Son Dakika
18 Ağustos 2017 Cuma
09 Eylül 2016 Cuma, 20:35
Orhan Kılıçoğlu
Orhan Kılıçoğlu .@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

Ülkücü Düşmanı Kuduz Köpekler

EY ÜLKÜCÜ AVINA ÇIKAN KUDUZ KÖPEKLER!
Sizlere unuttuğunuz Allah’ı hatırlatıyorum
Ve tekrarından ‘’Allah var Allah’’ diyorum.
İÇE DÖNÜK OLARAK TA BAHÇELİ’YE;
‘’DERHAL İSTİFA ET, TÜRK’E KIYIYORSUN, SENDEN NEFRET EDİYORUZ’’ DİYORUM

”Cennetin bir yolu da Ülkü Ocaklarının tam ortasından geçer”
Ey ülkücü düşmanı kuduz köpekler bilin ki;
Bu memleketin ve bu milletin uğruna yanan bir gençlik ve tüten bir ocak var!
Bu gençlik Ülkücü Gençliktir,
Bu tüten ocak ise Ülkü Ocaklarıdır.
Buradan, ülkücüleri hedefe koyan gözü dönmüş hainlere diyorum ki;
En büyük mahkeme ‘’Mahkeme-i kübra’’ dır.
‘’Adâlet-i kübra’’ orada tecelli edecektir.
Şunu iyi biliniz ki;
Ülkücü şehitlerimizin de tıpkı Çanakkale, Kurtuluş Savaşı şehitlerinin haklarının olduğu gibi bu millet üzerinde hakları vardır.
Verdiğimiz şehitlerimizin son nefeslerinde ki şehadetleri, yaşamakta olduğumuz bu topraklardaki gelecek garantimizdir.
Son kırk senenin şartları içinde düşünüldüğünde, ”Cennetin bir yolu da yolu ülkü ocaklarından geçer diyorum”
Şayet kendilerine güvenebiliyorlarsa;
Diyanet İşleri Başkanı sayın M. Görmez’e, Allah’a kulluğu, Erdoğan’a biat etmekle karıştırmış olan briyantinli – losyonlu tekmil İlâhiyatçı Proflara, zinâyı gördüğü halde sadece kafasını çevirip, çıktığı hutbede gördüğü rezâletleri haykırmayan 81 ilin Müftüsüne, Ulemasına, kremasına, hadi çıkın ”Cennetin bir yolu da yolu ülkü ocaklarından geçer” sözümü tartışalım diyorum, var mısınız?
Çıkamazsınız, çıkamayacağınızı biliyorum.
Çünkü hiç birinizin bağrında göz göz olmuş, sızısı korkunç, ateşi kavurucu ve bir şeref madalyası olarak taşıyabileceğiniz bir Türklük, İslâm ve vatan yaranız yoktur.
Diyânet İşleri Başkanından başlamak üzere, Cumhurbaşkanı ve Başbakana, meclisin 550 Millet vekiline ve bütün ilâhiyatçı Prof ve Doçentlere, İl Müftüsü, İmam ve Vaazlara ilâveten, İsâlmi geçinen lâkin menfaatin kör ettiği bütün yazar- çizer bozuntularına buradan sesleniyorum ve diyorum ki;
Birçok kavimin ve geçmiş devlet ve imparatorlukların yıkılış sebebi olan ahlâksızlığın her çeşidi yurdun dört bir yanında kol gezip, memleketin bütün müesseselerine sirayet etmişken;
Hayâli bir dünya oluşturulup gençliğin enerji ve ahlâki değerleri yok edilerek, ailesine âsi, atasını tanımayan, birbiri ile kavgalı, ümitsiz, meselesiz, mefkuresiz, çilesiz, istiklâl ve istikbâl endişesi taşımayan yığınlar haline dönüştürülürken;
Değerler sistemimizin tahrip edilmesi sonucu; istikbâlinden ümitsiz, özgüvenini yitirmiş, huzura hasret, avanta nimet kovalayan, âile içi kavgalar neticesi sokakları mesken tutan ve bütün bunların sonucunda ruhi ve fikri bunalımların pençesinde kıvranan, sahipsiz, bir o kadar da zavallı, kaybettiği huzuru bali de, bira da, sulu ve kuru uyuşturucu da arayan sürü bir gençlik meydana getirilirken;
Pop-star, sanat güneşi, yıldız gibi proğram ve yarışmalarla halkı etkileyip kandırarak, örfünden, adetinden, kültüründen, milli, manevi, islâm’i ve insani değerlerinden kopartmak için yapılan kasıtlı organizasyonlar ile bu toplum köklerinden kopartılırken;
Âile müessesinin kutsallığı, namus, arkadaşlık, dostluk gibi hasletler unutturulup, gençler park, toplu ulaşım araçları, park, bahçe, okul koridor ve kantinleri gibi umumi yerlerde hayvâni hislerin dürtüleri ile sarmaş dolaş vaziyette sevişerek; yarının kara Fatmaları, Şerife Bacıları ve en önemlisi yarınların müstakbel annesi olan körpecik kızlar, iffet, safiyet ve hatta bekâretlerini yitirirlerken;
AKP- FETULLAH ortaklığı ile yürütülen Dinlerarsı Diyalog faaliyetleri ile Kur’an İncilleştirilip, İsâlam dini İsevileştirilirken;
Müslüman kanları ile mübarek kılınan vatan toprakları sünnetsiz kâfirlere bir arsa gibi satılıp, açılan kiliselerle de ‘’TEVHİT COĞRAFYASI’’ olan mübarek Anadolu toprakları, ‘’TESLİS COĞRAFYASINA’’ dönüştürülürken;
Allah ve Resulünün haram ve günah saydığı ve altta yatan evliyanın, şühedanın ise ıstırap duyduğu bütün bu tahribatlar bir bir olurken sesini çıkartmayan, kılını kıpırdatmayan, bana neci kör ulema, menfaatperest âlim, suskun Diyanet ve sustuğu oranda Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğunda oturabilme şansının olduğuna inanarak, makam koltuğu ile diyanet işleri başkanlığı etiketi arasına saklanıp kendini unutturan ve böylece en büyük günâhkar olan Diyanet işleri başkanı Sayın M. Görmez, Allah ve İslâm diyerek iktidar olan SAYIN TAYYİP ERDOĞAN ve AKP Millet Vekilleri!
Sizlerin tamamınıza sesleniyor ve sizlere diyorum ki;
Bütün bu ahlâki yıkım ve manevi çöküş karşısında neden ve niçin susuyor ve bütün bu yıkıcı tahribatlardan vicdan azabı duyarak bu kötü gidişata son vermek için bir şeyler yapmıyorsunuz?
Ahlâksızlıklara karşı mücâdele etmediğiniz yetmiyormuş gibi, bir de yaptığınız yasa değişiklikleriyle şerefsizlere ahlâksızlık yapma serbestliği sağlıyorsunuz. Bunun çirkinliğin izahını yapar mısınız?
Tüm muhalefet lider ve Millet Vekilleri, sizler de suçlu ve günahkârsınız. Hem de öyle bir suçlusunuz ki, Allah belâlarınızı verecek kadar!
Utanın, ar edin be! Bu ne vurdumduymazlık, bu ne sorumsuzluk?
Neden ve niçin bu ülkenin geleceği adına her hangi bir endişe taşımıyorsunuz?
Evet biliyor ve görüyoruz ki sizler bu rezilliklerden asla rahatsızlık duymuyorsunuz ama bu kötü gidişattan endişe duyan, bu uğurda yanan, kavrulan birileri var elbette.
Bu memleketin ve milletin uğruna yanan bir gençlik ve tüten bir ocak var!
Bu gençlik ÜLKÜCÜ GENÇLİKTİR,
Bu tüten ocak ise ‘’ÜLKÜ OCAKLARIDIR.
Allah, bu milleti İslâm’a muhtar kıldı ve bu millete ‘’ÜLKÜ OCAKLARI’’ gibi de bir kutlu mekân bahşetti…
Gidin bir bakın ve kulak misâfiri olun bu ocaklarda gençlerimize anlatılanlara, verilen nasihat ve öğütlere.
Çok iyi biliyorum, o gencecik bozkurtların kendi aralarında memleketin geleceği ve ayaklar altına alınan namus, din, âile yapımız gibi konular hakkındaki düşüncelerini işitip şahit olduğunuz da, o kaşarlı yüzleriniz kızaracak ve hiçbir şey olduğunuzun farkına vararak, şayet utanma duygunuz kalmışsa hızla uzaklaşacaksınız.
İlk sözümü tekrar ediyor ve yüreği ve ilmi yetene hadi gelin tartışalım diyorum.
Neyi mi tartışacağız?
‘’CENNETİN BİR YOLU DA ÜLKÜ OCAKLARINDAN GEÇER’’ sözümü tartışacağız.
Bu söz, öyle anlık ve nefsâni söylenilmiş bir söz olmayıp;
Yetmiş yıllık bir hayatın, Allah rızası uğruna verilen mücâdelenin, çilenin, ıstırabın, acının, aşkın, muhabbetin, feyzin ve sarsılmaz bir İslâm imanın imbiğinden geçirilerek, kırk yıl mayalanması için beklenildikten ve sureti haktan gözüken hainlerin hainliklerinin işporta malı gibi pazarlara dökülmesinden sonra söylenilmiş bir sözdür.
TEKRAR EDİYORUM;
CENNETİN BİR YOLU DA ÜLKÜ OCAKLARINDAN GEÇER.
Böyle bir mübarek gençliğe karşı saldırgan değil, saygılı olun!
Sizler uyurken ülkücü gençlik ocaklarda senin karının- kızının- gelininin namusu için sabahlara kadar düşünüp kafa yoruyordu!

Bu memlekette en büyük şerefsizlik ülkücü düşmanlığıdır!
EY ÜLKÜCÜ AVINA ÇIKAN KUDUZ KÖPEKLER!
Sizlere unuttuğunuz Allah’ı hatırlatıyorum
Ve tekrarından ‘’Allah var Allah’’ diyorum.
İÇE DÖNÜK OLARAK TA BAHÇELİ’YE;
‘’DERHAL İSTİFA ET, TÜRK’E KIYIYORSUN, SENDEN NEFRET EDİYORUZ’’ DİYORUM

9 Eylül 2016
ORHAN KILIÇOĞLU

Bir önceki yazımız olan NE VİZYONU ULAN HERGELE başlıklı makalemizde NE VİZYONU ULAN HERGELE hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz