Son Dakika
30 Ekim 2014 Perşembe

Ramazan Bayramında Beslenme

18 Ağustos 2012 Cumartesi, 17:41
Ramazan Bayramında Beslenme

Ramazan ayı ve sonrasında üç gün boyunca ziyaretler, yemekler ve tatlılar eşiliğinde yaşanılan Ramazan bayramının toplumumuz için manevi önemi çok büyüktür. Ramazan boyunca iftar ve sahur şeklinde olan beslenme tarzı, bayramın gelişiyle beraber yerini beş altı öğün beslenmeye bırakmaktadır. Ayrıca Bayram geleneklerinden olan ağır şerbetli tatlılar, yağlı yiyecekler bir ay boyunca dinlenmiş olan vücudunuzda sağlık problemleri yaşanmasına neden olabilmektedir. Geleneksel olarak sabah kahvaltısıyla başlayan bol ve çeşitli tatlılar ve yağlı yiyeceklerle devam eden ramazan bayramını şeker tadında geçirmek için şunlara dikkat edilmelidir:

Bayramda sabah hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalıdır.
Öğle yemeği az yağlı, düşük kalorili besinlerden seçilmelidir. Zeytinyağlı sebze yemekleri ve salataların yanına bir porsiyon ızgara, haşlama veya fırınlama yöntemiyle pişirilmiş et, tavuk veya balık tercih edilmelidir.
Akşam yemeğinde ise az yağlı sebze yemekleri tercih edilmelidir.

Ramazan bayramında su alımının da en az 2 lt olması gerekmektedir.
Türk toplumu tarafından bayramda yapılan yaygın alışkanlıklardan biri olan aşırı ısrar, kimi zaman sağlık açısından büyük riskler oluşturabilmektedir. Ev sahibi misafire yemek veya tatlı tüketimi konsunda ısrarcı olmamalıdır.

Bayram süresince aşırı yenen yağlı, şerbetli, yüksek kalorili besinler özellikle kolesterol, şeker, tansiyon, mide rahatsızlığı gibi problemleri olan insanlarda ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Bu tip rahatsızlığı olan insanların yemek seçimlerinde daha dikkatli olması gerekmektedir.
Bayram ziyaretlerinden yürüyerek gidilebilecek mesafede olanlara yürüyerek gitmek öncelikli tercih edilmelidir.

Ramazan boyunca çoğu insanda görülen hareketsizlik ve geç saatte yemek yemekten kaynaklı olan kabızlık problemi, bayramda aşırı yağlı, çeşitli ve fazla yemekten kaynaklı olarak yerini diyareye (ishal) bırakabilmektedir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar yemek seçimlerine dikkat edilmelidir.

Bayram diş çürüklerine neden olmasın

Şekerli ve nişastalı gıdaların tüketilmesiyle ağızda bulunan bakteriler bu gıdaların yapısındaki karbonhidratları parçalar, bunun sonucu olarak ortaya çıkan asitler diş dokularına zarar verir ve genel sağlığı da olumsuz etkileyen diş çürükleri oluşur. Gerek çocuk gerek yetişkinlerde önemli bir sağlık sorunu olan diş çürüklerinden korunmak için;
Mümkün olduğunca az miktarda tatlı tüketelim.
Ne kadar az sıklıkla tatlı tüketirsek asit oluşumu ve dolayısıyla çürük riski buna paralel olarak azalacaktır.
Tatlı yedikten sonra yarım saat kuralına uyalım. Tatlı tüketiminden sonra ağız ortamında oluşan asitlerin diş dokularına zarar vermelerini önlemek için ilk yarım saat içinde önlem almalıyız. Bu nedenle;
Tatlı yendikten sonra yarım saatlik süreyi geçirmeden ağız temizlenmelidir. Fırçalama öncelikle ve özellikle tavsiye edilen işlemdir, ancak bunun mümkün olmaması halinde ağız bol su ile ağız çalkalanmalıdır.
Fırçalamanın ve ağzın çalkalanmasının mümkün olmadığı hallerde su içmek, bir parça peynir yemek veya şekersiz sakız çiğnemek ağzımızda asit ortamını oluşmasını engelleyecek ve nispeten dişlerimizi çürüklere karşı koruyacaktır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki yazıyı okuyun:
lgden-bir-fotograf-bir-mutlu-cocuk-projesi-5451f9eb3ca5a
LG’den “Bir Fotoğraf Bir Mutlu Çocuk” projesi

LG Electronics Türkiye, “Bir Fotoğraf Bir Mutlu Çocuk” projesi kapsamında öğrencileri sevindirdi

Kapat