| 16 Ağustos 2008, 23:00:30 |
|
|
 |
|
|
* Ibrahim Hakki 18 Mayis 1703 tarihinde Erzurum´un Hasankale ilcesinde dünyaya geldi.
* Babasi Dervis Osman, annesi ise Hz. Peygamberin soyundan gelen Mahmud kizi Serife Hanife Hatun´dur.
* Ibrahim 9 yasindayken Tillo´ya gitti. Seyh Ismail Fakirullah´dan dersler almaya basladi. Babasinin vefatindan sonra (1719) Erzurum´a geldi.
* Erzurum müftüsü Hazik Muhammed´den Arapca ve Farsca ögrendi. Bir müddet sonra tekrar Tillo´ya döndü.
* Seyhinin büyük oglunun kiziyla evlendi. 15 yil orada kaldi. 1750 de Hicaz´a, 1766 da Istanbul´a gitti.
* I.Mahmud´un davetiyle saraya girdi. Ikinci ve ücüncü defa Hacca gitti. Arabistan´i, Misir´i gezdi.
* Nihayet 1780 de Tillo´da vefat etti ve vasiyeti üzerine mürsidi olan Seyh Ismail Fakirullah´in ayak ucuna gömüldü.
* Ibrahim Hakki 40 tan fazla eser birakmistir. Eserleri icinde 1754 de tamamladigi Ilahiname adindaki divani en meshurlarindandir. Ondan daha meshuru ise Marifetname´sidir.
* Marifetname eskiyle yeniyi birlestiren bir ansiklopedi mahiyetindedir. Marifetullah (Allah´i tanima) dan, gökyüzünden, yildizlardan, aydan, günesten, dünyadan, küre biciminde olusundan, ay ve yildizlarin hareketlerinden, ay ve günes tutulmalarindan, dini emir, inanc, gelenek ve göreneklerden, Naksibendilik tarikatinin esaslarindan bahseder.
* Eser kisa cümlelerden meydana gelmektedir. Akici bir üslupla kaleme alinmistir. Cogunlugu nesirdir. Zaman zaman da siirlere yer verilmektedir. Bu misra oldukca meshurdur:
Hak serleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler.
MARIFETNAME`DEN KISA ÖRNEKLER:
Evliyanin seckinlerinin sectigi yol olan Naksibendi yolunun Hakk´a varan yollarin en yakini oldugunu anlatir.
BIRINCI NEVI: NAKSIBENDI YOLUNUN RÜKÜN, HAKIKAT, USUL VE INCELIKLERINI BILDIRIR:
Ey Aziz! Evliyanin seckinlerinden büyük pir ve mürsid Hace Muhammed Behaeddin Naksibend ve onun degerli halifeleri (aleyhimürrahmeverridvan) demislerdir ki: Peygamberlerin en üstünü MUHAMMED MUSTAFA´nin (SAV) evliyalarin en üstünü EBU BEKR-I SIDDIK (radiyallahü anh) hazretlerine gizlice ögrettikleri, ilimlerin efdali olan huzur ve marifet ilmi, insanlarin avamindan, hatta insanlardaki Hafaza meleklerinden bile gizlidir. O gizli hazineye kavusma yolunun esasi ve cesitli usulleri vardir. Bu fasilda bunlar genis olarak anlatilir. Bu yolun erkani üctür: Az yemek, az uymak, az konusmak......Naksibendi tarikatinin hakikati da üctür: Hatiralari, düsünceleri gidermeye, kalble olan zikre ve murakabeye devam etmektir. Bunlarda birbirlerine yardimci ve kuvvettir. Murakebe ise, Hak tealanin, kainatin bütün zerrelerine her zaman muttali oldugunu, kalbden bir an cikarmamaktir......
Tasavvuf ehlinin 12 FIRKA oldugunu, bir FIRKASININ kurtulup, digerlerinin dogru yoldan ayrildigini ve bu sapitan FIRKALARIN herbirinin ne belalar buldugunu, dogru yolla Hakk´a giden FIRKANIN menzile erip muradini aldigini bildirir. (YEDINCI NEVI)
* Evliyaiyye mezhebinde bulunan FIRKA: "Salik velayet derecesine kavusunca, seriatin bütün teklifleri (emir ve yasaklari) ondan kalkar" dediler. "Evliya Peygamberlerden üstün olup, derecesi yüksek olur" dediler. Halbuki böyle inanan kimsenin kalbinde din ve iman kalmaz. Zira can bedenden cikmadikca, seriatin bu teklifi kalkmaz ve hicbir Veli, hicbir Peygamber derecesine kavusamaz.
* Hubbiyye mezhebinde bulunan FIRKA: Bunlar, "kul Allahü tealanin muhabbeti mertebesine kavusup, diger sevgilerden kesilince, ondan namaz, oruc ve diger emir ve yasaklar kalkar, haramlar, ancak ona helal olur." dediler. Halbuki harama helal diye inanan dinsiz olur. Bu taifeye bunu anlatmak kabil olmadigindan yasak ve haramlari islerler. Iste onlardan uzak duran selamet bulur.
* Mütecahiliyye mezhebinde olan FIRKA: "Biz riya ve gösteristen korkariz ve kacariz. Onun icin salihler elbisesini birakip, FASIK giysilerini giyip, insanlar arasinda gezeriz." derler. Halbuki bu da, seriata uymamaktadir. Zira hadis-i serifte: "Bir kavme benzemek isteyenler, onlardandir." buyuruldu.
* Sümrahiyye, Ibahiyye, Haliyye, Hululiyye, Huriyye, Vakifiyye, Mütekasiliyye ve Ilhamiyye FIRKALARI da dogru yoldan ayrilmistir.
* Dogru yol ile Hakk´a giden FIRKA: Bunlar, "Kur´an-i Kerim ve hadis-i serif dinimize ve dünyamiza kafidir; bunlar ve bunlardan cikan seriat bilgileri bize yeterlidir." derler. Bunlar evliya zümresidir. Hidayet bulmuslardir. Tarikat-i Muhammediyye ile salik olmuslardir. Hakikat ilmine ermislerdir. Huzur ve üns meclisine gelmislerdir. Muhabbet deryasina dalmislardir. Ebedi devlet ile sonsuz saadet bulmuslardir.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 19 Şubat 2011, 06:18:55 |
|
|
Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi Hazretleri, aynı zamanda Marifetname'sinde dinen yeri olan burçlardan ve insanların İmam-ı Rabbani Hazretlerininde belirttiği gibi Anasır-ı Erbea (yani insan yaradılışındaki 4 ana unsur) dan bahsetmekte ve bunu insanların mizaçları ile birleştirmektedir. Geniş çapta astronomi geometri (hendese) ilimlerini de çok güzel bir dilde ve insanı cezbedercesine anlatmaktadır.
Ayrıyeten burçlara dair Kuran-ı Kerim'de de Ayet-i Kerim'lerde mevcutdur. Mesela Büruç Suresi 1. Ayet, Hicr Suresi 16. Ayet, Furkan Suresi 61. Ayet. (Ayetlerin meallerini yazmadım, çünki her Kuran-ı Kerim meali kelime kelimesine aynı değildir. Ancak mana itibari ile aynıdır. Kendimiz okuyalım kendimiz idrak edelim inşallah.)
Saygılar ve selamlar
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 19 Şubat 2011, 17:56:38 |
|
|
 |
|
|
sayın SÜYÜNBİK e çok güzel bir konuyu işlemişin fakat yetişen nesilin en büyük sorunu araştırmadan kulaktan dolma sözlerle ve ezberle cevap vermek,te fakat bilğisiyle duruşuyla özlediğimiz gençlik azda olsa yetişmekte yeterlimi? HAYIR fakat ümitsizde değilim.
çünki ümisizlik bir ülkücüye yakışmaz.
ülkücü kişi ümitsiz bir yaşamı düşünmez.
Yeni bir çağ, çağdaşlık, küresellik, değişim, yenilenme, reform, özgürlük, bireysellik” gibi pek çok kavram yeni anlamlar yüklenerek misyonerlik cazibesine büründürülmüştür. Bülbül gibi ötmek isteyen karganın kendi ötüşünü de unutması gibi kendi kavramlarını kullanmayıp ithal kavramlara kendi anlamlarını yüklemeye çalışanların durumu kimliksizliğe sebep olmaktadır. Millet kavramına izafe edilen asli manayı görmezden gelip onu sadece maddi bir menfaat birlikteliği gibi değerlendiren yaklaşım en hafif ifade ile gaflet içindedir.
Millet, “kökleri, devamlılığı ve tarihleri olan sosyolojik gerçeklerdir” diye yaklaşanlar doğru bir yaklaşım sergilemişlerdir.
Öyleyse Türk milleti dediğimizde bu kavramın çağrıştırdığı mana doğru anlaşılmalı ve hizmet anlayışı o anlam doğrultusunda şekillendirilmelidir Ayrıca her şeyin küreselliğini ön plana çıkarıp milli olan her değeri tarumar eden “küresel düşün yerel davran” popüler yaklaşıma karşı; “milli düşün küresel davran” fikri ile net bir duruş sergilenmelidir. Bu dayatmalar karşısında, “ne dinimizden vazgeçeriz ne de milliyetimizden” diyerek Avrupalı olma sevdasına girmeyip Asya’nın, Dünya’ya sevgi tohumları eken asil çocukları olduğumuzu hatırlamamız gerekmektedir...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 19 Şubat 2011, 17:59:35 Gönderen: ATO »
|
Kayıtlı
|
|
|
| 13 Ağustos 2011, 00:34:08 |
|
|
 |
|
|
Saygı değer ATO Abi evvela derinden şükranlarımı arz eder düşüncelerini paylaştığın için müteşekkirim. Evet dediklerine samimiyetle katılıyorum. Yaşıtlarım çevremdeki gençlik kulaktan dolma çakma "İLİME" hayranlar hayran oldukları gibi başka kendilerini adam edecek ilimlerin varlığından habersizler. Elbette ümitsizlik diye bir kelime lügatimizde yok yani bulunmamaktadır. Ancak biz gençler kanımız DELİ olduğundan çoğu zaman sabırın sınırını bilmeyiz. Adı üstünde DELİKANLI. Sabır imanın yarısıdır. İman ruhumuzun gıdasıdır. Siz büyüklerimiz tecrübe erbabı olduğunuzdan sizlerin nasihatı paha biçilmezdir. Biz gençler zaman zaman yolda kalırız bize yine yardım eden bizlere koşturan siz saygı değer büyüklerimizsiniz. Somun ekmek yemeğe daha çok muhtacız öğreneceklerimiz bir hayli fazla vede mecburidir.
Evet.. yeni çağın naneleri çok.. Şuculuk buculuk derken misyoner en kral insan olmuş oluyor ve istediği şekil şemalde istediğini yapmaktadır. Gafletin haddı hududu kalmadı..
Türk Milleti diyince ilk akla gelen değer istediğimiz hizmet anlayışıdır. Son cümlene derinden katlıyorum.. : "Bu dayatmalar karşısında, “ne dinimizden vazgeçeriz ne de milliyetimizden” diyerek Avrupalı olma sevdasına girmeyip Asya’nın, Dünya’ya sevgi tohumları eken asil çocukları olduğumuzu hatırlamamız gerekmektedir..."
Rabbim TÜRKÜ korusun ve yüceltsin !
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Etiket:
Google Words: IBRAHIM HAKKI EFENDI Dosyası, IBRAHIM HAKKI EFENDI Downloand ,
IBRAHIM HAKKI EFENDI Resimleri, IBRAHIM HAKKI EFENDI Hikayeleri , IBRAHIM HAKKI EFENDI Haberleri , IBRAHIM HAKKI EFENDI İndir , IBRAHIM HAKKI EFENDI Yükle ,
IBRAHIM HAKKI EFENDI Videosu , IBRAHIM HAKKI EFENDI Arşivi , IBRAHIM HAKKI EFENDI Şiiri , IBRAHIM HAKKI EFENDI Sözleri , IBRAHIM HAKKI EFENDI Nickleri , IBRAHIM HAKKI EFENDI Yazıları ,
|

|
Dost Siteler -Link Değişimi |
| Yasal Uyarı |
|
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır. Bu konular zaman zaman yönetim tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular yer alabilir. Bu tür konuları bize reis@ulkucutavir.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
- Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to reis@ulkucutavir.com
|
Yükleniyor...
| | | | | | |