| 21 Eylül 2009, 01:16:12 |
|
|
 |
|
|
KAZA DEĞİL SUİKAST!
Türker Akın Sağlık
Ülkemizin geniş yapısını,gelişen olayları ve son yüzyıllık daireyi içerisine alan komplolar sistemini ele alırsanız suikastları,komploları ve karanlıkta bırakılan olayları daha net analiz edeceksiniz.
Demokrasiye geçiş süreçleri sancılı.
Otoriter sistemin ‘Bürokratik Egemenliğine’ karşı oluşan sivil yönetimler sürekli baskıların ve tehditlerin şemsiyesi altında yönetimleri ellerinden zorla alınmış.
1960 öncesi ABD etkili demokrasi(!) şablonu döneminde oluşturulmuş ve her gizli alanda ABD ajanlarının sızdığı bürokratik sistemden söz ediyoruz.
1960 darbesi belli bir gurubun isteğiyle oluşmuş darbe değil.
Coğrafyamız etrafındaki ülkelerdeki siyasal krizler, darbeler ve tahtlarından indirilerek aileleri bile katledilen liderlerin oluşturduğu labirentli bir coğrafyada yaşamaktayız.
Bilhassa ülkemizdeki 6-7/Eylül olaylarının yaşandığı ve yaşatıldığı günlerin perde arkasındaki ellerle alakalı dava konusu ‘Yassıada Mahkemelerinde’ sümenaltı edildi.
Yargılama safhasında o dönemin siyasal yöneticilerine yöneltilen ‘6-7/Eylül olayları’ bir anda kapatılmıştı.
Selanik’te Lider Atatürk’ün evinin bombalanması olayındaki karanlık ve şaibeli ellerin kimler olduğu birilerinin zihninde.
1960 öncesi cüppeleriyle sokaklarda yürütülen Üniversite öğrencileri ve rektörler büyük oyundaki piyonlar değil miydi?
İstikrarsız ve vesayet altında demokrasi birilerinin egemen olmasına yaradı.
Bu egemenlik kışkırtıcı ajanların sokaklarda, üniversitelerde, bürokratik kadrolaşmalarında gelecekte oluşturacakları darbe senaryolarına malzeme olacaktı.
Oldu da!
1970 muhtırası öncesi bazı kontrollü şebekelere ‘Marksist Etiketi’ yapıştırarak sokaklarda ve üniversitelerde kurtarılmış bölgeler oluşturtanlar ‘İ.Selçuk, D.Avcıoğlu ve Cuntacıların’ yönetimde etkin olma ve darbedeki renkleri belirleme istikametinde oyunun bir parçası olarak devreye sokulmadı mı?
Malzeme konusu hiç değişmedi.
‘İrtica, kardeş kavgası, anarşi’ gibi malzemelerdi bunlar.
Ortada kardeş kavgası ve irtica yoktu.
Ortada birilerini uzun vadeli ‘Vesayet Sistemine’ taze kan pompalamak amacı vardı.
Hepsinin ortak özelliği istikamet ve müttefik güçleri Pentagon oldu.
‘Soğuk Savaş Döneminin’ sistemi ‘Gladyo Oluşumunu’ tetikledi ve nereye baksanız suni mezhep kavgaları ve etnik ayırımcılığa dayalı provokasyonlar tetiklendi.
Siyasal denklemde sistemin istemediği siyasal oluşumlar olmamalıydı.
İstedikleri ikili parti ve sistemin kontrol edeceği, ABD sistemindeki müttefiklik anlaşmalarına riayet edecek siyasal liderlerdi.
Uyananların kafası ezildi.
Bu demokrasi uyuyanlar için uyarlanmış elbise ve tiyatro olacaktı.
Liberal etiketli siyasetçi hem İmam Hatip okullarını kurdeleler keserek, kurban kanı akıtarak kesecek ve arkasından birilerine yol açacaktı.
Fakat aynı siyasetçi 28/Şubat darbesinde açtığı okulları tasfiye edecekti.
Bölgemizdeki gelişmeler ‘Ilımlı Din Politikalarını’ besleyen ‘Yeşil Kuşak Sistemini’ gerekli kıldığı zaman Özal gibi bir ayağı bir gurupta, diğer ayağı Pentagon Kralının sarayında olacak siyasi lider devreye sokulacaktı.
Saddam Irak’ta silahlandırılacak ve ABD sistemine karşı çıkan ve Şahlığı yıkan yeni sistemli İran’a saldırtılacak, uzun vadeli hesaba dayalı olarak Irak’ta yaşayan Kürtleri zehirli gazlarla imha etmesi sağlanacak ve sonraki aşamada Talabani-Barzani gibi kuklaların ABD yanlısı lejyonerliğe gönüllü katılımı sağlanacaktı.
Bölgemiz bir laboratuar olarak seçildi.
ABD şemsiyesi altında siyaset yapanların sonlarını hep beraber gördük.
Ya sürgün olarak yaşadılar ya da işgallerle koltuklarından edildiler.
Ya da idam edildiler.
Olmadı başka yollarla….
12/Eylül öncesi gelişmelere ve sokakların haline bakarak, günümüzde ‘Ümraniye Davası Olarak’ patlayan çeteleşmeye göz atarsanız tiyatronun senaristlerini hemen tanıyacaksınız.
Fazla aramanıza gerek yok.
Susurluk bu patlamanın mesajıydı.
Fasa fiso diyenler yanıldı.
Bir demokraside bunlar olmaz.
Nerede olur?
Darbe hazırlayan ve darbelerle beslenen çeteleşmenin olduğu ülkelerde olur.
13/Eylül sabahı sesler neden bir anda kesildi?
Bedrettin Demirel ‘:Biz olayları seyrettik ve darbenin olgunlaşmasını bekledik’ diyerek size konuyu özetle izah ediverdi.
Sonrası işkenceler, baskılar, yasaklar ve karanlık bir tünel değil miydi?
Zeki Kaman ve Oktay Dürüst gibi işkencecilerin yaptıkları iğrenç uygulamalarla o dönem zalimliğin merkeziydi.
Tam 10 yıl 12/Eylül darbesinin izleri sürdü.
Siyasal düzeni belirleyen darbecilerin denetçiliği devam etti.
Medya ve o malum basın organlarının tetikçi yazarları darbe alkışçılığı yaparak bu düzeni sürdürdü.
Mukaddes değerlerimiz birilerini elinde sömürü vasıtası yapıldı.
İstikballerini ve siyasal yaşamları darbecilere borçlu olanlar bu sistemin yasakçılığı uğruna ülkemizi hortumculuğa, bankaların boşaltılmasına ve mafyalaşan sokak sürülerine teslim etmedi mi?
Birileri hep susturuldu.
Sistemin yürümesi adına tabii!
Doğrular konuşulmayacak ve yalan rüzgârıyla pembe dizilere mahkûm olacaktınız.
İsrail ile ilişkilere sürüklenenler, bu ülkede yıllarca İsrail aleyhtarı siyasal kimlikler olmadı mı?
İşte ’Ümraniye Dosyasındaki’ iddialar!
Kimin eli kimin cebinde değil diye düşünmeyin!
O eller her cebi biliyordu.
Her kasayı da!
28/Şubat dönemi öncesi TV kanallarına çıkartılan Fadimeler ve Ali Kalkanları hangi düzeni isteyen darbe özenticilerinin ortaya sürdüğü 13 yıl sonra anlaşıldı.
Fişlenenler ve bazı çalışma guruplarında harcananlar..Bu ülkede yaşadı.
Bunlar korkunç tuzaklardı.
Sokaklarda sanki karşıt kalemmiş izlemi verilerek katledilen gazeteciler son 15 yıllık karanlık çetelerin istedikleri düzene kavuşma hayallerinden ibaretti.
Gün geldi Özal zehirlendi iddiaları…
Ardından Adnan Kahveci olayı ve eşi hakkındaki dosyalar. İntiharlar…
Raporlar.
ABD’ne kaçarak orada ikamet edenler…
Arşivler ve çantalar…
İsrail’den alınarak birilerine verilen silahlar ve pasaportlar…
O dönem Çiller’e danışman olan Mümtazer Türköne bunları iyi bilir.
Danışmanların hafızası tazedir.
Örtülü ödenekler nerelere ve ne amaçla kaydırıldı?
Aylardır ve hatta yıllardır Eşref Bitlisli suikastı medya da tartışılıyor.
O suikast karlı bir kış günüydü.
İnce ayarlı olduğu oğlu tarafından ve birilerini şüpheli açıklamalarıyla kamuoyu önünde tartışıldı.
Bugün bazı yerlerde kemikler aranıyor.
Bu ülke de bunlar araştırılıyor.
Dün karanlık.
Suikastlar ya uçak, ya helikopter, ya da karayolunda oluyor.
Ya da bazıları galeyana gelmeye hazır olan tetikçileri kullanarak ülkemizi zora sokacak ve gündemi meşgul etmesi sağlanacak, ülkemizi sıkıştırmaya hazır Ermeni lobilerine fırsat tanıyacak saldırılara yönelecek.
Bu saldırganlar daha önce bir yerlere siyasal faaliyet yapması için gönderilecek ve kimlik alt yapısı hazırlanacak.
Alın saldırı sonrası siyasi etiket!
Adres belli!
Aynen Danıştay saldırganına söylemesi ve nara atacağı slogan nasıl ezberletildiyse!
Aynı lobinin tezgâhları!
Sonra siyasal partilere sızmaya kalkacaklar.
Bir profesör (babası 12/Eylül darbecilerinin danışmanı) bir partiye sızdırılacak ve her şehre giderek başkan adaylığını ilan edecek.
Bu sızmalar ve oyunlar bozulduğunda ise demokrasi ve insan hakları demeçleri!
Ne demokrasisi?
Ülkücü irade büyük bir bilgi akışı, tecrübeli idarecileriyle günümüzdeki yaşanan oyunları bozmuştur.
Tokat’ta üye olan Özdağ Veli abisinin dizine koştu.
Siyasette meşru demokrasi ve yaşanan gelişmelerden büyük tecrübeler çıkaran MHP liderliği oyunları başlarına geçirdi.
Günümüzde Yeniçağ isimli gazetenin tefrikacı ve bazı lobilere dayalı çizgisinin ana hedefinde daima MHP Liderliği olmuştur.
En son sözde Yusufiyeliler olarak ilan verenlerin oyuna bulaşması ve bazı lobilerin etkisiyle makasın bir ucu olarak kullanılmak istenmesi karşısında bu oyunlara en büyük tepkiyi veren ‘Ülkücü Çile Adamları’ olmuştur.
Olacaktır da!
12/Eylül darbesini en ağır işkencelerine Ülkücüler uğradı!
İşte Suikasta uğrayan ve hala aramalara rağmen bulunamayan Muhsin Yazıoğluna tertip edilen oyun!
Ülkemizi kaosa sürüklemeye çalışanların hedef olarak çizdiği ve imha etmeye çalıştığı Muhsin Bey büyük bir komploya dâhil edildi ve imha edilmeye çalışıldı.
Rahmetli Başbuğ Türkeş yanı şekilde zehirlenerek şehid edildi.
Bu coğrafyanın büyük tezgâhları bitmez.
Bu ülkenin öz değeri ve milli direniş varlığı ÜLKÜCÜLERDİR!
ÜLKÜCÜLER her zaman hedeftir!
Bu iyi bilinmelidir.
Doğan Holdingin damadının şirketinden kiralanan helikopter!
Kullanan ise tecrübeli bir pilot! Hatta pilotların öğretmeni!
Miting alanına helikopterle gelen Muhsin Bey ve yanındaki arkadaşları!
Birde gazeteci var!
Miting alanından bir anlık ayrılan ve ayrıldığı sürede nerede olduğu bilinmeyen helikopter ve pilotu 1 saat ortada yok!
Sonra alana geliyor.
Bu sürede nereye gitti?
Bilen yok!
Böyle bir havayı bekleyen hücreler ve lobiler kimlerdi?
6 kişiyle havalanan ve tek kanatlı helikopter!
Son sistem ve ülke idarecilerini taşıyan dört kanatlı helikopterlerin pilotları bile böyle hava şartlarında uçmuyor ve misafirlerini kara yoluyla götürüyor.
Fakat Muhsin beyi bu şartlarda taşıyan, tecrübesi öğretmenlik seviyesindeki pilot uçuyor.
Hem de tek kanatla!
Kaza(!) olduğu an arayan gazeteci ve cep telefonundan konuşmaları!
Yer belli.
Sinyal veren cep telefonları!
Kaza(!)dan hemen sonra o bölgede olan ve kaza(!)yı gördüğünü iddia eden korucu Selim Işık!
15.15’te kaza(!) oluyor ve büyük bir ses, kablo yanık kokuları alıyor ve enkazın ağaçlar arasındaki görüntüsüyle ihbarda bulunuyor.
Yer belli!
Bazı korumalara da bu konuyu iletiyorlar.
Fakat her nense bu bölgeye gidilmiyor ve iş zorlaştırılıyor.
2 gün sonra kaza yerini kim buluyor?
Muhtar ve korucular!
Nerede binlerce arayan ve AKUT?
Ortada yoklar!
O esnada bazı yetkililer kazada yaralananların hastaneye kaldırıldığını duyurdular.
Böylesi yalan haberlerle uyuttular.
Fakat korucu Selim Işık’ın kaza yerini kazadan hemen sonra belirtmesine kulak tıkayanlar kimler?
Bu oyunda kimler var?
Bu tezgâh nerede hazırlandı?
Düşme vaktini veren, yeri tespit ederek beyan eden korucu Selim Işık mutlaka ifadelerini adli mercilere ihbar kabul edilerek vermelidir.
Bu olay büyük bir suikasttır.
Gazetecinin yaşamış olması ve donarak ölmesi konuşmaması için miydi?
Bizler, kamuoyu bu cinayetin mutlaka araştırılması ve kaza yerinin hemen korucu Selim Işık tarafından bazı mercilere bildirmesine rağmen neden 2 gün olay yerine gidilmediği konusunda konunun yargıya taşınmasını istemekteyiz.
Ortada ihmal var.
Seyirci olmak gibi büyük gaflet var.
Kaza yerini anında belirten korucu Selim Işık neden dikkate alınmadı?
Birileri bunların cevabını kamuoyuna vermelidir.
27/Mart/2009
Habererk.com
Not bu makale kazadan hemen sonraki 2.günde yazılmış.Habererk.com ve anadoluhaber.com de yayınlanmış.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 03 Ekim 2009, 23:10:12 |
|
|
Ben Muhsin Reisin ölmesinin normal bir ölüm olduğuna inanmıyorum. tamamen suikast olduğuna inanıyorum. Her nedense üzerine kapatıldı gitti, lakin bir Münevver cinayeti 6 aydır neredeyse kamuoyunda tartışılıyor, üzeri kapatılmıyor, ancak koca reisin başkanın bu devletin yapıtaşının ölümünün nedeni araştırılmıyor, bu devlet üzerine düşen bir hiç işlemi yapmadı ki, şimdi de yapsınlar. Devlete inanmıyorum ve güvenmiyorum.
Tam bağımsız bir Türkiye için MHP
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 10 Ekim 2009, 20:47:29 |
|
|
Dostum devlet bizleriz güvenmemek anca hükümetlere olablir, buda herkezin bildiği gibi ülkücü olmanın bedeli ya idam yada bir kazaya kurban gitmek
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 12 Şubat 2010, 22:19:17 |
|
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 13 Şubat 2010, 19:08:02 |
|
|
 |
|
|
selamünAleyküm: sevğili cem Gardaşım bu konu hakkında olay gününden, itibaren bütün haber kaynaklarıyla medyayı yakından takip ettim. birkaç kardeş sitede elimde bulunan bilğileri paylştım benim anlayamadığım bbp genel başkanı syn yalçın TOPCU olaydan kısa süre sonra neden sustu? olayı herğün için canlı tutmak için ortam müsaitti bazı kanallara proğram yapmak için, zaman müsait olmadığını sonra açıklama yapacaklarını söyleyip kongre sonrası hepten sustular.
ama yinede olayın arkasında bazı ekiplerin olduğu kesin. ama BAŞKAN MUHSİN bu planı nasıl anlamadı onun cevabını bulamıyorum. yazılanlar doru ise genel merkezden syn BAŞKAN ın bilğisayarı alınıyor ve bahçeye bırakılıyor BAŞKAN bu olaydan sonra daha dikkatli olması gerekmezmiydi? o helikopter olayı tam bir muamma inşallah aydınlatılır ümidim yok ...
küçük bir bilği yayınlandı bunların niçin üstüne gidilmiyor olay zamana yayılıyor soğutuluyor. Ergenekon davasının tutuklu sanığı Erol Ölmez, mahkemeye sunduğu 14 sayfalık yazılı dilekçesinde şok itiraflarda bulundu. Ölmez, soruşturma sırasında, sakal bırakıp, cübbe giyerek istihbarat toplamak için Fatih Çarşamba semtine gizli görevle gittiği şeklindeki ifadesini kabul etmemiş, beğendiği bir hanıma yaklaşmak için orada bulunduğunu ileri sürmüştü. Ölmez, mahkemeye sunduğu dilekçesinde çark ederek Çarşamba semtine istihbarat toplamak için gittiğini söyledi. Dışarıda bulunan arkadaşları tarafından hiç aranıp sorulmadığını, bu nedenle bazı gerçekleri itiraf edeceğini dile getiren Ölmez, helikopter kazasında vefat eden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2008'de öldürülmesinin planlandığını, ancak bu suikastın bir yıl gecikmeyle gerçekleştirildiğini iddia etti.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 16 Şubat 2010, 18:26:06 Gönderen: ATO »
|
Kayıtlı
|
|
|
| 15 Şubat 2010, 12:45:12 |
|
|
muhsin yazıcıoğlu bir ülkücü hainidir.başbuğ u ve ülkücüleri dini konularda eksiklikle itham etmiş ve dalından kopmuştur.akıbetide o yüzden çok önemli değildir.bu konuyla ilgili daha teferruatlı yazmayı planlıyorum.sitenin adı ülkücü tavır olduğu için şunu yazmak zorunda kaldım.sergileyeciğiniz tavır ülkücü olmalıdır.hain her zaman haindir.benim için Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan Yavuz Sultan Selim han bir kere ihanet eden bir daha ihanet eder der o yüzden ülkücü tavırın tarihteki celadet örneği ile tanınan bu Türk Hanına kulak vermek lazım.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 16 Şubat 2010, 13:03:51 |
|
|
selamünAleyküm: syn bumin9 bende sana şunu sormak isterim. muhsin yazıcıoğlu bir ülkücü hainidir.başbuğ u ve ülkücüleri dini konularda eksiklikle itham etmiş ve dalından kopmuştur.akıbetide o yüzden çok önemli değildir.bu konuyla ilgili daha teferruatlı yazmayı planlıyorum. yazdığın kelimeler bir ÜLKÜCÜye yakışmışmı? senin hain olarak nitelediğin kişi senin yaşını bilmiyorum ama bazıları anne ve bacılarının eteğinin altına gizlenirken O BAŞKAN MUHSİN ve yanında ki 9-10 kişi bu davaya canlarını koyup nöbet tutuyordu MAMAK C5 te 5,5 yıl hücrede 2 yıl 1,25 lik tabutlukta geçmiştir dava için biraz terbiye biraz saygı ne bilğin varsa bu sayfalardan yazda bakalım... kraldan çok kralcı geçinenler ... YAZIK OLUR Dört bin şehit verdik yurda hediye düşünün bir defa aceba niye bölücüyle (koministle) beni aynı kefeye koyarsanız yazık olur yazık olur VATANA ALLAH'IM ÜLKÜCÜLERİ KORUSUN ve YÜCELTSİN...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 16 Şubat 2010, 18:24:51 Gönderen: ATO »
|
Kayıtlı
|
|
|
| 17 Şubat 2010, 12:27:43 |
|
|
 |
|
|
a.s eğer muhsin yazıoğlu nun başbuğla ilgili beyanlarına bakarsan ve 9-10 kişilik ekibin 80 sonrası yaptıklarını ülkücü vicdan ve terbiye içindemi eğer yurt dışında özellikle fransa da tanıdığın varsa ve de teşkilatla alakalıysa neler olduğunu birde ondan dinle. cezaevinde yan koğuşta açlıktan sıkıntı çeken ülkücüler varken onun cezaevinde rahat ettiğini onunla yatanlardan dinle.ülkücülük şuuru şunu anlamanı gerektirir başbuğa ihanet etmişse bir adam herkese eder.birde yaşım itibariyle,biz içlerindeki müslümanlardık ayrıldık kurtçu kafatasçılar orda kaldı diye propaganda yaptıkları dönemide bilirim.başbuğ un eşinin saçı açık diye dini inançlarının zayıflığından dem vurdular.sonra da eşini m.vekili adayı yaptılar ankarada ülkücü geçmişi ve başbuğu iyi anlamanı birde dikkatli ol insan altı ay sonra bile söylediklerinden cayar hale geldiler.birde genel merkez elektrik borçlarıyla boğuşurken gazetemiz bile 15 günlük çıkarken m.yazıcıoğlu bi anda genel merkez oluşturması her yerde birden örgüt kurması ve o dönemde günlük gazete çıkarması parti kurduğu dönemde daha cevabını bulamamış sorulardır.bozkurta küfür eden bibipçiler kurda tapıyorlar propagandası az yapmadılar sonra da utanmadan her yere bunu astılar şimdide benden çok sevdiğini söylüyorlar yazacağım yazıda ; yazıcıoğlu,erdoğan ve sarıgül aynı yerden beslendikleri konusu var.Ülkücü hareketi biraz etkiledi,bu plan erbakanı bitirdi, chp ye saldırmaya başladı. bu küresel planın figüranlarını fazlada övmesseniz sevinirim.daha yazacaklarım var ama bunları tam detaylı olarak yazmam lazım
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 17 Şubat 2010, 12:32:01 |
|
|
imzana baktımda seni dinden çıkarıp mürted hükmünü verirler.herhalde dikkat et savunduğun kişiler bir zamanlar TÜRK olmayı büyük zulm ilan etmişlerdi.kendiside gerçi sivaslı çerkezdir.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
| 17 Şubat 2010, 20:13:18 |
|
|
 |
|
|
evet tanıdığım kişilerim 4 tanesi hakkın rahmetine kavuştu geride kalanlarda şu an benim gibi siyasi bir partide bulunmuyor BAŞKAN la yatanlar varsa beni de tanırlar... cezaevinde yan koğuşta açlıktan sıkıntı çeken ülkücüler varken onun cezaevinde rahat ettiğini onunla yatanlardan dinlebana isim verde birde ben dinleyim kimmiş onlar fransada tanıdığım yok ama orada devşirme çok olduğunu biliyorum. ayrıca BAŞKAN hakkında yazdıkların yanlış düzeltirsen senin için iyi olur kulaktan duyduklarınla konuşuyorsun ÜLKÜCÜ yüm diyen kişi senin durumuna düşmemeli biraz araştır öyle yaz tamammı gardaş??? imzana baktımda seni dinden çıkarıp mürted hükmünü verirler beni arayan bulur... benim yaşım 48 biraz ülkücülüğü anlatırsan anlayacağım . yazacaklarını bekliyorum senden eger yolun ankaraya düşerse bir kahvemi içmeye beklerim. geleceğin zaman msj at ben seni bulunduğun yerden alırım. AH GARDAŞ anlasanda usul usul anlatsam sana bir ÜLKÜCÜ nesil anlatsam nereden başlasam nasıl anlatsam bilmemki ...  Allaha emanet ol... not:araştırdığım kadarıyla sen türkiyede değilsin doğrumu???
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 17 Şubat 2010, 20:31:08 Gönderen: ATO »
|
Kayıtlı
|
|
|
| 17 Şubat 2010, 22:59:00 |
|
|
 |
|
|
kısmet olurda gelirsem inşallah sizi rahatsız edicem.mürted ülkücülük kavramı değildir.islami bir kavramdır.anlamını bilirsiniz.yaşım 33 lakin siz yaş itibariyle ve ankarada oluşunuz hasebiyle diğer söylediklerime cevap vermemişsiniz.kulaktan duyma dediklerin bizim birebir yaşadıklarımızda var.yaş itibariyle sadece 80 ihtilali bize vurmadı.ama mütevazi olmayan bir cümle kurmuşsunuz beni tanırlar diye ozaman size duymak istediklerinizi duymuş ya da bazı kişilerin anlattığı konuları yazmıyorsunuz. senin için iyi olur ne demek tehdit ediyorsanız bileyim.alırım derken de başka bir şey ima ettin.herneyse bir de başbuğu bizim gibi savunan yurtiçinde kalmadımı da yurtdışında arıyorsun.merak etme bibipçiler iyi tanır bizi.icap ederse adresimizi veririz ister misafirim olursun ister kabadayılık yaparsın.misafirim olmanız herkesin hayrına olur.umarım attığınız zarfın cevabını almışsınızdır. beraberliğe en çok gerektiği zaman da başbuğu ben satmadım.bir de arkasından parti içi demokrasi yok diye söylemedim.bunlarda kulaktan dolmadır ,eminim herhalde yaşınız buna müsait doğru yazdıysanız ilk gidenlerdensiniz yazdıklarınız savunmanız bunu düşündürdü de bir de tehdit etmedim ki arayan bulur demişsiniz. fransa da devşirme çok diye yazmışsınız evet fena devşirip kahraman ilan ediliyorlar.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 17 Şubat 2010, 23:27:29 |
|
|
Türk olduğunu söylemişsiniz.yalnız sivastaki köyünü bir incelersin.yüzündeki izlerin ne olduğunu biliriz de siz kanbur olup Mhp ve ülkücü kuruluşlar davasından alınıp işkence kanburunu düzeltilecek diye şehit edilen ülkücüyü bilirmisin(hatırımda kaldığı kadarıyla erzincanda olacak) ve yarın konjüktür değişip o işkencelerin bizlere modernize edilmiş şekliyle yapılacağını farkında değilmiyiz zannediyorsun. bir de Başbuğun herşeye rağmen diye yazdığı bir makalesinden sonra bile gelmiyen ve Hakk a yürümeden bir kaç ay önce yine tekrarladığı beraberlik çağrısını kimlerin geldiğini biliyoruz.birlik beraberlik bize artık bir hikaye olmuştur.bizi ve sizi kimse dinlemez. .
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 18 Şubat 2010, 10:32:17 |
|
|
 |
|
|
selamünAleyküm:Gardaş ben mürted ÜLKÜcü kavramdır mı dedimki ? ne sordunki cevap alamadın? 80 ihtilali ÜLKÜCÜLERE yapılmış bir ihtilaldir. eğerki bu ihtilal olmasaydı 80li yıllar ülkücü kadroların yönettiği, TÜRKİYE ve yöneten de BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ olacaktı bunu iyi bilen abd ve onun uşakları bunu engelledi. ben senin yazdığın soruya cevap olarak beni de tanırlar mamakta 11 den 23 kadar herkes herkesi tanır da onu belirtmek istedim. BAŞKAN la yatanlar varsa beni de tanırlar... cezaevinde yan koğuşta açlıktan sıkıntı çeken ülkücüler varken onun cezaevinde rahat ettiğini onunla yatanlardan dinle bana isim verde birde ben dinleyim kimmiş onlar fransada tanıdığım yok ama orada devşirme çok olduğunu biliyorum. ayrıca BAŞKAN hakkında yazdıkların yanlış düzeltirsen senin için iyi olur kulaktan duyduklarınla konuşuyorsun ÜLKÜCÜ yüm diyen kişi senin durumuna düşmemeli biraz araştır. ALMA KELİMESİNEDE TAKILMIŞIN ? TÜRKÜN töresinde misafirperverlik vardır bilmem bilirmisin? ama sen nasıl istersen öyle anla ne diyebilirimki okuduğunu anlamayan biriyle nasıl konuşulur bilememki? yinede hoşcakal ALLAH'A EMANET OL...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 18 Şubat 2010, 10:36:47 Gönderen: ATO »
|
Kayıtlı
|
|
|
| 18 Şubat 2010, 14:37:56 |
|
|
 |
|
|
o konuyu bilirim uçakta amerikan subayıyla geçen sohbet,bir de evren anılarında şöyle anlatır. ihtilali 3 zümre yapacaktı.dış komşularımızın tankları bize dönüktü,içeriden bir yapının yapacağı ve bunu tüm ısrarlara rağmen söylemez,biz der Türk Silahlı Kuvvetlerini kastederek; fakat dönemin abd başkanına ithaf edilen 'our boys' bizim coçuklar sözü de ortadır. misafirlik olayı için üstü kapalı bırakmışsınız ama biz iyi niyetli olalım serzeniş diyelim. mamakta ne kadar kaldı bilmiyorum ama bursa cezaevinde önemli bir süre kaldığını anlatırdılar. bir de sitede baktım “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı için” evet başbuğla hiç uyuşamamış.ama ne hikmetse partininde başına geçemeyeceği anlaşılınca kendi partisini kurup ülkücü davaya ihanet etmiştir.vel hasılı kelam ülkücü hainidir.akibetide çok önemli değildir.aslına bakarsanız bu sitedende m.yazıcıoğlu ait bilgilerde kaldırılası gerekir,eğer ülkücü tavır varsa!? ülkücü için bir seviye belirlemişsiniz fakat bu kıstası belirtmemişsiniz.muhsin yazıcıoğlu' nu hain diye belirtmek ülkücü seviyeyi düşürdüğünü yazmak tuhaftır ve bizim için fazla bir ehemniyet taşımaz.bir de nasıl biz yaptığımız mücadeleden bir şey ummuyorsak o da ummamalıydı.ihanet eden biri için daha fazla yazı yazmıyacağım edebiyete intikal etmiş önce ALLAH a sonra da şüheda ile karşılaşacak (bizim içinde geçerli) bize değilde şehitlere anlatsın meramını,bizlerin onlar kadar hakkı yoktur herhalde.ne de insanoğlu bir kere dünyaya geliyor ve bir kere ölüyor o yüzden ölümün riyası olmadığına ınanırım.herkes uzun yaşamak istiyor hele günümüzde
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Etiket:
Google Words: Kaza Degil SUIKAST!! Dosyası, Kaza Degil SUIKAST!! Downloand ,
Kaza Degil SUIKAST!! Resimleri, Kaza Degil SUIKAST!! Hikayeleri , Kaza Degil SUIKAST!! Haberleri , Kaza Degil SUIKAST!! İndir , Kaza Degil SUIKAST!! Yükle ,
Kaza Degil SUIKAST!! Videosu , Kaza Degil SUIKAST!! Arşivi , Kaza Degil SUIKAST!! Şiiri , Kaza Degil SUIKAST!! Sözleri , Kaza Degil SUIKAST!! Nickleri , Kaza Degil SUIKAST!! Yazıları ,
|
|
Dost Siteler -Link Değişimi |
| Yasal Uyarı |
|
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır. Bu konular zaman zaman yönetim tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular yer alabilir. Bu tür konuları bize reis@ulkucutavir.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
- Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to reis@ulkucutavir.com
|
Yükleniyor...
| | | | | | | | | | | | | | | | | |