|
|
 |
|
|
Milletin Öfkesi Büyük, Acısı Derin Açılımların Hesabını Millete Verin
.Allah’ tan başka kimi kimsesi olmayan, hiçbir kul ve kuruluştan destek almayan, her taraftan kösteklenen, kahpeliklerden, kalleşliklerden, iftiralardan, yıpratmalardan yılmayan, Büyük Türk Milleti gibi bunca şer karşısında Allah’ın yardımı ile dimdik ayakta duran ve dosdoğru yolunda dümdüz yürümeye devam eden, tüm maddi sıkıntılara manevi gücüyle göğüs geren, mütevazı bir Türk vatandaşı, bir Türk ve Atatürk sevdalısı, yorgun bir savaşçıyım. En yorgun halimle bile Türk’ e uzanan elleri kıracak, Türk’ e yan bakan gözleri oyacak, Türk’ e çamur atan dilleri koparacak bir Türk Milletçisi, bir ülkücü ve gerçek bir Bozkurtum. Şehit Aileleri vekiliyim ve ölene kadar bu sıfatı taşımaktan gurur duyacağım.
. Size açılmayın boğulursunuz, Apo’ nun yol haritasını bırakın, Ata’ nın yol haritasından gidin, AB’ ye teslim olmayın, bunca tavizi vermeyin, karşılığında hava alır, kazık yersiniz, Ermenilerin eteğini, papaların patriklerin elini öpmeyin, bunlardan size hayır değil, şer gelir, partizanlık yapmayın, yobazlığa sapmayın, Şanlı Türk Ordusuna el atmayın dedim…
.Biliyorum dediklerimin hiçbirine kulak asmadınız. Kürt , Ermeni, Çingene; AB, Alevi, ve Gazze açılımlarında açıldıkça açıldınız. Karılarınız kapandıkça siz inadına açıldınız. Her açılımda çeneleriniz de açıldı. Çeneye kuvvet at babam at. Atma Recep Din Kardeşiyiz dedik, siz halen atmaya, Al Bayrağa sarılı sıra sıra şehit tabutlarının başında baykuş gibi ötmeye devam ediyorsunuz. Bu millet keriz, bir torba kömür ve bir çuval patates veririz, yine iktidara geliriz devleti yeriz diyorsunuz. Deyin diyebildiğiniz kadar, yiyin yiyebildiğiniz kadar.
.Artık yeter…
.Bu millet aslan gibi evlatlarını sokakta bulmadı. Milletin anasını ağlatıyordunuz, babaları da ağlatmaya başladınız. Kendi evlatlarınız Amerika’ da paralı tahsil yapacak, paralı şirketler kuracak,gemi han hamam sahibi olacak, ihaleler alacak, bir elleri yağda, bir elleri balda kalacak,
Milletin evlatları da Şehit olacak… Yok Recep Efendi yok. Sen Recepsin diye milleti Şaban sanma. Kim bu büyük ve asil Türk Milletini enayi yerine koyarsa en büyük enayiliği yapmış olur ve en büyük enayi kendisidir.
.Bu açılımları milletin başına siz sardınız. Ermenilerin peşine düşüp, Azeri kardeşlerimizi ve Türk Dünyasını bize düşman ettiniz. Yarım asrı aşkın süredir Kıbrıs’ ta Türk’ ün ve Türklüğün mücadelesini yürüten, İngilizleri, Amerikalıları ve Rumları her münazarada ringin köşesine sıkıştıran, Kıbrıs Türklerini oyuna getirmek isteyenlerin bilgisi, tecrübesi ve dirayeti ile kafalarını tokuşturan büyük devlet ve mücadele adamı Rauf Denktaş’ a yapmadık kötülük bırakmadınız ismi Kıbrıs tarihine altın harflerle yazılacak bu değerli insanı bir dövmediğiniz kaldı. AB istiyor diye Rauf Denktaş’ ı harcayıp, solcu Talat’ ı desteklediniz. Türklükten ve Türk Milletçiliğinden zerre kadar nasibini alamamış o ümmetçi zihniyetle solcu Talat’ ın arkasında durdunuz. Sonuçta ne oldu? Kıbrıs Türk’ ü ne aldı? Kıbrıs Rum Kesimi AB üyesi oldu ve her konuda TC’ yi veto ediyor. KKTC’ de ise insanlık dışı ambargo sürüp gidiyor.Tam bir fiyasko ve bu fiyaskoların müsebbibi sizsiniz.
. Bu ülkede Çingene ‘ye, Alevi ‘ye, Kürt’ e kim öte git, beri gel diyor? Hangisinin seçme, seçilme, çalışma, kazanma hakkı elinden alınmış? AB bir istiyor, siz beş veriyorsunuz. AB’ ye arsız bir sığıntı gibi yanaşabilmek için vermediğiniz taviz kalmadı. Büyük Türk Milletinin gururunu ve onurunu AB uğruna batılı Hıristiyan emperyalistlerin ayakları altına aldırdınız, çiğnettiniz ve onlarla birlikte takunyalı ayaklarınızla çiğnediniz. Yabancılar sizden ne isteseler, nerenizi isteseler, bir saniye bile düşünmeden ve gözünüzü kırpmadan veriyorsunuz. Buna karşılık batılılar size ne veriyor ? AB size günahını dahi vermiyor. Verdikleri tek şey, AB’ ye girmeniz için yeni tavizlerin listesini içeren tavsiyeler… Türk Milletini bölmek ve parçalamak için ne gerekiyorsa AB emrediyor, sizler kayıtsız şartsız yerine getiriyorsunuz.
.AB, Kürt , Çingene ve Alevi açılımından sonra Laz, Gürcü, Çerkez, Boşnak, Tatar ve Fellah açılımı ; arkasından Süryani, Mecusi vs. açılımları isteyecekler ve siz her zaman olduğu gibi balıklama atlayıp, hemen vereceksiniz, tam gaz açılabildiğiniz kadar açılacaksınız. Karılarınız kapandıkça siz açılacaksınız. Yüzme bilmediğiz ve her açılımı elinize yüzünüze bulaştırdığınız için ya boğulacak, ya da batının aç gözlü köpek balıklarına yem olacaksınız.
Ne yapayım, laf anlamıyor,söz dinlemiyorsunuz. Ne demişler ; kendi açılan ağlamaz…Siz milletin sesine kulak tıkayın bakalım. Şehitlerimizin analarının, babalarının, çocuklarının, kardeşlerinin, hanımlarının, nişanlılarının ve tüm yakınlarının göğe yükselen acı feryatları, sizin beri gelmediğiniz Yemen’den,Sudan’dan, Katar’dan, Gazze’den bile duyuluyor ama sizin kulaklarınız milletin sesine öyle bir tıkanmış ki, Türkiye’den tüm dünyaya yayılan bu sesi bir tek siz duymuyor, Büyük Türk Milletinin sıradağlar gibi kabaran öfkesini bir tek siz hissedemiyorsunuz. Bu giderek kabaran öfke seli taşarsa ve sabır duvarlarını aşarsa Allah korusun neler olacağını varın siz açılımcılar düşünün. Benim milletim ne kadar büyük ve asil bir millet ki; her gün aslan gibi evlatlarını beşer onar kara toprağa verdiği halde bayraklara bürünmüş şehitlerinin tabutlarına sarılıp, ( Vatan sağ olsun, bu mukaddes vatan ve ay yıldızlı al bayrak için gerekirse öbür evlatlarımı, evlatlarımın hepsi şehit olursa, kendi canımı seve seve feda ederim ) diyebilmektedir.
Böyle bir vatan aşkını, böyle bir bayrak sevdasını, böyle bir inancı ve imanı Allah hangi millete nasip etmiştir? İşte Büyük Türk Milleti bunun için Allahın yegâne sevgili kavmidir. Beni Türk yarattığı için Allahıma binlerce kere şükrediyorum. Ne Mutlu Türk’üm Diyene…
Evet, Recep Efendi… Türk Milleti bu kadar büyük ve asil bir millettir… Yine Büyük Türk Milleti öyle maval martaval okunarak ve elma şekeri verilerek kandırılacak enayi bir millet asla değildir. Sakın kendi adın Recep diye milleti de Şaban sanma…
Açılımları bu milletin başına hiçbir hazırlığınız, bilginiz ve beceriniz olmadığı halde siz sardınız. Tüm açılımlarınız gibi Gazze Açılımınız da tam bir fiyaskoyla bitti. Aklınız sıra kurnazlık yapacak, Gazze’ye gemiyle yardım sokacak, bu vesile ile caka satacak, milletimin dini duygularını bir kez daha sömürüp yine sahneye çıkacak ve vatandaşın oylarını kendinize çekecektiniz. Samimi, dürüst, akıllı, tecrübeli ve becerikli olmadığınız için Allah bu açılımı da diğerleri gibi ayağınıza dolaştırdı. Hem kendiniz rezil oldunuz hem de Büyük Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin itibarını beş paralık ettiniz. İnsanlar öldürüldü, yaralandı, tutuklandı, gemiye ve yardım malzemelerine el kondu, terörist İsrail ve üç beş katil Yahudi asker işi bitirdi, malı götürdü. Siz açılımcılar ise aciz, çaresiz ve zavallı kaldınız. Elinizden hiçbir şey gelmedi ama her zaman olduğu gibi dilinizden inciler dökülmeye başladı Başbakan çeneye kuvvet İsrail’e esti savurdu, konuştukça konuştu. Başbakan yardımcısı Bülent Arınç liderinin her konuşmasına ağladıkça ağladı. Ak Partili mebuslar karaları bağladı, Kaba sakallılar ve kara çarşaflılar ( Böyle acayip ve Türk Töresinde asla yeri olmayan kılık kıyafetlere bürünerek ve çocuklarımıza öcü gibi görünerek kendilerini İslam, kendilerinin dışında kalanları da kâfir sanan zavallı yobazlar ) aldılar Filistin bayraklarını ele, düştüler yola. Günlerce caddelerde, sokaklarda, meydanlarda Yaser Arafat ve Recep Tayyip Erdoğan posterleri ile İsrail’i protesto ettiler. Türkiye Cumhuriyetini küçük düşüren bu kanlı eylemi, terörist İsrail Devletini ve cinayet işleyen katil İsrail askerlerini hepimiz, her Türk vatandaşı en az bu açılımcılar, kara çarşaflılar ve kaba sakallılar kadar kınadık ve lanetledik. Ancak biz bu rezalete Recep Efendi ve taifesi gibi at gözlüğü ile ve tek taraflı bakmadık. Mavi Marmara gemisinde sergilenen bu katliamın ve milletçe küçük düşürülmemizin tek sorumlusunun terörist İsrail olmadığını, Recep efendinin, Recep efendi desteğindeki İHH’ nın ve Recep efendiyi şak şaklamakla görevli tüm AKP mensuplarının da en az İsrail kadar sorumlu ve suçlu olduğunu, hiçbir tedbir almadıklarını, oy için ava çıktıklarını, ava giderken avlandıklarını, ölümlere ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerini, laf kalabalığı ve Filistin bayraklı protesto gösterileri düzenleyerek, kendi suçlarını ve kusurlarını ört bas etmeye çalıştıklarını gördük, düşündük ve bunu açık açık söyledik. Recep efendi tersine tepen ve kendisi ile birlikte milletin de ayağına dolaştırdığı bu Gazze’ ye yardım açılımı rezaletinden sonra çenesini yanına alıp, ben nerde hata ettim diye kara kara düşüneceğine; tam tersine, çeneye kuvvet il il dolaşıp, meydanlara tabii bir öfke ile toplanan vatandaşlara coşkulu nutuklar atmayı, İsrail’i asarız, keseriz, yakarız, yıkarız diyerek insanlarımızın dini ve milli duygularını istismar etmeyi, Mavi Marmara rezaletindeki dikkatleri dağıtmayı, kendi kusurlarını kamufleyi ve milleti kandırmayı tercih etmiştir. Recep efendi ve taifesi Gazze’ ye Yardım Açılımı rezaletini dahi sanki marifetmiş gibi oya tahvil etme gayretine girmişlerdir. Pes doğrusu… Pişkinliğin bu kadarına ben diyecek bir söz bulamıyorum. Varın siz ne derseniz deyin…
Gelelim Kürt Açılımına ve bu açılımın neler getirdiğine, daha doğrusu neler götürdüğüne… Kürt Açılımı yurdumuzun bir bölümünde güzel Türkçeyi götürdü. İl, ilçe, belde ve köylerdeki Türkçe isimleri de götürdü. Taş atan çocuklar bırakılsın dediler, bu çocukları cezaevlerinden aldı götürdü. ( polise ve askere taş atanlar şimdi kurşun, bomba ve roket atsın diye, nasıl olsa açılım ayağına bir yasa daha çıkarır yine bunları sokağa salarlar ) her tür bölücü ve yıkıcı eyleme karışmış PKK militanlarına Eve Dönüş Yasası çıkardılar, bunları cezaevinden alıp kendi evlerine götürdü. ( bunlar eve mi döndü, dağa mı çıktı, orasını bilenler bilir ) ( taş atan çocuklar, kurşun atan militanlar yani kürt tutuklu ve hükümlüler evlerine dönsün, Türk olanlar cezaevlerinde çürüsün. Anayasanın eşitlik ilkesine bak, hizaya gel. Anayasa Mahkemesine saldıran ve TBMM’yi Anayasa Mahkemesine karşı isyana kışkırtan Anayasa Mahkemesi raportörü Osman CAN’ a bak daha da hizaya gel. Bu arkadaş AKP’den bir milletvekilliği sırası kapabilmek için epey şaklabanlıklar yapıyor ve her geçen gün daha da midemizi bulandırıyor ) DGM’ ler den asker üyeleri götürdüler. Öcalan asılmasın diye TCK’ dan idam cezasını götürdüler. Cebimizden anlımızın teriyle kazandığımız paramızı götürdüler. ( Apo’ nun ve PKK’ nın meclisteki temsilcileri olan ve ağızlarını sayın Öcalan’ la açıp sayın Öcalan’ la kapatan BDP’ li mebuslar her ay milyarlarca lira para alıyor ve bu paralarla diyar diyar gezip TC’ ye kara çalıyorlar.) Çatışmalarda ölen PKK ‘ lı terörist cesetlerini götürdüler. ( BDP’ li belediyelerde bunlara konvoy yapıp, törenler düzenlediler, ağıtlar yakıp intikam yeminleri ettiler, yakında anıtlarını da dikerler) Hakimleri savcıları Kuzey Irak kamplarından gelen PKK militanlarının ayaklarına götürdüler. ( Bunlara davullu zurnalı karşılama törenleri tertiplediler, bunları şeref tribünlerinde oturttular, konuşmalar yaptırıp, Kürt vatandaşları azdırsınlar, birlik ve beraberliğimizi bozdursunlar dediler. TC’ ye çattılar, Kürt halkının temiz duygularına kin ve nefret kattılar)
Geriye Kürt Açılımından bir tek PKK Militanları tepenize S........ talebi kaldı. Bu son arzuları yerine gelmediği için PKK’ nın TBMM’ deki uzantısı olan BDP’ li ler kızdılar, küstüler ve alın Kürt Açılımını başınıza çalın diyip açılımcı AKP ile görüşmeleri kestiler.
Kürt açılımı da AKP’ nin tüm açılımları gibi tam bir fiyasko ile bitti.
Recep Efendi derler adına, doyum olmaz çenesinin tadına !... Kürt Açılımı fiyasko ile biter de hiç Recep Efendi boş durur mu ? Yine yağladı çeneyi Türk ve Dünya sanat çevrelerinin güneşi ! Van milletvekili ve AKP genel başkan yardımcısı Hüseyin ÇELİK’ i çağırır ve emir buyurur ( Önce şarkıcıları, türkücüleri lüks bir mekanda topla, ben konuşup Kürt açılımını anlatayım. Benim ağzımdan bal, yardımcım Bülent ARINÇ’ ın gözlerinden yaş aksın Bülent ve sen sağımda ve solumda oturun. Ben konuştukça Bülent ağlasın, Bülent ağladıkça sen de devamlı beni tasdikleyip kafanı salla ah çek, vah çek, ara sıra aşka gelip Allah diye nara çek. Toplantıya katılanların hepsi artist.. Siz daha artist olun ki, bunları etkileyelim. ) der. Hüseyin ÇELİK el pençe divan durduğu padişahları Recep Efendinin karşısından baş üstüne efendim, emriniz olur efendi hazretleri diye başını eğerek geri geri giderken ( aman efendim, yaman efendim, dağlar başı duman efendim, bu ne dahice bir fikir, bu ne muhteşem adam tavlama taktiği, padişahım, sultanım, ben köleniz size hayranım, en kısa sürede ne kadar şarkıcı, türkücü, popçu, topçu, artist, dansöz, manken, yazar çizer varsa bilaistisna huzurlarınızda bilin efendim der ve sanat güneşi Hüseyin ÇELİK’ in organizatörlüğünü yaptığı açılım toplantıları bir biri arkasına düzenlenir. Recep Efendi en iyi bildiği şeyi yapar ve sahneye çıkıp çeneyi yağlar, şarkılar okur şiirler söyler. Bundan sonra analar ağlamasın, benim gibi siz sanatçıların yüreklerini de şehit acıları dağlamasın, Kürt Açılımı şöyle iyidir, böyle güzeldir, şu kadar faydalıdır bu kadar sevaptır, aman beni ve Kürt Açılımımı destekleyin, şarkı türkü ve film aralarında Kürt Açılımının ne kadar güzel bir şey olduğunu söyleyin vs. vs. konuşurda konuşur. Hep birlikte gülüşürler, oynaşırlar, biraz da ağlaşırlar, Açılım toplantıları ve Recep Efendinin açılım saplantıları bu şekilde sürüp gider.
Ekmek elden su gölden paralar ödenir gayyipte etkili açılım konuşmaları ise Başbakan Recep TAYYİP’ ten …
Recep Efendi sen senin icadın olan bu Kürt Açılımı fiyaskosunu şarkıcılara, türkücülere, topculara, popçulara anlatıp da beyhude zahmete girme. Zaten tüm Dünyayı gezmekten vakit bulamıyor ve Türkiye’ de kalamıyorsun. Bu kıymetli vaktini de boşa harcama senin Kürt Açılımını izah ve ikna edeceğin iki gurup var. Bunlardan biri Apo’ nun partisi BDP ; diğeri de her gün canlarından bin defa daha kıymetli şehit evlatlarını toprağa vermeye devam eden Şehit Aileleri.
Barış ve Demokrasi Partili ve tek tek Apo’ nun meclise gönderdiği kişiler senin yüzüne kapılarını şak diye kapattılar bunlardan sana, senden de bunlara fayda yok. Sen ne söylersen söyle fasulye pişmez öyle diyerek, bölücülüğe yıkıcılığa ve Kürt vatandaşları Apo’ nun emir ve talimatları doğrultusunda kışkırtmaya devam edecekler.
Şehit Ailelerine gelince ; bunların hiçbir ferdi senden ve senin adamlarından zerre kadar hoşlanmıyor. Köşkte Şehit Ailelerine göstermelik iftar yemeği vermekle Abdullah GÜL; Van’ da koruma ordusunun arasında şehitlerimizin cenaze törenine katılmakla sen ; senin her konuşmanda boynunu büküp mendilini çekip ağlamakla Bülent ARINÇ ; hiç sıkılmadan Genel Kurmaydan açıklama bekliyoruz demekle Meclis Başkanı yaptığı Mehmet Ali ŞAHİN ; açılım toplantılarına popçuları topçuları şarkıcıları türkücüleri toplamakla Hüseyin ÇELİK ve senin karşında kul köle olan, senin emrinle mecliste parmak kaldırıp indirmek için seçilmiş tüm AKP taifesi Şehit Ailelerini asla kandıramazsınız. Öyle ki sizlerden birinin adının geçmesi dahi Şehit Ailelerinin asabını ve moralini bozmaya ve sinirden tüylerini diken diken etmeye yetiyor. Bu benim fikrim değil. Bunu bana her zaman yanlarında ve yardımlarında olduğum şehit yakınları söylemektedir.
Boşuna açılım rezaletlerini ört bas etmeye, kurnazlık ve gevezelik yapıp oy avlamaya çalışmayın BDP’ nin parti kapısı gibi Şehit Ailelerinin de gönül kapıları sizlere tümü ile kapanmıştır.
Size gerçek bir ölçü vereyim. Eğer bir siyaset adamı ve ekibi Şehit Aileleri ile ters düşmüş ise ve Şehit Ailelerinin sıtkı bu kişilerden sıyrılmış ise o siyasi partinin pili bitmiş, sonu gelmiş demektir. Bunun en son ve canlı örneğini sizden bir önceki dönemde yaşadık ve gördük. Siz ister inanın, ister inanmayın umurum da bile değil. Yakında yapılacak seçimlerde tepe takla olacaksınız ve o zaman bana hak vereceksiniz. Geldiğiniz gibi gideceksiniz. Gitmesine gideceksiniz ama öyle başınızı alıp çekip gidemezsiniz. Hepsi fiyasko ile sonuçlanan bu açılımların hesabını tek tek vereceksiniz. Büyük Türk Milleti sizden ağzınıza yüzünüze bulaştırdığınız, ayağınıza dolaştırdığınız bu saçma sapan açılımların ve açılımlar uğruna canını veren şehitlerin hesabını tek tek soracaktır.
Şevket Can ÖZBAY
|