bunun demokrasi dışı bir gelenek halini alacağını savunan Türkeş sivil idareden bir kişinin cumhurbaşkanı olmasını savunmuştur.

Sonuç olarak Alparslan Türkeş’in 27 Mayıs kadrosunun içinde olması ancak daha sonra darbe ve darbecilerle arasına mesafe koyması ve sivil yönetimi her anlamda savunması Milliyetçi Hareketin darbe geleneğinden uzak olduğu anlamını taşır. Dolayısıyla MHP tarafından  27 Mayıs ve Diğer darbeler ne kabul gördü ve tamamen reddedildi  

 “Başbuğumuzun bir sözü vardır

En kötü demokrasi en iyi darbe idaresinden daha evladır. Başbuğ Alparslan Türkeş

Hazırlayan : Cem Demirtay 

İletişim mail: cemdemirtay@gmail.com

Bir önceki yazımız olan 5 bin Yahudi’yi kurtaran konsolosun anıtı dikildi başlıklı makalemizde Anı, Duda ve istanbul hakkında bilgiler verilmektedir.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın