Ülkücü Haberler, Mhp Haberleri, Milliyetçi Haber Sitesi, Ülkü Ocakları |

özel ders almak

Ana Sayfa Dünya GÖKTÜRK ADLARI – ERKEK İSİMLERİ-KIZ İSİMLERİ 27.02.2012 20:39
GÖKTÜRK ADLARI – ERKEK İSİMLERİ-KIZ İSİMLERİ

GÖKTÜRK ADLARI – ERKEK İSİMLERİ-KIZ İSİMLERİ

İsimler Alfabetik Sıraya Göre Ayarlanmıştır

A Harfi

ABA: Saygıdeğer, saygıya layık kişi. Bazı Türk boylarında “ana’’,’’abla’’ , bazılarında ise baba anlamında da kullanılmaktadır.
ABADAN: 1- Cömert, verici 2- Bağışlayıcı, gönül yapıcı
ABAK: Temiz, iffetli, namuslu kişi
ABAKA: Yakın akraba, amca çocuğu
ABAKAN: Alicenap
ABAKAY: 1- Yakın akraba, yeğen, amca çocuğu 2- Sibirya’da saygın ve sözü geçen hanımlara verilen bir unvan
ABALA: Abla
ABAR: (Avar): 1- Gösteriş, heybetlilik 2- Baş eğmez, dirençli
ABAŞ: Hanım yürüyüşü (Küçük narin adım)
ABAY: 1- Aydınlık, aydınlık verici 2- Hayret uyandıran, hayret verici
ABAKIYMIŞ: Gönül kırıcı, can yakıcı
ABÇAR-(Avşar): 1- İşin ehli kişi, iş bitirici 2- Uyumlu, itaatkar
ABI: 1- Can, ruh 2- Soyluluk
ABIÇ: Gönüllü
ABIDAN: İçli, gönül insanı
ABIK: İçli, gönüllü
ABIKAN: Mec.Soylu
ABIL: Gönüllü, İstekli
ABINAK: Sakinleşmiş gönül rahatlığı içinde olan
ABINÇ(Avunç): Avunç, teselli
ABIŞ(Apış): Bacağın diz kapağından yukarısı
ABIŞKA : İçten, içtenlikle çalışan
ABIZ: Ruhsal, ruhlarla ilgili
ABİKE: Alicenap, yüksek gönüllü
ABİN: Mutlu, memnun, hoşnut
ACAR: 1-Gayretli,Hareketli 2- Gözü pek, yırtıcı
ACLAN: Açık,Açılan
ACU-(Acı,Açığ): 1- Açık 2-Keskin, sert 3- Açı,aralık
ACUN: Dünya, yeryüzü
ACUNAL: birl. Acun/Al (Almak’tan)
ACUNAY: birl. Acun/Ay/Mec.”Dünya güzeli”
ACUNLUK: Dünya malı,dünyalık
ACUNSUZ: Dünya malında gözü olmayan
AÇA: 1- Toplum içinde saygınlığı olan kişi 2-Analık derecesinde saygıya layık hanım
AÇAN: Açma eylemi içinde olan (Çiçek gibi)
AÇIĞ: 1-Açık,dürüst 2- Bahşiş bey yada hanların verdiği bahşiş
AÇIK: (Açığ) Büyük kardeş
AÇIL: Açık, açılmış
AÇUK: (Açık) İyi huylu,mülayim
ADAK: 1-Söz,nişan 2-Bağış,sungu
ADAL: Sadık, güvenilir
ADALAN: Ünlü, şöhretli
ADALDI: Ünlü
ADALIR: Ünlü
ADALMIŞ: Ünlü
ADAN: Uygunluk, liyakat
ADANIR: Ünlü
ADANMIŞ: Adaklı,adak olmuş
ADAR: Adama eyleminde bulunan
ADAY: Memnunluk,hoşnutluk
ABDAN: Ünlü
ADBERİLGEN: Adına layık ve ününü hak etmiş kişi
ADIKTI: Ünlü
ADIN: Ünlü,adı anılan
ADINÇIĞ: 1-Seçkin,mümtaz 2- Olağanüstü, fevkalade, bambaşka
ADIÖTE: birl. Adı/Öte Mec. Temiz bir üne sahip
ADIVAR: Ünlü,tanınmış
ADIYAKŞI: birl. Adı/Yakşı(Adı güzel)
ADIYAMAN: birl. Adı/Yaman Mec. Ürkütücü bir üne sahip kişi
ADIYEKE: birl. Adı/Yeke(yeğ) Mec. Saygıyla anılan kişi, adı yeğlenen kişi
ADKIR: Aygır,erkek at
ADMIŞ: Ün almış, tanınmış
ADSAY: birl. Ad/Say Mec. Adına saygı duyulan kişi
ADSIZ: 1- Fakir,kimsesiz
AFŞAR (Abçar)
AFŞIN: Apçın,(Opçın) Zırh,demir örgülü savaş giysisi
AFTABA: Su ibriği
AGA (Ağa,Aka): 1-Saygıdeğer, ulu kişi 2- Cömert,koruyucu 3-Büyük erkek kardeş,ağabey
AGOLA: Yönetici,amir
AGUN: Tatmin,avuntu
AGUNMUŞ: Avunmuş,sakin
AĞAÇA: Akça, beyazca, alımlı
AĞALAK: Oğlak
AĞALBAY: Muhterem,saygıdeğer
AĞAN: 1-Yüksek,yukarıda,yukarılara çıkan 2- Geceleri gökten hızla geçen, ışıklı nokta
AĞAR: 1- Ağı ağırbaşlı, oturaklı 2- Gönül ferahlığı 3- Göğe yükseliş
AĞARTMIŞ: 1- Namuslu,dürüst 2- Alçak gönüllü, mütevazı
AĞAT (Akat): Namuslu, gönüllü, iffetli
AĞAYA: Makul,geçerli,uygun
AĞDUK: Kutsal,muhterem
AĞICI: Ağcı, Akçı, Akıcı, Hazinedar, Hazine sorumlusu
AĞIÇ: Varlık, hazine,servet
AĞILGAT: 1-Saygıdeğer 2- Yıldız,gezegen
AĞIM: Yükseliş
AĞIR: 1- Ağırbaşlı,olgun 2- Ünlü,saygın
AĞIRBAŞ: birl. Ağır/baş, olgun, alçak gönüllü
AĞIŞ: (Ağıç) Hazine, servet
AĞIT: Mersiye,ölüm Türküsü,göğe yükselen feryat
AĞLAMIŞ: Çileli,çile çeken
AĞMIK: 1- Ünlü,tanınmış 2- Yüksek rütbeli
AĞRAK: Yükselen,ilerleyen
AĞRITMIŞ: Mec. Acı kuvvete sahip kişi
AĞUL: 1- Ay’ın halesi 2- Oba, köy
AĞUTUR: Yükselten,yukarı çıkaran
AĞZUKARA: birl. Ağzı/Kara. Mec. Sert konuşan, acımasız ve hükmedici konuşan kişi
AK: 1- Beyaz 2- Doğuş, doğum 3- Yükseliş 4-Parlaklık 5-Devinim,hareketlilik 6-Mec.Namusluluk,iffet ve güvenirliğin sembolü
AKA: Büyük,ulu kişi,saygıdeğer kişi
AKABA: Yokuş,meyil
AKAÇ: Akıcı
AKALIN: bir. Ak/Alın mec. Dürüst,namuslu
AKAN: 1- Akıcı 2- Yükselen
AKARCA: Dere,ırmak
AKAR: Dere,akarsu
AKARSU: Dere,ırmak
AKAŞ: birl. Ak/Aş mec.Helal rızk
AKAY: birl. Ak/Ay 1- Ayın en güzel anı 2- Yenisey Türklerinde “hanımefendi” anlamında kullanılır.
AKBAŞ: birl. Ak/Baş mec. Dürüst,namuslu
AKBEL: Dürüst,sözüne güvenilir kişi
AKBERGÜ: birl. Ak/Vergi fıtrat,huy mec.iyi huylu
AKÇA: 1-Beyaza kaçan 2-İpekli dokuma 3-Para,maliye,hazine
AKÇALAR: birl.Ak/çalar mec.Ak tenli hanım
AKÇALI: Zengin,mal sahibi
AKÇALMAZ: birl. Ak/Çalmaz mec.Yanık tenli hanım
AKÇIL: 1-Ak tenli, akça yüzlü 2- Ağarmış, aklaşmış
AKÇIN: Sözüne güvenilen,sağlam kişilikli
AKÇORA: birl. Ak/Çura 1- Şamanist gelenekte iyi ruh ve iyilik perisi
AKEL: birl. Ak/El mec.Dürüst,namuslu
AKGÜN: birl. Ak/Gün mec. Gelecek,istikbal
AKHAN: birl. Ak/Han Şamanist gelenekte “İyilik Tanrısı”
AKI: Eli açık,cömert,zengin gönüllü
AKIM: 1-Yönelim,yükseliş 2- Akmaktan, akıcı,yayılıcı
AKIN: 1-Saldırı,hücum 2-Kazak ve Kırgızlarda, ozan ve müzisyenlere verilen ad
AKINAY: birl. Akın/Ay Türkistan’da hanım ozanlara verilen ad
AKINCI: 1- Akın eden,saldıran 2- Osmanlılar dönemindeki, öncü birliklere ve bu birliklere dahil olan kişilere verilen unvan
AKIŞ: 1-Yükseliş 2-Akmaktan akış 3-Servet,hazine
AKKARA: birl. Ak/Kara mec.Zıtların bütünlüğü
AKMAN: birl. 1-Temiz,iffetli 2-Apak,bembeyaz
AKOBA: birl. Ak/Oba mec.soylu
AKSAK: 1-Aksayan,seken 2-Yükselen,çıkan
AKSOY: birl. Ak/Soy mec.Soylu
AKŞAMAN: birl. Ak/Şaman Şamanist gelenekte,iyi ruhlarla ilgilenen ve ilişkiye giren kam
AKŞİT: Yürekli,gözükara
AKTAN: birl. Ak/Tan seher vakti,şafak
AKUZ: birl. Ak/Uz (Uzman,usta)
AKÜN: birl. Ak/Ün mec.Temiz,şöhretli
AKYOL: birl. Ak/Yol mec.Dürüst,namuslu
AKYÖN: birl. Ak/Yön mec.Dürüst,namuslu
AKYÜZ: birl. Ak/yüz mec.Dürüst
AL: 1-Bayrak kumaşı 2-Kızarmış,kızarık 3-El,kolun bilekten aşağı kısmı 4- Ala,alaca 5-Almaktan al
ALA: Karışık renkli,benekli
ALABAN (Alban)Timsah
ALACA: Karışık renkli
ALAÇUK: Kulübe,baraka,Altay Türklerinde,oda,(Çadırın iç bölmesi)
ALAGAN: (Algan)Fatih
ALAGAŞ: Ender rastlanan,nadir
ALAGÜN: birl. Ala/Gün Gün ortası
ALAK: Yok edici,öldürücü,alıcı,avlayıcı
ALAN: 1-Işık,nur 2-Orman içindeki açık ve düzlük bölge 3- algan
ALANÇA: Bahçelerdeki ağaç aralarında bulunan çimenlik bölge
ALANGUVA: birl. Ala/Geyik
Cengiz Kaan’ın onuncu göbekten büyük anası 2- Ergenekon destanında adı geçen Uldız Han’ın kızı
3-Türk mitolojisinde yer alan ünlü kadın ki, efsaneye göre, bir nevi Türklerin ’’Meryem Ana” sı gibidir.
ALAR: Yalancı karanlık(Gündüz vaktinde)
ALAS (Alaz) Şamanist gelenekte “Ateş Tanrısı’’
ALASAYVAN: Şafak vakti,Güneşin doğuşu
ALASI: Erek,amaç,sahip olunması istenen nesne
ALATAŞ: birl. Ala/Taş Köz,ateş parçası
ALAYUNT: birl. Ala/Yunt Altay Türklerinde “kısrak” anlamında kullanılmaktadır.
ALBA: Yükümlülük,hizmet yükümlülüğü
ALBAGA: Hasılat,savaş yada av ganimeti
ALBAN: Haraç,ganimet
ALBATU: Bürokrat, hizmetle yükümlü kişi
ALBENİ: Çekim,cazibe,sempati
ALCU (Alçu)Alıcı,avcı
ALÇİÇEK: birl. Al/Çiçek (Gül’ün Türkçe karşılığı)
ALÇİN: Kızıl renkli bir çalı kuşu
ALÇU (Alcu)1-Algan,Fatih,2-Alcı,Avcı
ALDI: 1-Öncü,öndeki,selef 2-Algan,Fatih
ALDUR: Ok atışı,oklayış
ALEV (Yalav…Yal kökünden)Ateşten çıkan ışık
ALGAN: Fatih,Fetheden
ALGAZIN: Yabani vahşi hayvan
ALGI: 1-Fetih,Almaktan… alım 2- Fehim,algılama
ALGIN: 1- Serap 2-Yüksek yer 3- Bitiricilik,bitiriş
ALGIŞ (Alkış): Dua,yakarış,niyaz
ALGU: 1-Tüm,hepsi 2-Toplum,topluluk 3-Silah 4-Alıcı,avcı
ALGUR: Sakin,kendi halinde,kendinden emin
ALGÜN: birl. Al/Gün”…Kazak ve Kırgızlarda,doğum sırasında yaşanan dikkat çekici,unutulmaz günleri mecz eder.
ALICI: Alcu,Avcı
ALIK: Alıngan,Kırgın
ALIM: 1-Çekim,Cazibe 2-Vergi,Haraç
ALIMGA: Yazıcı,(Han ve Kaanların buyruk ve fermanlarını yazan görevli kişi)
ALIMLI: Çekici,Cazibeli
ALINAK: birl. Alın/Ak mec.dürüst,namuslu
ALINCAHAN (Alınçak Han) Oğuzname’ye göre,Türk’ün oğullarından
ALINÇAK: 1-Çekici,cazip 2- Alıngan,nazik
ALINGAN: Alınan,incinen,gücenen
ALK: Bitirmek,yok etmek,sona erdirmek,bitiricilik
ALKA: 1-Bitirici,yok edici 2-İleri,ilerici
ALKABÖLÜK: birl. Alka/Bölük..Vurucu Tim
ALKAN: Alkan,Fatih
ALKAR: Bitirici,yok edici
ALKAŞ: Bitirici,yok edici
ALKI: Pervasız,vurdumduymaz
ALKIM: 1-Gökkuşağı 2-Gerdan
ALKIR: Tamamlayıcı,bitirici
ALKIŞ: Algış,dua,övme,yüceltme
ALMA: Elma
ALMAKAY: Elma yanaklı
ALMALUK: 1-Alınması gerekli olan 2-Elma bahçesi
ALMAS: Almaz,nazlı
ALMILA: Elma
ALMIŞ: Algan,Fatih
ALP: Bu sözcük birçok erdemi içinde barındırır. Bilgelik, yiğitlik, fedakarlık, kahramanlık,
gözükaralık, toplumculuk, vb. ile birlikte tüm bunlar arasındaki uyumu da içerir.
