Son Dakika
24 Temmuz 2017 Pazartesi
31 Mayıs 2017 Çarşamba, 22:53
Orhan Kılıçoğlu
Orhan Kılıçoğlu .@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

Hakkınızı Helal Edin

Ey dönekler!
Ey saray kuklaları!
Ey Balgat’ın yem tavukları!
Biliniz ki, haysiyet ve şereflerinizi, dahası insanlık adına her ne değer varsa tamamını hoyratça tüketip dibe vurdunuz!
Bunca yaptıklarınızdan sonra sizleri halen daha ülkücü olarak kabullenip sizlerle beraber olanlara da acımak gerek!

ZEYNEP ANA,
NECMİ BABA,
BİZLERİ AFFEDİN.
Mustafa Pehlivanoğlu idam edilmese beraat edecekti
Hürriyet Gazetesi idamından yıllar sonra ”Mustafa Pehlivanoğlu şayet idam edilmemiş olsaydı beraat edecekti” diye manşetten haber yapmıştı.

Ülkü devimiz Mustafa Pehlivanoğlu’na ve O’nu büyüterek, Türk milletinin varlık mücâdelesini veren ülkücü harekete armağan eden Annesi Zeynep ablamıza, Babası Necmi amcamıza bu mübarek Ramazan gününde bir Fâtiha, üçer İhlâs okuyarak sevabını o mübarek ruhlarına bağışlayalım.

ZEYNEP ANA!
NECMİ BABA!
HAKLARINIZI BİZLERE HELÂL EDiNİZ
Sizler tam 34 yıldır evlât hasretiyle kavrulan yaralı bir gönülle yaşarken, bizler hayata atıldık, meslek sahibi olup yuva kurup çoluk çocuğa kavuştuk, kimimiz torun sahibi olduk, yedik, içtik ve sizleri hiç aklımıza dahi getirmedik! Sizlere karşı bizleri affedin, hakkınızı bizlere helâl edin demeye yüzümüz yok. Yine de arsızlık ederek bizlere hakkınızı helâl edin diyor ve sizlerden af diliyoruz ZEYNEP ANA, NECMİ BABA!
Yeni nesil Mustafa’mızı tanımaz
Çünkü tanıtmadılar ki
Kimler mi tanıtmadı?
Kimler olacak, O’nun davasının sırtından geçinen asalak keneler!
Mustafa Pehlivanoğlu 12 Eylül darbesinin ardından cezaevine girmiş ve idam cezasına mahkum edilmişti.
12 Eylül cuntası tarafından, idam edilmesi için verilen emir, 7 Ekim 1980 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde infaz edildi.

Musatafa’mızı idam etmek için hücresine gittiklerinde O’nu YÂSİN-İ ŞERİF okur vaziyette buldular. Görevlilere parmağınla işaret etti ”Yâsin’İ bitirip duamı yapayım, ondan sonra gelin diye”
Her zaman söylerim ki ”Ülkücü düşmanlığı yapmakla, evdeki karıyı satmak aynı şeylerdir çünkü
ülkücüler, bu milletin namusu ve vatanı için canlarını vermişlerdir”
Şayet ülkücü olmamış olsaydım, başka bir idolojiyi beyin denilen fikir ve düşünce rahmimde
PİÇ TAŞIR GİBİ NASIL TAŞIYABİLİRDİM.

Türk milliyetçiliği davasını ve Ülkücü fikriyatı temsil iddiasıyla Ankara’da gökdelen mimarili şatolarında oturup bu davaya sırt çeviren AKP kuklası, menfaatperest uydu dönekler şunu hiçbir zaman akıllarından çıkartmasınlar ki yarın mahşer günü, yağlı urganlarda can veren ülkü devlerimiz;
Mustafa Pehlivanoğlu,
Selçuk Duracık,
Halil Esendağ,
Cevdet Karakaş,
İsmet Şahin,
Cengiz Baktemur,
Ali Bülent Orkan,
Ahmet Kerse,
Fikri Arıkan

Ve dahası binlerce ülkücü şehitlerimiz yakalarına yapışarak;

‘’Bizler gencecik yaşlarımızda bedelini canlarımızla ödeyerek sizlere emanet ettiğimiz kutsal davamızı sizler şahsi menfaatlerinize tedavülle nankörlük ettiniz / Emanetimiz olan ülkücü davayı lüks gökdelenlerinizin eşiğinden içeri bile sokmadınız / Gözü yaşlı, bağrı yanık ihtiyar analarımızı dahi hiç olmazsa bir kerecik ziyaret edip, gönüllerini hoşnut etmediniz / Geride bıraktığımız yetimlerimizin başlarını olsun okşamadınız / İş için kapınıza gelen kardeşimizin, çocuğumuzun yüzlerine bakmadınız üstelikte kiminiz onlarla dalgasını geçti…’’ diyerek davacı olacaklardır.

Ey dönekler!
Ey saray kuklaları!
Ey Balgat’ın yem tavukları!
Biliniz ki, haysiyet ve şereflerinizi, dahası insanlık adına her ne değer varsa tamamını hoyratça tüketip dibe vurdunuz!
Bunca yaptıklarınızdan sonra sizleri halen daha ülkücü olarak kabullenip sizlerle beraber olanlara da acımak gerek!

BİR LEYLE-İ KADİRDE DÜŞEN DİN İÇİN YERE
Bir Leyle-i Kadirde düşen din için yere
Şu matemli kalbimden o Ülkücü şehide
Saldırtmadın sağ iken mübarek ma’betine
Uzanan el kırılır bu kutsal dine

Yemin ettik Ülküdaş yolumuz yolun olsun
İmansız alçaklardan zafer kimin haddine
Bakma gözlerimize gözden değildir o yaş
Neden ağlayayım sen ölmedin ki Ülküdaş
Övmeyeceğim seni çünkü övgü az sana

Sen ki bayrağım gibi bulandın bir al kana
Düğün gecesi demişti bu ölüme Mevlana
Bir Leyle-i Kadirde kavuştun sen Mevlana
Omuzlarda gitse de Al bayrakta ki naaş
Sana öldün diyemem ölmedin ki Ülküdaş

Seninle din yolunda olmuştuk biz yoldaş
Sen bizi geçtin ama yetişiriz Ülküdaş
Ne tez geldi yiğidim genç yaşta sana hazan
Şehide su ısıttı aklaştı kara kazan
Senin baş ucunda taş bizim gözümüzde yaş
Sen borcunu ödedin sıra bizde Ülküdaş

Ülkücü şehitlerimizin ruhları şâd,
Mahşere kadar ki mekânları Peygamber Efendimizin kucağı olsun.

ORHAN KILIÇOĞLU
31 Mayıs 2017

Bir önceki yazımız olan Çerkez Cengiz tutuklandı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz