Son Dakika
20 Ekim 2017 Cuma
23 Şubat 2015 Pazartesi, 21:04
Abdullah Alagöz
Abdullah Alagöz abdullahalagoz@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

TAŞRA ÜLKÜCÜSÜNÜ ÇOK SEVİYORUM

TAŞRA ÜLKÜCÜSÜNÜ ÇOK SEVİYORUM Taşralı ülkücüleri çok seviyorum. Onlar hakikatten inandıkları kutsal davalarını içselleştiren, inandığı gibi yaşayan ve uğrunda gözünü kırpmadan hedefe odaklanan alperenlerdir. Nefsi arzularını geride bırakan, Türk’ün kutsal yürüyüşüne öncülük yapmak gayretinde olan Hz peygamberin “Bir elime Ayı, diğer elime Güneşi verseler yine de davamdan vazgeçmem.!” hadisi onların adeta dünyayı okuma, anlamlandırma ve o […]

TAŞRA ÜLKÜCÜSÜNÜ ÇOK SEVİYORUM

Taşralı ülkücüleri çok seviyorum. Onlar hakikatten inandıkları kutsal davalarını içselleştiren, inandığı gibi yaşayan ve uğrunda gözünü kırpmadan hedefe odaklanan alperenlerdir.

Nefsi arzularını geride bırakan, Türk’ün kutsal yürüyüşüne öncülük yapmak gayretinde olan Hz peygamberin “Bir elime Ayı, diğer elime Güneşi verseler yine de davamdan vazgeçmem.!” hadisi onların adeta dünyayı okuma, anlamlandırma ve o uğurda adanmalarının şiarı olmuştur. Son şehidimiz Fırat Yılmaz ÇAKIROĞLU bu abidevi kişiliklerin somut örneğidir.

Nihal Atsız’ın deyişiyle…

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından 
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
 
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
 
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

Evet, Ülkücüler bir daha dönmemeye odaklanan ikbal, çıkar kaygılarını hafızalarında silen kahramanlardır.

Ülkücülerin taşralısı şeklinde bir anlayışa biliyorum birileri haklı olarak önceleri eski -yeni ülkücü nitelemeleri yapıldı o yetmiyor birde taşra ülkücüsü anlayışı mı çıktı diyeceklerdir. Haklı da olabilirler ama var olan olgulardan bahsetmeye, sadece durum tespiti yapmaya çalışıyorum. İnanmışlık ve kendi adlarına yapılanları içine sindirememe ülkücülerde zihni sarsıntı oluşturmuştur. Bu sarsıntı en çok taşra ülkücüsünü etkilemiştir. Taşra ülkücüsü tabirini bundan dolayı kullandım yoksa başka bir amacım da yoktur.

İnandıkları davaları Türk milleti iken yaşanılanlar ve kendi adlarına hareket eden siyasi yapının Türk milletinden çok başka unsurları öncelikler haline getirmesi, ülkücü fikriyatın temel dinamiklerine aykırı hareket etmesi, ülkücü camianın beslendiği kaynakları bilerek kurutması haklı eleştirilerin ötesine geçen, yapılanlara şüphe ile bakma, yeniden tavır takınma gibi bir muhasebeye götürmektedir.

Hz. peygamberin “ameller niyete göredir.”hadisi hakikatten duruşumuzu yeniden belirleme ihtiyacına bizi götürmektedir. Bizim burada yapmaya çalıştığımız üzüm yemektir bağcıyı dövmek hiç değildir. Bizler, burada bir niyetin mantığını analiz etmeye ve somut uygulamalarla yapılanlardan hareketle neden bazı yanlışların ısrarla yapıldığını kavramaya çalışıyoruz. Ülkücü irade ile onun siyasi temsilcisi MHP arasında ülkücü fikriyatın algılanması ve uygulanması noktasında belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır.

MHP’nin bütün politikalarını detaylı inceleme yönüne gidin orada iktidar olmaktan çok günü birlik olaylara karşı en alt perdeden reaksiyon gösterdiğine şahit olacaksınız. İşin acıklı yönü bu reaksiyon olaya tepkiden çok ülkücü gazını almaya yönelik bir oyalama olduğunu göreceksiniz.

Ülkücü hareketin siyasi temsilcisi olan MHP politikaları ile her geçen gün ülkücü duruşun, vicdanın, ruhun yabancılaştığı bir yapıya dönüşmeye devam etmektedir. Ülkü birliği noktasında bile artık tereddütler yaşadığımız bir süreç ve sürecin parçalarını her gün yaşıyoruz. 17 yıllık süreçte yapılanları ve uygulanan taktik ve yöntemlerini üst üste koyduğumuzda maalesef karşımıza ülkücü hareketin fikri yapısı olan aksiyoner hareket değil birilerinin yeri geldiğinde devreye sokacağı reaksiyoner harekete dönüştürüldüğü görülmektedir.

Söylediklerim birileri için hoş olmayabilir, uçuk görüş olarak algılanabilir, yanılmayı çok isterim. Ama ülkücünün cenazesinde olmayan kongrelerine gitmeyen, gazetelerini basın-yayınını yok etme üzerine politika geliştiren, ülkücü kuruluşları kadükleştiren, arada bir gazını alarak ülkücüleri maraba olarak gören anlayış iktidar olsa ne olur olmasa ne olur?

Söylenecek çok şey var ama böylesi bir zihniyet iktidar olsa da olmasa da ülkücü hareketin iradesi hiçbir şekilde iktidar olmayacaktır. Ülkücü hareketin öznesi Türk milletidir. Başka mahfillerde referans alanlar, arayanlar ülkücü hareketi oyalama kendi ikballeri doğrultusunda yönlendirme çabalarına devam edeceklerdir. Ülkücüler artık iradeleriyle hayatlarını sürdürme, var oluş gayeleri doğrultusunda hareket etme becerisini mutlaka kazanmalıdır. Kimse balkon politikalarını ve jakobenciliği bu camiaya ülkücülük olarak sunamaz ve sunmamalıdır.

Başta taşra ülkücüsü olmak üzere bu camia bir zihni sarsıntı geçirmektedir. Keşke bazı anketler yapılmış olsa o anketlerde bu söylediklerimizin fazlasının da ortaya çıkacağına şahit olunacağına eminim. En büyük paradoksumuz karşı çıksak ta yine oyumuz MHP olacaktır.

Velhasıl yine de tekrarlıyorum, kurumlarımıza kayıtsız şartsız ülkücü iradeyi hakim kılmadan ülkücü hareket engellenemez sloganı da kadük kalmaya, birileri ülkücü camianın duruşuyla oynamaya devam edecektir.

Bir önceki yazımız olan Dinleniyoruz. başlıklı makalemizde simkart, simkart dinleme ve simkart hack hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz