Son Dakika
23 Kasım 2017 Perşembe
29 Ocak 2015 Perşembe, 16:17
Kerim Yılmaz
Kerim Yılmaz kerimyilmaz@gmail.com Tüm Yazılar

Sembollerle Değerler

Her şeyin metalaştığı, tüm değerlerin kıymetsizleştiği bir zamandayız. İçerik ve anlamların manalarını yitirdiği, şeklin öze galebe çaldığı bir âlemdeyiz. Görselliğin öne çıktığı sembollerin ve işaretlerin esas olduğu görüntülerin yönettiği bir dünyada yaşıyoruz.  Kapitalist, liberal ülkelerde özünde bir pazarlama tekniği olan bu yöntem bizim coğrafyamızda siyasetin en etkili silahı oldu. Genel de yöntemin en etkili olduğu […]

Her şeyin metalaştığı, tüm değerlerin kıymetsizleştiği bir zamandayız. İçerik ve anlamların manalarını yitirdiği, şeklin öze galebe çaldığı bir âlemdeyiz. Görselliğin öne çıktığı sembollerin ve işaretlerin esas olduğu görüntülerin yönettiği bir dünyada yaşıyoruz.  Kapitalist, liberal ülkelerde özünde bir pazarlama tekniği olan bu yöntem bizim coğrafyamızda siyasetin en etkili silahı oldu. Genel de yöntemin en etkili olduğu yerler müslümanların yaşadığı bölgeler, özelde ise maalesef Türkiye..

Şöyle bakalım bir İslam dünyasına.. Neredeyse bütün her şey sembollerden veya görsellikten ibaret! Sarık sarıp, sakal bıraktığınızda, diğer tüm hususlar ve detaylar önemsiz olabiliyor. Elinde ecnebi yapımı modern bir silahla tekbir getirince kimsenin kafasında bir soru işareti kalmıyor. Sıktığı her kurşun, Siyonistlerin küresellerin veya başkasının işine yarıyor olsa da o fotoğraf, herkesi iknaya yetiyor. Başörtüsü takmanız size ‘İslamcı’ denmesi için yeterli, bundan sonra Allah’ı inkâr ediyor olmanızın bile bir önemi yok artık. İki sarık, bir sakal ya da başörtüsü ile birkaç slogan, bütün soruları bir anda ortadan kaldırmaya yetiyor. Elindeki silahı kimin verdiği, sıktığı kurşunun kimin işine geldiği ve bu tarzın İslam’ın ruhuyla ne kadar uyuştuğu sorularıyla kimse ilgilenmiyor. İlgilenen olursa da hemen din düşmanı yahut dış mihrakların adamı, olmadı ajan veya hain denilip ağzı kapatılabiliyor.

 

Bizim mahallede bu genel hastalıktan nasibini alıyor. Yaptıklarınızın niteliği, amacı, sonucu, ne işe yaradığı ile ilgisi olmaksızın bir kurt işareti ve 2 sloganla pekala milliyetçi olabiliyorsunuz. Fikrinizin ne esası, ne tarihi gelişimi ne de bugünkü durumuna dair mantıklı tutarlı üç cümle edemeseniz bile, şeklen görüntü tamam ise yeter her şeye. O yüzden okumak, anlamak, sormak, sorgulamak gibi vakit kaybı olacak işlere zaman ayırmazsınız. Ve böylece tüm mesainizi vatan kurtarmaya harcar gerekirse ömrünüzü feda bile edersiniz. Ülkeyi en iyi biçimde yönetmeye hazır ve nazır beklersiniz de ehil olmadığınızı hiç aklınıza getirmezsiniz. Çoğunlukla akıl ile işiniz de olmaz zaten..

 

Bilim ise gereksiz ayrıntıların kalın kitaplarında yazılı lüzumsuz bir şeydir..  Öyle ki ülkedeki Türk unsurları bir araya getirmekten aczinizi fark etmez ama dünya Türklüğünü toparlayacak Turan türküleri söylersin. Güne ait meselelere dair ne sebep ne de sonuç bilgisinden bîhaber olarak, bin beş yüz yıl önce Çin sarayını basan Kürşad ve kırk çerisi olma hayalindesin. Zamanı geriden, hayali ileriden yaşamayı alışkanlık edinip bir türlü bugüne, gerçeğe ve sahaya gelemezsin.

 

Bu algı ve anlayışın zihni genetiğini çözenlerce, içimizden seçilen ve sureti haktan görünenlerce tepe tepe kullanılır. Cizre’ye sahip olamayanların, yeni Osmanlı olup üç kıtayı feth edeceğine de, Kandil’e bayrak dikeceğine de kolaylıkla inanılır. Sloganla devlet başkanı seçileceğine, ümmetin birlik olup Haçlı’yı tepeleyeceğine iman edilir.

 

Bu coğrafyada semboller önemlidir, akıl ve bilim ise önemsiz. Gelişmiş demokratik ülkelerde ise durum tam tersidir. Onlar refah ve güvenlik içerisinde yaşar sen ise açlık, fakirlik, terör ve iç çatışmalarla boğuşur durursun.

 

Bir önceki yazımız olan HEM YOZLAŞTIRICI HEM UYUŞTURUCU başlıklı makalemizde akademisyen, aylin coşkun ve BONZAİ hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz