|
|
 |
|
|
Başlık tamam, itiraza mahal yoktur.
Amerika Irak’tan cekiliyor ve Kuzey Iraktaki PKK varliginin ABD sonrasi Turkiye’yi tahrik ederek Kuzey Irak’I isgal etmesine yol acacagini hesaplayarak, PKK’yi oradan silmek istiyor.
Amerika elan Irakta mıdır? Evet.
ABD Askeri dönüş için harekete geçmiş midir? Hayır.
Hal böyle ve ortada sadece Başkan Obama’ya ait bir niyet beyanından başka amare yok iken,
bu sanki varid ve şunda yoldalar demek, ve bunun üzerine hal ve istikbale dair spekülatif siyasi sıtrateji kurmanın kıymet-i harbiyesi nedir; bir faraziye olmasından başka nedir? Hiç. Daha açıkçası ve bizi yakinen ilgilendiren husus; ABD’nin PKK’yı oradan sildiği, sileceği falan yoktur, bu beyan yanlıştır.
Kuzey Iraktaki PKK’nin asil sahibi, Siyonizm’dir.
ABD’de Siyonizmin bir numaralı hakimiyet Aktörü olduğuna göre,
ha Hasan kel, ha kel Hasan, fark etmez…
PKK aparatinin icat sebebi,
1. Turkiye’ye kan kaybettirerek zayiflatmak ve
2. Kuzey Irak’tan uzak tutmaktir.
Evet, maksat, hedef budur lakin, onu kuran, kurduranlar kimler idi?
Bu hususları araştıran meşhur Yazarlar ne demişlerdi bu hususta; PKK’yı ilk MIT kurdurmuştu, ama sonra ipleri başka gizli servislerin (örn.CIA,Mossad vs.) eline geçti… Peki MIT’i Türkiyede kim yapılandırmıştı? Soğuk savaş sırasında Amerika…yani sizin değiminizle IL…?!
IL, Kerkuk-Hayfa petrol boru hatti projesini tamamlatmis, Iraktan su ve tarim arazisi kapmayi beklemektedir.
Olabilir, doğrudur, hem fırsatı-imkanı varken (Barzaniler’in aslen Yahudi ve Baba Mustafa Barzani’nin, IL ile çok kadim ilişkileri olduğu yakın zamana kadar bilinmiyordu,ama şimdi malum, değil mi?), varsa, olursa, niye yapmasın ki?
ABD – TC isbirligi ile PKK’nin tasfiye edilmesi, 2002’den beri yargi ve askeri darbe secenekleri de dahil olmak uzere her turlu vasitayi kullanarak, AKP’yi iktidardan indirmek icin calisan Siyonizm icin buyuk kayiptir.
Nihayet, hadisenin en cilveli, çetrefil, muğlak ve de bu muğlaklığı daha da geliştiren (!) satırlarınıza geldik…J
Genel olarak, TC. Hükümetlerinin bu hususta ABD ile olan ilişkilerinin niceliğini ve bu halleri ile ciddiye alınacak bir tarafları, yararları olmadığı da malum…
Derken, gelindi 2002 ve sonrası ve AKP iktidarına…
Yapılanlar nelerdi ve bundan maksat neydi, veya ne imiş gibi gösterilirken, sonra ne oldu?
Sizdre Asker karşı idi… ve gün geçmiyordu ki Darbe olacak söylentileri yayılmasın…
Bundan maksat ne idi, veya olabilirdi?
Henüz bilip, tanımadıkları AKP’nin, malum merkezlerin çekim, yönlendirilim alanlarından ayrılmasını önlemek için göz dağı vermek ve de , mümkün olduğunca onların güdümüne mahkum ederek, ABD’nin fiili yaptırımcısı AB (üyelik bahanesi veya havucu ile) ve onun tarafından (57.hükümet zamanında dahil) dayatıla gelen, henüz çıkarılmamamış yasaları, anlaşmaları çıkarttırmak, ve TC’nin her türlü bağımlılığını resmen tescil ettirip, sonra da peyder pey uygulanmasını sağlamak… Bunda ayak direyecek olursa, Darbe ile tehdit etmek…
Siyonizm, PKK’nin bitirilmesi planini durduramayinca, dagdan indirilenleri de kullanarak AKP’ye karsi savasini surdurmektedir.
PKK’nin bitirilmesi istemi sadece ve başladığı günden beri sadece Türk Vatandaşları, yani bu millete ait olup, bunun gerçekleştirilmemesi için çalışanlar da yukarıda ismi, cismi geçenler idi… iken, bunun böyle değil de, bir hoş, bir başa imiş gibi gösterilmesindeki gayeyi anlayamadık…AKP’ye, böyle bir (gizli) niyeti olsa bile, bu imkan ve şeraitin verilmesinin sadece sözden ibaret olacağı yukarda ki satırlarda müzkürdü. İlava bir şeye gerek yoktur.
MOSSAD ve diger IL istihbarat orgutleriyle Gladyo aritiklari ve Ergenekon dokuntusu cinayet sebekeleriyle yuklenerek AKP’yi bitirmek istemektedir.
Bu arada asıl bitirilmek istenenin Türkiye olduğu-olması yanında, AKP’nin bitirilmesinin ne hükmü, ne önemi olur ki?
RTE-Obama gorusmeleriyle CIA’nin aktif istihbarat destegi saglanamadiysa, Hukumet TC’nin istihbarat ve diger devlet imkanlarindan sonuna kadar yararlansa da, bu Siyonist saldiri karsisinda basari imkani zayiftir.
Bilerek muğlaklaştırılmış, mantığı çarpık bir cümle daha. Önce açılımını yapıp, maksadı sonra görmek gerüp, anlamak gerek:
Evet, TC.Başbakanı ve ABD yeni Başkanı Obama’nın görüşmeleri ile, Amerikan’ın meşhur, iktidarları ve sonra devletleri çökerten menfur gizli servisi CIA’nın (ne demekse?) aktif desteği sağlanamadıysa (işte çarpıklığın başladığı nokta) , Hükümet TC’nin istihbarat ve diğer (operasyonel olmalı) devlet (sanki TC. demek yetmiyor da, bir de devlet imkanları diye, sanki başka bir şeyden bahsediliyor, nedende?) sonuna kadar yararlandıysa da (neden yararlanmak istediği meçhul, hatta bunu isteyip istemediği bile karışık olan bir durumda, ne sonuç alınır, beklenir ki?) bu müthiş Siyonist saldırı karşısında çuvallamaktan başka çaresi olmamıştır, yoktur… anlaşılan… Tamam anladık…
Turkiye, Siyonizmle bir ortulu savas icindedir.
Ve yine aynı nakarat… Türkiyede Türk milleti adına, sanki gerçekten savaşılmış, savaşanlar olmuş gibi söz etmek, şimdi dahi farklı bir şey yapılmadığının üstünü perdelemek istemekten başka bir anlama gelmez...onun içinde bunu doğuştan avellerden başka kimse yutmaz...:-))
Bu idrak edilmedikce, yerel guc odaklarinin dinamigi ile bu mesele anlasilamaz.
Yanılıyorsunuz sayın Abudeyam, bu izahatı okuyup da, anlamayan biri çıkarsa şu kısacık bıyığımı
Keserim…
Mesele anlasilmadikca da basari kazanilamaz.
Gayenizin bu, yani meseleyi karıştırmak ve anlaşılmasını önlemek olduğunu daha baştan anlamış ve söylemiştik ve son satırınızda bile halâ bundan bahsile, başarılı olabileceğinizi umduğunuz anlaşılıyor.
Ama nafile,
Yani, mesele ziyadesiyle anlaşılmış olup, şu halde, sizin mantığınıza göre, ve bu doğrudur, başarı kazanmak mümkün olabilecektir; er veya geç, ama mutlaka...
|