ALPAGU: Düşmanına tek başına saldıran kişi
ALPAGUT: 1-Alplik gösteren kişi 2-Kurt soyundan 3- Seçkin ve saygın kişi
ALPEREN: birl.Alp/Eren (Gazi, Derviş) Toplumun sayıp sevdiği, örnek aldığı savaşçı kişilerin genel adı
ALPMAN: Alp gibi Alpçe yaşayan
ALTAÇU (Altaç): Aldatıcı taktik sahibi
ALTAMIŞ: Aldatıcı,hileci
ALTAN: 1-Altın 2-Güneşin doğuş anı,Şafak
ALTANURUG: (Altın Uruk) Cengiz Kagan ve oğullarının soyuna verilen unvanlardan
ALTAY: 1-Al/Ala/Tay 2-Altın 3-Ormanlarla kaplı yüksek dağ
ALTINDAĞ: birl. Altın/Dağ/Altay dağlarının,diğer adı.
ALTU (Aldu): 1-İlk,Birinci 2-Algan,Fatih
ALTUN: Altın
ALTUNSABAK: birl. Altun/Sabak(sopa,değnek)
ALUÇ: 1-Alıcı(Alçu) 2-Kayın cinsi bir ağaç
ALUNGAN: Alıngan,nazlı
ALUNUR: Nazlı
ALYU: (Algu)
T..Çağatay Han’ın torunu
AMAÇ: (Umaç)Gaye, hedef, beklenti
AMAN: (YAMAN) Sertlik
AMGAK: Emek/Zahmet
ANAÇ: 1-Anacık 2-Analık duygusu çok gelişmiş 3-Anaya çeken 4-Doğurgan, üretken
ANAGAY: Anaya çekmiş, anaya benzer
ANASIOĞLU: birl. Anası(nın)Oğlu (Babası erken ölmüş ve özellikle anası tarafından bin bir güçlüklerle yetiştirilip büyütülmüş, yetim çocuklar için kullanılmış olduğu anlaşılan Türk adlarından)
ANAT: 1-Anı,Anılan 2- Yakın,hısım
ANAZ: Yeğrek, evla, eftal
AND (ANT) 1-Yemin,söz 2- Yakın akraba
ANDA: Birlikte ant içmiş(kan kardeşi) (Anda’lık Türklerin en eski geleneklerinden biridir. Andalar birbirlerini kardeşlerinden daha ileride korur, sayar ve kayırmaya çalışırlar.)
ANDAÇ: Hatıra, anı olsun diye verilip,alınan hediye
ANDARIMAN: Anılara değer veren ve saygı gösteren kişi
ANDIR: Anısı ola hatıra
ANGAY: Anılarına bağlı olan kişi
ANGI: 1-Anı,hatıra,2-Yetki, yeterlilik
ANGIM: Mamur, hakim
ANGIN: Ünlü, anılan, adı duyulan
ANGIŞ: Ünlü, meşhur
ANGIT: Yaban ördeği
ANIK: 1-Anlayış, yetenek, fehim 2- Hafıza, bellek 3- Hazır, mevcutlu
ANLI: 1-Sakin, ağırbaşlı 2- Bellek, hafıza
ANIT: Anı olsun diye yapılan yapı
ANITGAN: Anıt yapan
ANLI: Ünlü, tanınan
ANNAK: Yadigar, hatıra
ANT: And, Yemin
ANTLIĞ: And içmiş, Yeminli
ANUÇUR: Övülmüş, övülmeye layık
ANUK: Yadigar, hatıra
ANUŞ: Anış, anma eylemi, anı
APA: Ulu, büyük, saygıyı ve hürmeti hak etmiş kişi (Bazı Türk bölgelerinde “baba” anlamına da kullanılmaktadır.
APAĞ: Apak, temiz
APAK: Temiz, namuslu,iffetli
APATEG: (Apatek)birl. Apa/Tegtek(gibi,benzer)
ARA: Orta yer, ortalık, boşluk, orta
ARAL: 1-Ada 2- Aralık,orta, ortalık
ARAS: 1- At kılı 2- Kalın yün 3- Talih,baht
ARASLAN: Arslan (Çuvaşlarca söylenişi)
ARAT: Cesaret, yüreklilik
ARBIŞ: Büyü,efsun
ARBUZ: Büyü, sihir
ARCA: 1-Arıca, saf, temiz 2- Çam ağacı, çamdan yapılmış kutu
ARDA: 1-Uzun değnek 2- Artçı, halife, ardı sıra giden
ARDALI: (Ardalu) Yönetici, amir
ARDIÇ: 1- Halife, artçı 2- Bir ağaç türü
ARGA: Zeki, akıllı
ARGAN : (Arkan) Kement, kement bağı
ARGATU: Yaban koyunu
ARGIÇ: 1- Kır, mera 2- Gurur
ARGIN: 1-Yavaş, sakin 2- Gelecek yıl
ARGUN: Pars cinsinden avcı bir hayvan
ARGUŞ: (Arkuş)1- Edepli, terbiyeli 2- Haberci, haber veren
ARGÜDEN: birl. Ar/Güden, Arlı, edepli
ARI: (Arık) 1- Saf, arı, arınmış 2- Irmak, dere
ARICA: Soylu, temiz, iyi huylu
ARIÇ: Barış, sulh
ARIĞ (Arı, Arık)
ARIK: 1- Arı, arınmış, temiz 2- Narin, ince yapılı
ARIL: Arınmış, temiz, pak
ARIN: Saf, arınmış
ARINÇ: 1-Barış, kurtuluş 2- Temizlik, saflık, günahsızlık
ARINIK: Saf, şeffaf, billur
ARINMIŞ: Temiz, gönüllü
ARKIN: 1-Argın, yavaş, sakin 2- Halef, ardıç
ARKIŞ: 1-Ulak, haberci 2- Kervan, kafile
ARKUN: Halef, geriden gelen, takipçi
ARKUY: Siper, mevzi
ARKUZ: (Arguz) Edepli, iyi huylu
ARLAĞ: Arlı, edepli
ARLAT: Biricik oğul, anaların en çok üstüne düştükleri oğul
ARMAGUN: Armağan, hediye
ARMAĞAN (Yarmagun-Yarmagan)- Hediye
ARMAN: 1- Onurlu, arlı, edepli 2- Dilek, istek 3- Hayal, fantezi
ARPA: 1- Büyü, tılsım, Şamanist gelenekte, Kamların okuduğu dua 2- Tahıl
ARPAD (Arpa)
ARSİN: (Ersin) Kurtuluş, istiklal
ARSALAN: Arslan
ARSLAN: Yırtıcı hayvan Mec. Cesaret, atılganlık ve gözü pekliği sembolize eder.
ARSLANBALA: birl. Arslan/Bala..Arslan yavrusu
ARSLANCIK: Küçük arslan..Arslan yavrusu
ARSLANÇA: Arslan gibi, arslan özelliklerine sahip
ARSU: birl. Ar/Su mec. Namuslu, dürüst
ARSUN: 1- Efendi, ağırbaşlı 2- Rahata ermiş, huzurlu
ARTAGAN: Bereket, artuk, fazlalık, bolluk
ARTAM (Erdem)
ARTIM: Bereket, bolluk
ARTUÇ: Mızrak, mızrak ucu
ARTUK: Fazlalık, üstünlük, bereket mec. Varlık, zenginlik
ARTUKDOĞAN: birl. Artuk/Doğan
Kırgızlarda, olağanüstü vasıflara sahip kişilere verilen bir unvan
ARTUN: Vakarlı, ölçülü
ARTUR: Cazibeli, çekici, işveli, fettan
ARTURU: 1- Ekstrem, uç noktalarda 2- Bereket, bolluk
ARTUT: Armağan, hediye
ARVIŞ: Sihir, büyü, tılsım
ARZIK: Fanatik, bağnaz, sofu
ASAN: 1- Sağlıklı, zinde 2- Asma eyleminde olan
ASENA: Efsanevi dişi kurtun adı. Yakın, Yakınlık duyulan
ASIGLI: Faydalı,Gerekli
ASIĞ (Ası,Asık) 1- Fayda, Çıkar 2-Kar,temettü
ASPAR (Asbar) Faydalı, işe yarayan
ASRAK: Himaye, Koruma
AŞAN: Aşmak’dan …mec. Azimli, engel tanımaz
AŞIT: 1- Aşılacak, aşılması gerekli olan 2- İşitmekten…İşit, kulak ver
AŞKAR: 1- Savaş atı 2- Kuyruk ve yelesi kara, vücudu kula renginde olan at
AŞKIN: 1- Aşmış, üstün, faik,akranlarından ileride olan 2- Melodi,nağme
AŞUK: 1-Aşık,aşmış, geçmiş 2- Tolga
AŞULA: Yılmaz irade sahibi
AŞUR: Aşırmaktan… mec. Yılmaz, gayretli
ATA: 1- Ulu, saygıdeğer kişi 2- Baba, dede, ced 3- Adın ve soyun bağlı olduğu kök
ATABAY: birl. Ata/Bay lala, beybaba. Han, Kağan ve padişah çocuklarını eğitip yetiştiren kişilere verilen bir unvan
ATAÇ: 1- Atasına bağlı, Atasının yolunda 2- Atadan intikal eden 3- Büyüklük gösteren çocuk
ATADAN: Miras, manevi miras
ATAERİ: birl. Ata/Eri mec.Atalarına ve geçmişine saygılı
ATAGÜÇ: birl. Ata/Güç mec. Gücünü atalarından almış
ATAĞ: (Atak) 1- Ün, nam, şöhret 2- Atılgan 3- Dağ yolu 4- Çağlayan 5- Bir şahin türü
ATAHAN: birl. Ata/Han mec. Devletin ilk kurucu büyüğü, devlete ad veren kişi
ATALA: Tanınmış, ünlü ve zengin
ATALAN: Ünlü, Meşhur
ATALAY: Ad almış, ün almış, meşhur kişi (Atila’nın asıl adının bu ve bundan bozulup çevrilmiş hali olduğunu söyleyen bazı tarihçilerimiz de var.)
ATALIK: Miras
ATALMIŞ: Ünlü, meşhur
ATAMAN: Ulu, Saygıdeğer kişi
Bir kısım tarihçilere göre, Osmanlının, kurucusu olan Osman bey’in asıl adı budur. Bir kısmı
Atman, bir kısmı Otman der.
ATASAGUN: birl. Ata/Sagun Hekimlerin en ulusu başhekim Şamanist gelenekte de aynı ad, en iyi kamlar için kullanılmaktadır.
ATAY: 1- Ünlü, tanınmış 2- Akın, hücum
ATIGAY: Ünlü, tanınmış
ATIĞ: Adı sanı belli, ününü arttırmış kişi
ATIL: Ünlü, meşhur
ATILGAN: Atak, gözüpek,cesur
ATILMIŞ: Atılgan, gözüpek
ATIŞ: Ünlü, meşhur
ATİLAY: Türk tarihinin en önemli kişilerinden,Batı Hun imparatoru, Bu kişinin adı üzerinde tarihçi ve dilciler pek de anlaşamamışlardır. Benim görüşüm de göç sırasında İtil ırmağı kıyısında doğmuş olmasından dolayı “İtil/Ay”dır. Ancak bununla birlikte bu kişi için bazı adlar söylenmekte (Atila,Atilla,Atılay,Atilay,Atalay,Atlıhan vb.) Anlamlar:1- Atacık,babacık 2- İtil ırmağı kenarında doğduğundan ve Türklerdeki eski bir gelenekten dolayı “İtil” çocuğu anlamında verilen İtilay’ın zamanla Atilay’a dönüşümü 3- Atlı/Ay 4- Atlı/Han 5- Macar dilinde çelik anlamına gelen “Atzel” den
ATLIĞ: Ünlü,zengin
ATMACA: Yırtıcı bir avcı kuş
ATMAN: Ünlü, saygın
ATMIŞ: Atma eyleminde bulunmuş (ok,kargı vb.)
ATSAK: Ünlü, adı duyulan
ATUK: Bolluk, bereket
AVAR (Abar) 1- Heybet, büyüklük(Abartı) 2- Dirençlilik, dayanıklılık
AVAZ: Nara, yüksek perdeli ses, çığlık
AVCI: Av yapan, avlayan
AVCIL: Avlayıcı, av işinin uzmanı
AVGAN: Avuntu
AVINÇ: Avuntu, teselli
AVINÇA: Avunç
AVINGU: Avunç,teselli
AVLAK: Av yeri, av olanı
AVKAR: Bozkır bıldırcını
AVUNÇ: Teselli, avuntu
AVUÇU: Avunç
AVUNDUK: Avuntu, teselli
AVUTMUŞ: Teselli eden
AY: Dünyamızın uydusu olan gezegen. Ancak Türk kültüründe bu ad güzellik, temizlik, ahlaklılık vb. değerleri de içeren birçok öğeyi içinde barındıran bir sembol ve mecaz olarak kullanılmıştır. Çok önceleri erkeklerde kullanılmasına karşın, zamanla kız çocuklarına ad olarak verilmiş, gerek başta, gerekse de son da, birleşik ad olarak değerlendirilmiştir. Bununla birlikte bazen geçmiş örneklerde de görüleceği gibi hem erkeklerde hem de kızlarda kullanılmıştır. Ancak yine de ağırlık kız adlarındadır.Ve kız adlarında önemli bir konumdadır.
AYAĞ (Ayak) 1-Uğur, şeref, şan 2- Devinim, hareket (ayaklanma sözü) buradan gelir.
AYANA: birl. Ay/Ana Altay Türklerinin eski tanrıçalarından
AYAS: Ay ışığı, mehtap, gece aydınlığı
Altay, Tuva, Çuvaş Türklerinde Tanrı sıfatı olarak kullanılan bir ad
AYATA: birl. Ay/Ata Şamanist gelenekte, göğün altıncı katına bakan Tanrı
AYAZ: 1- Ay ışığı 2- saf, berrak hava 3- Kuru soğuk
AYBAKIM: birl. Ay/Bakım, bakmaktan, bakış
AYBAN: birl. Ay/Ban mec. Debdebe, şaşa
AYBANDI: birl. Ay/Bandı (Banmak)
AYBAR: 1-Ay gibi parlak 2- Heybet,heybetlilik
AYBI: İmdat, medet
AYBIN: Onur,şeref
AYÇIL: Ay ışığı, ay pırıltısı
AYDA: 1- Ay’a eş değer güzellikte 2- Dere kenarlarında yetişen hoş kokulu bir çiçek
AYDABOLDI: birl. Ayda/Oldu mec. Ay parçası
AYDAN: Ay parçası
AYDAR: (Aydar Han) saç perçemi, kakül
AYDIN: 1- Aydınlık, ışık yoğunluğu 2- Açık, aşikar 3- Entelektüel , münevver
AYGAN: İçten, samimi, yaren
AYGAY: Nara, bağırtı
AYGIN: Sınırsız, uçsuz, geniş
AYGIR: Erkek at
AYGIRAG : 1-Dağ keçisi 2- Bir geyik türü
AYGUÇI: Yönetici, devlet görevlisi, danışman, yarıcı
AYIM: Çekicilik, sempati
AYIMÇA: Ay parçası
AYINTAP: Mehtap, ay ışığı
AYIR: Değişik, farklı, başka, fark
AYIRBAŞ: birl. Ayır/Baş..Değişim, mübadele
AYIRT: Fark, farklılık, ayırım
AYITGU: Temyiz
AYISIG: birl. Ay/Isıg..Ay ısısı, sıcaklığı
AYIT: Söylemek, anlatmak
AYITMIŞ: Söyleyen, bildiren, uyaran
AYKAÇ: Konuşkan, Konuşmacı, Hatip
AYKIN: Geniş, ferah, aydınlık
AYKOYUN: birl. Ay/Koyun
Yakut destanlarında adı geçen, eski dönem güç tanrısı
AYLA: 1-Ayın çevresindeki ışık halesi 2- Devir, dönüşüm
AYLU (Aylı): Aydan
AYMA: Duyarsız, başıboş vurdum duymaz
AYMAN: Aya eş değerde
AYMAZ: Vurdumduymaz, başına buyruk
AYRAL: Kuraldışı, istisna
AYRI: Başka, değişik, farklı
AYRIÇ: Bölüşüm, taksimat
AYRIKÇA (Ayıkşa): Derviş, mecnun
AYRUK: 1- Farklı, değişik 2- Varlıklı, zengin
AYSELİG (Aysiliğ) birl. Ay/Silig, dürüst, namuslu
AYTAK: Konuşmacı, hatip
AYTAR: Haberci, muhbir
AYTEK: Konuşmacı, hatip
AYTIN: Aydın, aydınlık
AYTIŞ: Nutuk, anlatım, hitabet
AYTIŞAN: Hatip, konuşmacı
AYTUK: Hatip, konuşmacı
AYUK: Söz söylenebilen ve sözün değer gördüğü yer
AYUR: Konu, bahis, bahse konu olan
AYÜN: birl. Ay/Ün Karahanlılar ve Uygurlar döneminde, han ve kağanların analarına verilen bir unvan
AYZIT: Şamanist gelenekte “ Ay Tanrıçası”
AZBOY: Heyecan
AZGIN: Zapt edilmesi zor, sınırı aşmış, tahrik olmuş
AZLAĞ. Nadir, az rastlanır.
AZRAK: Nadir, az rastlanır.
AZUK: (Azuka, Azık): Geçimlik, yiyecek
ABAK: (Tür.) Eskiden Türklerde ölmüş ataların yani aba’ların suret ve heykelleri.
ABAKA HAN: (Tür.) Ata Han
ABASIYANIK: (Tür.) Gönlünü kaptırmış, aşık olmuş, vurulmuş, kendin-den geçmiş.
ABAY: (Tür.) Beceri. Sezgi, anlayış, dikkat.
ABAZA: (Tür.) Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk.
ABDAL: (Tür.) 1. Tasavvufta Allah’ın sevgili kulları arasından seçilmiş kırk din büyüklerinin adı. 2. Eskiden tarikatlara bağlı dervişlere verilen ad. 3. Allah’a ulaşma yolunda belli aşamaya erişen kimse.
ABHİZ: (Tür.) 1. Büyük dalga. 2. Kaynak. 3. Su yolu.
ABILAYHAN: (Tür.) Kazak hanı.
AÇA: (Tür.) 1. Amca, ağabey. 2. Başladığı işi bitiren. 3. Güçlü. 4. Büyük.
ACABAY: (Tür.) Ulu, saygın kişi, başkan.
ACAHAN: (Tür.) (Bkz.Aça).
ACAR: (Tür.) 1. Becerikli, hamarat çalışkan. 2. Atılgan. 3. Halk. 4. Yeni, taze.
ACARALP: (Tür.) Büyük yiğit, cesur kişi, korkusuz.
ACARER: (Tür.) Tuttuğunu koparan kimse.
ACARMAN: (Tür.) Becerikli, hızlı, pratik.
ACARÖZ: (Tür.) Özünde yiğitlik bulunan.
ACARSOY: (Tür.) Soyu yigit olan, soydan yiğit olan.
ACUN: (Ar.) Varlık, dünya,kainat, alem, evren.
ACUNAL: (Tür.) Dünyayı fetheden.
ACUNER: (Tür.) Erkekliği, yürekliliği, erliği dünyadan cihana taşmış kimse.
ACUNMAN: (Tür.) Dünyaca tanınmış, çok ünlü.
ACUNSAL: (Tür.) 1. Evreni ilgilendiren, evreni içine alan konu. 2. Evrensel.
ADAHAN: (Tür.) Adanın yöneticisi, hakimi.
ADALAN: (Tür.) Şöhret kazanan, ünü yayılan büyük bir isme sahip olan.
ADANIR: (Tür.) Şöhretli,gösterişli.
ADİL GİRAY: (a.t.i.) Kırım veliahtı.
ADİLHAN: (a.t.i.) Adil yönetici.
AFACAN: (Tür.) Zeki, yaramaz, kabına sığmayan, sevimli.
AFŞAR: (Ar.) 1. Oğuz Türklerinden biri. 2 Hızlı, atılgan.
AFŞİN: (Tür.) Zırh, silah.
AGER: (Tür.) Doğru ve temiz kimse.
AĞA: (Tür.) 1. Büyük, efendi. Ağabey. 2. Amir, reis. 3. Osmanlı devletinde okuma-yazma bilenlere verilen unvan. 4. Halkın saygısını kazananlara verilen unvan.
AĞAHAN: (Tür.) Doğu Türkçesinde ağabey anlamında kullanılır.
AĞANER: (Tür.) Temiz, saf kimse.
AĞAR: (Tür.) Beyaz renkli.
AKAD: (Tür.) Doğruluğuyla tanınan kimse.
AKALIN: (Tür.) Alnı açık,suçsuz.
AKALP: (Tür.) Doğru ve
dürüst kişi.
AKALP: (Tür.) Cömert, eli açık.
AKANSEL: (Tür.) Akarsu.
AKAR: (Tür.) Akıp geçen.
AKASOY: (Tür.) Sevilen,
sayılan soydan gelen.
AKAY: (Tür.) Beyaz ay, parlak göründüğü evre.
AKBATU: (Tür.) Yiğit erkek.
AKBATUN: (Tür.) Yiğit erkek.
AKBATUR: (Tür.) 1. Yiğit, kahraman, yürekli. 2. Uygur yazıtlarında geçen bir Türk kahramanının ismi.
AKBAY: (Tür.) Varlıklı, temiz, saygı değer kimse.
AKBEHMEN: (Tür.) Peygamber çiçeği.
AKBİLGE: (Tür.) Bilgili, alim kimse.
AKBOĞA: (Tür.) Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli.
AKBUDUN: (Tür.) Temiz, tanınmış soydan gelen.
AKBUĞ: (Tür.) Tecrübeli, çok savaş görmüş, ak saçlı kimse.
AKBURÇ: (Tür.) Uğurlu bir burçta doğmuş, şansı yaver kişi.
AKÇAN: (Tür.) Temiz yürekli, candan ve samimi insan.
AKCEBE: (Tür.) Beyaz zırh sahibi yiğit.
AKCIVAN: (Tür.) Beyaz tenli delikanlı.
AKÇAKOCA: (Tür.) Temiz ve namuslu erkek.
AKÇALI: (Tür.) Zengin,parası olan.
AKÇAM: (Tür.) Kuzey Amerika’da yetişen bir çam türü.
AKÇAR: (Tür.) İyi ruhlar, çoğu zaman Akçora veya Akçura şeklinde söylenir.
AKÇORA: (Tür.) İyi ruhlar. Manas Destanında bir yiğidin adıdır.
AKDAR: (Tür.) Değerler,kıymetler.
AKDEMİR: (Tür.) Demir gibi güçlü, temiz yürekli.
AKDORU: (Tür.) Doruğu bulutlu dağ.
AKEL: (Tür.) 1. Doğru, dürüst işler yapan kimse. 2. Dürüst, güvenilir erkek.
AKER: (Tür.) 1. Beyaz tenli, yakışıklı. 2. Saçı, sakalı ağarmış, er kişi.
AKERMAN: (Tür.) Olgun yaşa gelmiş, gün görmüş erkek kişi.
AKERSOY: (Tür.) Er yetiştiren soydan gelen yaşlı, olgun insan, er kişi.
AKGÖL: (Tür.) Beyaz renkli gül.
AKGÜÇ: (Tür.) İşe yarayan güç, düşmanı yenen, yüz ağartan kuvvet.
AKGÜN: (Tür.) Sevinçli gün.
AKHAN: (Tür.) Dürüst hakan.
AKHUN: (Tür.) Sibirya’daki Hun birliğinin IV. yy’da bozulmasından sonra, Hunlarm güneye inen kolu tarafından kurulan devlet.
AKIMAN: (Tür.) Eli açık kimse.
AKIN: (Tür.) Güçlüklerden yılmayan, her engeli aşan.
AKINALP: (Tür.) Akın yapan yiğit.
AKINCI: (Tür.) Osmanlılarda ileri karakol.
AKINER: (Tür.) Akıncı ordularında er olarak görev yapan cengâver genç.
AKINTAN: (Tür.) Tan yeri ağırırken akın yapılması.
AKLAN: (Tür.) 1. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri. 2. Sularım bir denize veya göle gönderen bölge.
AKMAN: (Tür.) 1. Temiz, beyaz, güzel insan. 2. Yaşlı kimse.
AKÖZ: (Tür.) Özü, sözü doğru kimse.
AKPOLAT: (Tür.) Manas Destanında sözü geçen bir Türk adı.
AKSAN: (Tür.) İyi ve tanınmış kimse.
AKSIN: (Tür.) Temiz, doğru, dürüst.
AKSOY: (Tür.) Asil, temiz soylu.
AKSUNGUR: (Tür.) Bir nevi av kuşu.
AKSÜYEK: (Tür.) Eski Türklerde soylu anlamında kullanılırdı.
AKŞEMSEDDİN: (t.a.i.) Dinin güneşi.
AKŞIN: (Tür.) l.Azak, akmışı. 2. Derisinde, kıllarında ve gözlerinde doğuştan boya maddesi bulunmayan.
AKŞİT: (Tür.) 1. Kutlu, uğurlu 2. Nur, güneş.
AKTAÇ: (Tür.) Beyaz taç.
AKTAN: (Tür.) Aydınlık, mehtaplı gece.
AKTAR: (Tür.) Aydınlık sabah.
AKTAŞ: (Tür.) Mermer.
AKTAY: (Tür.) Beyaz tay.
AKTEKİN: (Tür.) Temiz huylu yiğit.
AKYIL: (Tür.) Güzel, temiz sene.
AKYİĞÎT: (Tür.) Dürüstlüğüyle tanınmış yiğit.
AKYOL: (Tür.) Doğru, dürüst ve iyi yol.
ALANALP: (Tür.) Fetheden fatih.
ALANGU: (Tür.) Altın geyik.
ALATAN: (Tür.) Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.
ALATAY: (Tür.) Derisinde benekler olan tay.
ALATLI: (Tür.) Al atı olan,al ata binen kimse.
ALAZ: (Ar.) 1. Alev, yalaz, ateş dili. 2. Dalga dalga, yol yol, yer yer
ALDOĞAN: (Tür.) Doğan kuşunun kırmızı renklisi.
ALGAN: (Tür.) Alan, fetheden.
ALGIN: (Tür.) 1. Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı. 2. Sevdalı, aşık. 3. Hızlı akan su. 4. Renksiz, cansız.
ALGUHAN: (Tür.) Çağatay hanlığı hükümdarı.
ALINAK: (Tür.) Güvenilir,doğru.
ALİ HAN: (a.t.i.) Yüce han.
ALİCENGİZ: (a.t.i.) Akla gelmez, şeytanca, umulmadık.
ALKAN: (Tür.) Kırmızı kan.
ALKIM: (Tür.) Gökkuşağı.
ALKIN: (Tür.) 1. Aşık, sevdalı. 2. Övme, el çırpma.
ALKUR: (Tür.) Tümü, herkes, bütün.
ALP: (Tür.) 1. Eski Türklerde pehlivan, cesur, yiğit. 2. Savaşçı.
ALPAGU: (Tür.) 1. Eski Türklerde bir rütbe adı. 2. Eski Türklerde bir kurt adı. 3. Tek başına düşmana saldıran cesur kişi.
ALPAGUT: (Tür.) 1. Kurt. 2. Çiftlik sahibi. 2. Malı mülkü olan.
ALPAĞAN: (Tür.) Cesur,yiğit, kahraman.
ALPAK: (Tür.) Dürüst,kahraman, cesur.
ALPASLAN: (Tür.) Arslan gibi cesur, yiğit, kahraman, savaş adamı. Büyük Selçuklu hükümdarı.
ALPAY: (Tür.) Yiğit, cesur kimse.
ALPAYDIN: (Tür.) Aydın,bilgili ve yiğit kişi.
ALPBİKE: (Tür.) Genç,delikanlı.
ALPDOĞAN: (Tür.) Doğuştan kahraman ve yiğit olan.
ALPER: (Tür.) (Bkz. Alpay).
ALPEREN: (Tür.) Yiğit,bahadır.
ALPERTUNGA: (Tür.) Efsanevi Türk hükümdarı ve destan kahramanı.
ALPGİRAY: (Tür.) Yiğit hükümdar.
ALPHAN: (Tür.) Yiğit, kahraman hükümdar.
ALPKAN: (Tür.) Yiğit soydan gelen.
ALPKIN: (Tür.) Keskin kılıç.
ALPMAN: (Tür.) Cesur, yiğit, kahraman.
ALPSOY: (Tür.) Kahraman, cesur soya mensup olan.
ALPTEKİN: (Tür.) Kahraman şehzade.
ALPTUĞ: (Tür.) Kahramanlığı yiğitliği Tuğla takdir ve taltif edilen.
ALTAN: (Tür.) 1. Hakanlara verilen isim, padişah, sultan. 2. Sabahın güneş doğduğu zaman ki zamanı.
ALTANER: (Tür.) Güneş gibi ışıklarını saçarak kavmini aydınlatmaya yetenekli, güçlü ve ümit veren bahadır.
ALTAY: (Tür.) 1. Altay dağ lan çevresinde yaşayan Türklerin genel adı. 2. Asya’da Batı Sibirya ile Moğalistanı ayıran dağlık bölge.
ALTEMUR: (Tür.) Demir’in kızıllaşmış hali.
ALTINAY: (Tür.) Altın gibi sarı ve parlak ay.
ALTINOK: (Tür.) l.Eski Türklerde iyi nişancılara verilen unvan. 2. Çok değerli ok, hedefini bulan ok.
ALTUNA: (Tür.) Tarihimizde türkülerimize masal ve öykülerimize bağdaş kurmuş Tuna Nehri’nin, güneş batarken sularına akseden ışıkların etkisiyle kıpkırmızı görünüşü.
ALTUNAY: (Tür.) Ay’m sarı renkli hali.
ALTUNÇ: (Tür.) 1. Bakır alaşımı. 2. Al, kırmızı gözlü.
ALTUNER: (Tür.) 1. Altın gibi değerli. 2. Değerli kimse.
ALTUNHAN: (Tür.) Zengin hakan.
ANDAÇ: (Tür.) 1. Bir kimseyi ya da geçmiş bir olayı, olguyu hatırlattığı için saklanan ya da hatırlatsın diye verilen şey. Anmalık, yadigâr, ber-güzar. 2. Önemi nedeniyle bellekte tutulan ya da bir yere yazılan olgular, anılar. Hatırat.
ANDAK: (Tür.) O anda,hemen.
ANGIN : (Tür.) 1. Tanınmış ünlü, ün sahibi. 2. Bayındır.
ANIL: (Tür.) 1. Anılmak. 2. Hatırlanan. 3. Ünlü, meşhur.
ANİF: (Tür.) 1. Şiddetli, sert. 2. Çok yakından geçen. 3. Haşin. 4. Bahsedilen, belirtilen.
APAYDIN: (Tür.) Çok aydınlık, gizli, saklı, karanlık yanı olmayan.
ARAF: (Tür.) 1. Cennet ile cehennem arasındaki yer. 2. Tepe. 3. Adetler, ussuller.
ARAL: (Tür.) 1. Birbirine yakın adlar topluluğu. 2. Orta Asya’ da bir göl.
ARBAŞ: (Tür.) Mutlu ve huzurlu baş.
ARBEK: (Tür.) Han ve hakan çocuklarına sarayda hocalık, terbiyecilik eden bilgin kişi.
ARDA: (Tür.) 1. İşaret için dikilen değnek. 2. Çıkrıkçı kalemi. 3. Eskiden bazı çavuşların ellerinde tuttukları değnek. 4. Sonra gelen.
AREF: (Tür.) 1. Anlayışlı ve bilgili. 2. Pek maruf, çok bilinen.
AREL: (Tür.) Dürüst, temiz kimse.
ARGU: (Tür.) 1. İki dağ arası uçurum. 2. Kırgızların en büyük boyu.
ARGUN: (Tür.) 1. Güçsüz, dermanı olmayan, zayıf, çelimsiz. 2. Bir çeşit kaval.
ARGÜN: (Tür.) Temiz, aydınlık gün.
ARHAN: (Tür.) Üstün nitelikli, gururlu bakan.
ARICAN: (Tür.) Doğru, temiz kimse.
ARIÇ: (Tür.) Barış, asayiş.
ARIER: (Tür.) Çalışkan kimse.
ARIKAL: (Tür.) Temiz kal,doğru kal.
ARIKAN: (Tür.) Temiz ve doğru soy.
ARIKUT: (Tür.) Temiz kanlı, soyu, mayası temiz.
ARTMAN: (Tür.) Kötülüklerden temizlenmiş, ruhu, düşünceleri ve davranışları arınmış, dürüst insan.
ARIN: (Tür.) 1. Temiz, arı, saf. 2. Alın. 3. Yüz, çehre.
ARINÇ:(Tür.) 1. Temiz,saf, arı.
ARISAL: (Tür.) Arı gibi çalışkan kimse.
ARISAN: (Tür.) Temiz,doğru, tanınmış kimse.
ARITAN: (Tür.) Temizleyen, duru duruma getiren.
ARİF: (Tür.) 1. Meşhur, ünlü. 2. Bilgili, irfan sahibi, bilgi sahibi. 3. Sıbyan mektebi hocası veya kalfası.
ARKAN: (Tür.) 1. Temiz,arı kandan gelen.
ARKIN: (Tür.) 1. Yavaş, ağır, sakin, uysal. 2. Gelecek yıl.
ARKUT: (Tür.) Temiz,uğurlu, kutlu.
ARSAL: (Tür.) Namuslu,temiz huylu.
ARSEBÜK: (İ.) 1. Temiz ruhlu ve çabuk. 2. Toy. 3. Namus konusunda titiz.
ARSLAN: (Tür.) 1. Kuvvet ve saldırganlığıyla tanınan hayvan. 2. Cesur adam, bahadır. 3. Bir çeşit çiçek.
ARSLANGİRAY: (Tür.) 1. Cesur, korkusuz han. 2. Er.
ARSLANŞAH: (Tür.) 1. Arslan gibi güçlü ve cesur kral. 2. Cesur komutan.
ARSOY: (Tür.) Sanatçı soy.
ARTAÇ: (Tür.) Arkadaş,meslekdaş, dost.
ARTAN: (Tür.) 1. Fayda, yarar. 2. Üstünlük, meziyet, nitelik.
ARTANÇ: (Tür.) ince ruhlu, duyarlı, sanatkâr.
ARTUÇ: (Tür.) Ucu sivri demirle donanmış mızrak.
ARTUK: (Tür.) Selçuklu emiri.
ARZIK: (Tür.) Dindar, sofu.
ASAL: (Tür.) Temel, başlıca, esaslı.
ASALET: (Tür.) Soyluluk,soy temizliği.
ASUTAY: (Tür.) Hırçın tay.
AŞIK: (Tür.) 1. Bir başkasını aşkla seven. 2. Dalgın, unutkan. 3. Tasavvufta Allah’a muhabbet duyan kişi.
ATA: (Tür.) 1. Soyun geçmişte yaşamış ferdi. 2. Vermiş, veriş. 3. Baba.
ATABEK: (Tür.) 1. Devlet idaresinde yetkiye mensup, lala. 2. Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs.
ATABEY: (Tür.) Devlet yönetiminde çalışan.
ATABÖRÜ: (Tür.) Erkek ve yaşlı kurt.
ATACAN: (Tür.) (Bkz. Ata).
ATAÇ: (Tür.) Atalarla ilgili olan, Atalardan gelen.
ATAERGİN: (Tür.) Çocuklarına, torunlarına akıl hocalığı yapabilen, doğru yolu gösterebilen olgun, bilgili ata.
ATAMAN: (Tür.) Olgun, tecrübeli, hanların en yetişkin ve göreneklisi.
ATAKAN: (Tür.) 1. İleri atılan. 2. Her işe giden adam.
ATAKER: (Tür.) Atılgan,korkusuz er.
ATAKLI: (Tür.) Namlı, ünlü, tanınmış.
ATAKOL: (Tür.) Ataların bir kolundan gelen. Aile kolu.
ATAKUL: (Tür.) Atasına hizmet ve saygıda kusur etmeyen, atasına candan bağlı kimse.
ATAKUT: (Tür.) Mukaddes ata, kutlu ata.
ATAL: (Tür.) Atalardan gelen örf, adet ve töreler.
ATALAN: (Tür.) Ata gibi olmak, atalaşmak, ataların yerini doldurmak.
ATALAR: (Tür.) 1. Bireyin kan ve dünürlük ilişkileriyle bağlı bulunduğu, kendisinden önce yaşamış aile ve hısım akraba topluluğu. 2. Bir toplumun ya da toplumsal kümenin geçmiş kuşakları.
ATALAY: (Tür.) Ünlü, şöhretli, namı olan.
ATAMAN: (Tür.) 1. Başkan, önder, lider. 2. Don kazaklarının önderlerine verilen ad.
ATAMER: (Tür.) Mertlik,cesaret, dürüstlük simgesi ata.
ATAN: (Tür.) 1. Keskin nişancı, attığını vuran. 2. Fırlatan, savuran.
ATANÇ: (Tür.) Atalıktan pay almak, atalaşmak, ata tavır ve daranışla-rında bulunmak.
ATANER: (Tür.) (Bkz. Ata).
ATASAGUN: (Tür.) Eski Türklerde hekimlere verilen ad.
ATASAN: (Tür.) Atanı, ceddini sev.
ATASAY: (Tür.) Atalarına saygı gösteren, onları sayan.
ATASOY: (Tür.) Baba soyu, baba kök ağacı.
ATAULLAH: (Tür.) Allah’ın bağışladığı, hediye ettiği, ihsanı.
ATAV: (Tür.) 1. Herkesçe sevilen, öğülen, saygı gören ata. 2. Kabile büyüğü, saygı değer kişi.
ATAY: (Tür.) Bilinen, tanınmış.
ATIF: (Ar.) 1. Çevirme, imale. 2. Birinin işi veya sözü olduğunu ima etme. 3. Yüzünü çeviren. 4. Merhamet sahibi. 5. Beğenen.
ATIL: (Tür.) Girişken olmak, ilerlemek için caba göstermek.
ATILAY: (Tür.) 1. Ünlü, şanlı, şöhretli. 2. Atilla’dan sonra tahta geçen ünlü hükümdar.
ATILGAN: (Tür.) 1. Karşısındaki engeleri aşabilen, atılabilen. 2. Cüretkâr, karşı gelebilen. 3. Hevesli, meraklı.
ATİLLA: (Tür.) 1. Büyük, ünlü. 2. Savaşçı, fatih. 3. Hun Türklerinin büyük hükümdarı. 4. Babacık.
ATKIN: (Tür.) Atılmış: Kumaş dokumasında kullanılan tabir.
ATLAN : (Tür.) Ata binmek.
ATLAS: (Tür.) 1. Üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba. 2. Büyük harita. 3. Düz, tüysüz. 4. Atlas okyanusu.
ATLIHAN: (Tür.) Ata binmiş, süvari.
AVCI: (Tür.) 1. Bir şeyi elde etmeye uğraşan kimse. 2. Av yapan. 3. Osmanlı Sarayı’nda şikariler diye adlandırılan askeri grub.
AY: (Tür.) 1. Dört hafta. 2.Yılın on iki bölümünden biri.
AYABA: (Tür.) Muham-med Tapar’m oğlu.
AYALP: (Tür.) Ay kadar parlak ve güzel, yiğit.
AYANA: (Tür.) Saygı.
AYANOĞLU: (Tür.) Belirgin, açık.
AYAŞAN: (Ar.) Başarısı, ünü, şanı yükselen.
AYATA: (Tür.) Eski Türklerde, gökyüzünün ikinci katında oturduğuna inanılan Ay Tanrısı.
AYAYDIN: (Tür.) Ay ışığı, ay aydınlığı.
AYAZ: (Tür.) Soğuk, dondurucu soğuk.
AYBAR: (Tür.) 1. Korku veren. 2. Görkemli, gösterişli.
AYBARAN: (Tür.) Güçlü, kuvvetli, tuttuğunu koparan yiğit, bahadır.
AYBARS: (Tür.) Hun hükümdarı Atilla’nın amcasının adı. Bazı araştırmacılar vaşak anlamını veren oybars şeklinde okumaktadır.
AYBAY: (Tür.) Ay gibi yöresini aydınlatan, servetinden çevresini faydalandıran hayırsever zengin kimse.
AYBEG: (Tür.) ileri gelen, aydın yönetici.
AYBERK: (Tür.) 1. Sağlam ay. 2. Ayrn şimşek gibi parlaklığı. 3. Ay yaprağı, yaprak.
AYBEY: (Tür.) Ay gibi güzel ersiz ve çocuksuz kadın.
AYBİGE: (Tür.) Dolunay, büyük ay.
AYÇETİN: (Tür.) Zor, güç ay.
AYDAR: (Tür.) 1. Perçem, kâkül. 2. Manas destanında adı geçen bir yiğit-
AYDEMİR: (Tür.) Marangozların kullandığı bir keser çeşidi.
AYDIN: (Tür.) 1. Aylı gece.2. Aydınlık, ışıklı, parlak.3. Açık, belirgin. 4. Mübarek, mesut, kutlu, uğurlu. 5. Okumuş,kültürlü, ileri fikirli.
AYDIN AY: (Tür.) Işıklı ve parlak ay.
AYDINALP: (Tür.) Bilgili, yiğit, kahraman kişi.
AYDINEL: (Tür.) İleri, aydınlık ve iyi düşüncele-rifı uygulayıcısı el.
AYDINER: (Tür.) Kültürlü, ileri düşünceli, çağın gereksinimlerini benimseyen er kişi.
AYDINOL: (Tür.) Aydın kişi ol.
AYDINTAN: (Tür.) Şafak vakti.
AYDİNÇ: (Tür.) Cesur, aydın kişi.
AYDOLUN: (Tür.) Dolunay, mehtap.
AYERDEM: (Tür.) Ahlakın övdüğü niteliklere sahip ve ay gibi güzel kimse.
AYGUT: (Tür.) Mükafat, karşılık.
AYHAN: (Tür.) 1. Ayın hakimi. 2. Oğuz’un altı oğlundan biri.
AYKAC:(Tür.) 1. Akıl veren, 2. Söyleyen, konuşan. 3. Ozan, şair.
AYKAN : (Tür.) Asil, soylu, temiz kişi.
AYKUT: (Tür.) 1. Karşılık, ödül. 2. Uğurlu, kutlu.
AYKUTALP: (Tür.) Mükafat veren kahraman.
AYMAN: (Tür.) Ay gibi güzel,
AYSAN: (Tür.) Ay gibi, ayyüzlü.
AYTAÇ: (Tür.) Başa takılan ay, ay şeklinde.
AYTEK: (Tür.) Ay gibi.
AYTEKİN: (Tür.) Ay prensi, ay şehzadesi.
AYTOLUN: (Tür.) 1. Dolunay. 2. Ayın on dördü gibi güzel.
AYTUĞ: (Tür.) 1. Mızrağın ucuna yapılmış, ayın üstüne yapılan tüy. 2. Tuğ, tüy.
AYZER: (t.a.i.) 1. Altın renginde ay. 2. Ay’ın altın renginde olduğu zaman.

Sosyal Medya
Paylaş
Kibarlı Panax
Köşe Yazarları



Yazılar(RSS) | Sitemap | Resimler Sitemap | 3d oyunlar tarİhİ gerçekler