Son Dakika
26 Eylül 2017 Salı
30 Mayıs 2015 Cumartesi, 22:22
Orhan Kılıçoğlu
Orhan Kılıçoğlu .@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

ÖLÜM YASTIĞINDA ÜLKÜCÜLERLE BERABER OLSAYDIM !

Göç vaktim geldi, halsizim, mecâlim tükenmek üzere ama yine de sizlerle son bir kez olsun doya doya dertleşmek, sohbet etmek istiyorum, Allah’tan son arzum budur!

‘’Başım ecel yastığında, Azrail karşımda ve son nefes anımda şayet şuurum açıksa; ziyaretime gelen ülkücü genç bozkurtlara şunları söyleyerek ruhumu Allah’a teslim etmek ister, böylece gözüm arkada kalmadan onlara veda etmeyi arzulardım. Bu kadar uzun konuşmaya Azrail izin verir mi bilinmez ama yine de ümitliyim, çünkü Allah, zaman içinde zaman halk eder ve kulunun arzusunu yerine getirir. O’ büyük varlık saniyeye asrı sığdırır!

Sevgili ülkücü bozkurtlar!

Göç vaktim geldi, halsizim, mecâlim tükenmek üzere ama yine de sizlerle son bir kez olsun doya doya dertleşmek, sohbet etmek istiyorum, Allah’tan son arzum budur!

Sevgili ülkücü bozkurtlar, canlarım, gözümün nurları! Eşref-i mâhluk olduğunun şuurundan hareketle, Cenab-ı Hakk`ın nizamını yeryüzünde hakim kılmak gibi yüce bir idealin gerçekleşebilmesi uğruna, bin yıldır İ`LA-YI KELİMETULLAH ÇİZGİSİNDE maddi ve manevi bütün imkânlarını seferber eden YÜCE TÜRK MİLLETİNİN şerefli bir ferdi olduğunuzu hiçbir zaman unutmayın!

Bezm-i elest`te (Allah’ın ruhlar ile sohbet meçlisi) Rabb`ine kulluk sözü veren ruhunuzun, beden denilen “ÇAMUR KALIBI” ile buluşma zeminini teşkil eden ve aslında bir imtihan salonundan ibaret olan “dünya hayatı” gelip geçicidir bir dem olsun unutmayın!

Dünya ve içinde ki gelip geçici zevkler Hakk`a vuslat yolunda sana engel teşkil etmemelidir!
İnsan olarak güzelliğinizi, ruhunuza çamurdan giydirilen ve asıl varlığını zâhiren kuşatan beden kalıbınızda aramayın!

Asıl güzellik, senin NEFHA-İ İLÂHİ`yi taşıyan ruhundadır, yalnız ve yalnız onunla güzelleşebileceğini sakın unutma!

İnsan, çözümlenmesi gereken bir “problemler yumağı”dır. Bugün Türk milleti olarak çekmekte olduğumuz bütün sıkıntıların, içinde çaresizce çırpındığımız bütün buhranların, bu gidişatın sonucunda da yolumuzun kesişeceği muhtemel faciaların bir tek sebebi var, o da;
“oylarımızla seçerek Ankara`ya gönderdiklerimizin kendini çözmeye, kendi varlık sebebini idrak etmeye, kendini tanımaya, kendi ruh dünyasındaki problemlerini halletmeye muvaffak olamayarak, her milli, manevi, siyâsi ve kültürel meselemiz karşısında aciz, yetersiz, cüce ve sığ kalışlarındandır”
Sana kasteden birçok hain ve gafil mihraklar olacaktır.

Bu hain ve satın alınmış mihraklar, bir yandan senin “AR, HAYA, NAMUS, MERHAMET, SADAKAT, İFFET, CENGÂVERLİK, KAHRAMANLIK VE TÜRKLÜK” gibi değerlerini yok etmeye çalışırlarken, bir diğer yandan da; İstiklâl Savaşının kılıç artıkları oluşlarının doğurduğu kin ve nefret duyguları için de, sığındıkları efendilerinin etekleri altında mevzilenerek vatanımızı bölüp parçalamak için devamlı surette saldıracaklardır.

Sen Türksün ve Türk olarak dünyaya gelişin iradenin dışında olup, ilâh-i bir tecellinin neticesidir.
Allah’ın muradı ve dilemesiyle Türk milletinin bir mensubu olarak dünyaya geldiğine göre sana düşen görev, Türklüğünü muhafaza, müdafaa ve yaşatmak olmalıdır.

Allah`ın muradı olarak Türk yaratıldın. Bu, ilâh-i bir takdir meselesi, bir güzel lütuftur! Bu düşünce şekli ırkçılık olmayıp, aksine bir memnuniyetin ifadesidir ve de Allah’ın takdirine rıza meselesidir.
İşte, anlaşılmayan ve de anlamak istenmeyen can alıcı nokta burada yatmaktadır. Bu “ilâh-i takdir”e rıza göstererek, bu “İLÂH-İ MURADA’’ saygı duyup, onun muhafazası için gayret sarf etmek “ÜLKÜCÜMİLLİYETÇİ- TÜRKÇÜ DÜŞÜNCENİN’’ esasını teşkil etmelidir.

Türklük, değerlerle bütünleşmiş olan bir müstesna varlıktır. Değerden maksat İslâm’dır.
Varlık olan Türklüğün korunarak yaşatılabilmesi için değer olan İslâm ihmâl edilemez.
Tarih içinde bazı Türkler İslâm`dan mahrum kaldıkları içindir ki, varlık ifade eden Türklüğü de kaybettiler. Onlar da geçmişte Türk`tüler.

TÜRK-İSLÂM ÜLKÜSÜ;

Varlık olan Türklük ile değer olan İslâm’ın bir birine vuslatıdır, kaynaşarak et ile tırnak misâli oluşlarıdır. Varlık ifade eden Türklüğün değer olan İslâm’a muhabbetidir, hem de ne muhabbet!
Şunu çok iyi bilesiniz ve gelecek neslimize aktarasınız ki; Bu “DEĞER – VARLIK MUHABBETİNİN’’ neticesi olarak ortaya çıkan hararetin vücuda getirdiği enerji ise; Türk milletinin sevdası olan NİZAM-I ÂLEM ÜLKÜSÜNÜN hedefe varış yolunda ki yakıtıdır!

ÜLKÜCÜLÜK ANA RAHMİNDE BAŞLAR!

Bütün Evliyalar ilk DESTUR`u Analarından almış olup, her Evliya`nın manevi derece ve makamında, İLK DESTUR`U veren anasının hissesi büyüktür.

Her Velinin, her büyük kumandanın arkasında mutlaka bir annenin olduğu gibi, her dava adamı ülkücünün arkasında da; onu helâl sütüyle besleyip büyüten, kulağına asalet kokan ninniler söyleyerek beleyen, nikâhına leke düşürmemiş iffet âbidesi muhterem bir annesi vardır.

Sırf anaların çocuk üzerindeki etkisini bildiklerinden dolayıdır ki her gün; soy özürlü kanı bozuk Sunucu, Proğram yapımcısı, Türk düşmanı sözde uzman kişilerin ve de bilirkişi edalarında arz-ı endamla orasını burasını yırtarak et teşhirinde bulunan orta malı kenar mahalle yosmalarının televizyonlarda işledikleri iğrençlikler, panel- açık oturum ve paparazilerle kadınlarımız ANALIK ŞEREFİNDEN UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR.

Bu “ANA VE NAMUS DÜŞMANLARI”, birlikte yaşamayı teşvik ederek; nikâh ve bekâret nedir, ne önemi var ki, bunlar çağdışı kavramlardır diyerek kadına en büyük hakareti yapmaktadırlar.
Türk töremiz ve yüce dinimiz kadına nice şerefler bahşederek cenneti onların ayakları altın vermiştir.
Kadın hakları savunucusu pozlarıyla ortalıkta pankart açıp, açık oturumlarda “FİNO KÖPEKLERİ” gibi havlayan “MUHABBET TELLALLARININ” asıl sinsi maksatları; KADINLARIN ANALIK ŞEREFLERİNİ ELLERİNDEN ALARAK, ONLARI ORTA MALI YAPMAKTIR!

KADIN, TOPLUMUN ORTAK MALIDIR” diyen bu şerefsiz “ana düşmanlarından” başka ne beklenir ki?

Sizlere anlattıklarıma sadık kaldığınız müddetçe bir çok yabancı ve bu yabancıların uşaklığını yapan yerli düşmanlarınız olacaktır!

Yabancı düşmanların seni keşfettiğinden, yeri uşakları ise aptal, geri zekâlı ve menfaatperest olduklarından sana havlayarak kin kusacaklardır.

Siz ülkücü gençlerimiz Türklüğünüze sahip çıkarak, imanlı ve ihlâslı olduğunuz müddetçe biliniz ki onlar sizlerin önünüzde diz çökmeye mahkûmdurlar…

BAŞARILARINIZIN İLK ŞARTI;

Allah’a yakınlık,
Tevekkül, gayret ve ihlâslı olmaktır!
Hakk ile olun!
Hakk’ı savunun!
Haklı olun!
Haklının yanında olun!

ALLAH’A YAKIN OLMANIZIN İLK ŞARTI NAMAZLARINIZDIR!

Günde beş vakit olmak üzere kılınır /
Allah’a teslimiyetin en büyük göstergesidir /
Allah’ı anarak ruhen temizlenmek ve bedenen zindeleşmektir /
Varılan her secdede nefsin kırılarak, kalbin yumuşamasıyla merhamet hasıl olmasıdır /
Allah’ın emri /
İslâm’ın şartı /
Dinin direği /
Ve mü’minin miracıdır /
Miraç, yükselmek demektir /
Namazını eda ile yüksel Türkoğlu /
Senin için yükselmenin hududu yoktur /

VE SONRA;

Bir kelime-i şehadetle, derinden bir HUUU diyerek fâniden bekaya irtihal etmek!

Ölüm korkutmuyor beni,
Kafamda hep Turan fikri,
Türklük dilimin zikri!..
Bozkurtlara selâm olsun!

30 Mayıs 2015
ORHAN KILIÇOĞLU

Bir önceki yazımız olan Seçim hilelerine dur de! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz