
Sayın Genel Müdürüm,
Geçtiğimiz günlerde internette gezinirken Diyarbakır’da çıkan bir yerel gazetede Türk Haber Sen Başkanı’nın verdiği demeci okudum. Güneydoğu Ekspres Gazetesi’nin 26 Nisan 2010 tarihli sayısında yayınlanan demeci okuyunca 19.03.2010’da yazdığımız “TRT Farklı” yazımızda belirttiğimiz kimi olayların doğru olduğunu gördüm.
Sayın Genel Müdürüm,
Yönettiğiniz TRT Genel Müdürlüğü ülkemizin en kilit kurumlarından biridir. O kurum o kadar önemlidir ki, “Milli Güvenlik Kurulu”nun doğrudan çalıştığı, bilgi verdiği, devletin sıkıştığı noktalarda “Kendini anlatabildiği” yayın kuruluşudur. TRT yetişmiş personeliyle bir okuldur, ya da okuldu, siz gelene kadar! Niye çünkü Kurum sizin “Yandaş Medya”dan transferlerinizle artık tarafsız değildir. Artık inanılır yayın kuruluşu olma vasfını sayenizde yitirmiştir. Kuruma dışarıdan alınan ve sözleşmeli olarak istihdam edilen “Yandaş Medya” muhabirleri sayesinde “Hayal Haber Üretme Merkezi” olma yolunda dev adımlar atmaktadır.
Sayın Genel Müdürüm,
Sizin PTT ile TRT’yi karıştırdığınız konusunda ciddi kuşkularım vardır. Çünkü PTT’de her işi herkes yapar. Ama TRT asla öyle bir kurum değildir. Siz yayıncıya yayın, memura da idari işler yaptırmalısınız. Ama TRT’den gelen bilgiler bu işe böyle bakılmadığıdır. Bazı Daire Başkanlarının ya da Başkan Yardımcılarının “TRT’nin yayın servislerinin başına idareden kimselerin atanabileceği” gibi mantıksız laflar ettiği kulağımıza gelmektedir….! Bizden uyarması…
Sayın Genel Müdürüm,
Siz gelmeden önce TRT’nin nakit parasının büyük miktarlarda olduğu bilinirken, şimdilerde bazı Daire Başkanlıklarında Müdürlerine program konuklarına zorda kalınmadığı sürece para ödenmemesi konusunda şifahen emir verildiği kulağımıza geliyor….! Bu arada kulağımıza gelen diğer ilginç bir iddia da “Kurumun kendi yaptığı program sayısının sadece altı” olduğu… Eeee, bu kadar fazla dışarıya program yapıp paraları savurursanız olacağı budur…! TRT’nin üzerine vazife olmayıp da kurduğu TRT Şeş’i kurmasının amacı da aç olan zavallıları doyurmakmış meğer! … Tabii bunu biz değil TRT Müfettişleri raporları söylüyor! …
Sayın Genel Müdürüm,
İzmir ve Diyarbakır’da sıkıntıların olduğu artık ayyuka çıktı. O kadar ki, TRT Diyarbakır Müdürlüğü artık yerel gazete manşetlerine konu olmaktadır. TRT Diyarbakır Müdürü’nün “Tekzip”in anlamını bilmeden gazeteye tekzip yollaması kurum yönetiminin emin ellerde olmadığının ve personelin Allah’a emanet olduğunun göstergesidir! … Öncelikle gazetenin yayınladığı Türk Haber Sen Başkanı sayın İsmail Karadavut’un konuşmasıdır. Hukuktan azıcık anlayan bir yönetim, o gazeteden iddialara “Cevap Hakkı” ister. TRT Diyarbakır Müdürü gazeteye “Tekzip” yollayacağına “Cevap Hakkı” isteseydi daha mantıklı olurdu! … Kurumun yönetimini emanet ettiğiniz kişilere bir bakın ve bu kurumu kimlerin yönettiğini düşünün! … Türk Habersen Sendikası’nın bizzat üç kez sizden TRT Diyarbakır Müdürlüğü’ne müfettiş yollanmasını istediğini biliyoruz. Diyarbakır’da yayın sorunları konuşulması gerekirken, personelle uğraşıldığı artık herkesçe malumdur… AKP’nin bölge milletvekilleri bile bu konuyu çok iyi bilmektedir. İsterseniz AKP Diyarbakır İl Başkanına da sorulabilir bu durumlar! … Güvenlik Şirketi İhalesinden sonra, Malatya’ya alınan personelden ikisinin TRT Diyarbakır Müdürü’nün çok yakın akrabaları olduğu haberleri ayyuka çıkmıştır! … Yayında personelin kıyafetiyle uğraşan bir TRT Müdürünün orada nasıl oturduğunu sorgulamak gerekir diye düşünüyoruz. Sizin uygulamalarınız Anakentlerde farklı, Diyarbakır’da farklı mıdır? Eşitlik ilkesi bölgeye göre, yöneticiye göre mi değişiyor? Oralarda “Kılık ve Kıyafet Yönetmeliği” uygulanmıyor mu? Yoksa oralar da “Hizmete Uygunluk İlkesi” mi esas! … Bu konuda sendikalar birleşip ortak hareket etmelidir.
Sayın Genel Müdürüm,
Bizce hem Diyarbakır’a hem de İzmir’e müfettiş yollanmalıdır. Personele verilen elliyi aşkın “Savunma Amaçlı” bilgilendirme ve savunma istemlerinin kaçı yayınla ilgilidir, bunları bir soruşturun. “Türk müsün, Kürt müsün?” diye soran Müdür Yardımcısı o soruyu niye sormaktadır, öğrenin bunun nedenini! … Bir personel bir Müdür Yardımcısı hakkında niye suç duyurusunda bulunmuştur, nedenlerini araştırmalısınız sayın Genel Müdürüm! …
Sayın Genel Müdürüm,
Gelin hem Diyarbakır’a hem de İzmir’e müfettiş yollayın, yollayın ki, personelin rahatsızlığı gerçek mi, değil mi ortaya çıksın! … Sizden son bir isteğimiz daha var, siz hukukçusunuz TRT Diyarbakır Müdürlüğü personeli Diyarbakır İdare Mahkemeleri’nde yaklaşık İdare aleyhine 17 dava açmıştır. Bu davalar size karşı değil, TRT Diyarbakır Müdürlüğü’nün haksız uygulamaları için açılmıştır. TRT‘nin kaybedeceği her davanın mahkeme giderlerini TRT Diyarbakır Müdürü’nden tahsil ediniz. Bu konun takipçisi olacağız ve gerekirse bunun sağlanması için kampanya açacağız. TRT bizim ülkemizin göz bebeğidir. Bu kurumda yanlış yapan yöneticiler, müdürler bedel ödemelidir, o bedelde bu mahkemeler sonucunda ortaya çıkabilecek giderlerdir. Kimi yetersiz yöneticilerin ceremesini TRT mahkeme kapılarında ödediği ve ödeyeceği paralarla çekemez. TRT büyük kurumdur, öyle kalacaktır.
Özgür Uğur”