Ülkücü Tavir
23 Mayıs 2012, 19:55:44 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 


* Ülkücü Tavir - Reklam Alanı
Ülkücü Tavır Reklam Ülkücü Tavır Reklam

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: İşte size MİT’çiden bir yol haritası
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 521 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İşte size MİT’çiden bir yol haritası  (Okunma Sayısı 521 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
14 Aralık 2010, 22:02:10
ATO

Admin

*


Üye No : 689

Yaş : 50

Nerden : ANKARA

Konu  : 852

Mesaj : 1060

Teşekkür Sayısı: 168
a.erolyalcin@hotmail.com
Çevrimiçi

Ulkucutavir

Seçimlerden sonra yapılacak “Yeni Anayasa” nasıl olacak, devletin eli-yüzü neye benzeyecek, PKK rejime nasıl ortak edilecek sorularının cevabını eski bir MİT’çi anlattı. Bu MİT’çi öyle sıradan, eften püften biri de değil. Adam terörün en civcivli zamanında, 1989-91 Diyarbakır MİT Bölge Başkanlığı yapmış. Sonra üstün başarılarından dolayı olsa gerek MİT İstihbarat Daire Başkanlığına, arkasından Müsteşar Yardımcılığına terfi ettirilmiş biri. 2005’te  emekliye ayrılmasıyla beraber mesaisine fahri olarak devam etmiş.

PKK ve Türk Devletinin tasfiyesi üzerine yazılar yazıyor, konuşmalar yapıyor, projeler geliştiriyor.
Bilgi kaynağımız bu MİT’çi, Cevat Öneş. Zamanın ve şartların çok müsait olduğunu Cumhurbaşkanı Gül gibi vurgulayan MİT’çinin bilgisi ve iddiaları şöyle:

1.Terör ve “Kürt Meselesi” nin çözümü için, Anayasa ve kanunlarda ne kadar Türk kelimesi geçiyorsa hepsi çıkarılacakmış. Devletin hukuku içinde hiçbir etnik kimliğe yer verilmeyecekmiş. Böylece etnik/ırk grupları arasında demokrasi ve eşitlik sağlanacakmış. (Devlet ancak millet varlığı üzerine bina edilebilir. Etnik gruplar üzerine devlet inşa edilemez. Dünyamızda millet adı devletin de adı ve kimliğidir. Aynen Çin, Japon, Rus, Alman, Amerikan, Fransız, İngiliz, Yunan ve Ermeni devleti gibi. Yine demokrasi ve eşitlik insanlarla ilgili bir kavramdır, etnik/ırk grupları için kullanılamaz. Buna rağmen bu kirli oyun, Haçlılar, maşası PKK ve işbirlikçilerinin Türksüz Türkiye için oynanıyor.)
 
 2- Eğitim dili Türkçe ve Kürtçe olacakmış. (Milletin ortak dili, devletin de dilidir. Uluslararası hukuka göre iki dilli devlet olmaz. Büyük güçlerin çıkarları için inşa ettikleri istisnai ve geçici örnekler vardır. Irak’ta olduğu gibi.)
 
 3- Anayasanın 66’ncı maddesi değiştirilerek, Türk üst kimliği yerine vatandaşlık üst kimlik yapılacakmış. (Kimlik bir millete aidiyeti gösteren sosyolojik bir kavramdır. Vatandaşlık ise renksiz hukuki bir terimdir. Başına Türk, Amerikan, İngiliz, Fransız, Japon gibi millet adı getirilerek kullanılırsa kimliği ifade edebilir. Bu vatan üzerinden Türk’ün adını silmek için kimliğimizle oynanıyor.)

4- Barış ortamının kurulabilmesi için, Türkler geçmişleriyle yüzleşip özeleştiri yapacakmış. Açıkça özür dilenmese bile, yapılan hata ve haksızlıklardan dolayı pişmanlık duyulduğu ifade edilecekmiş. (Demek ki; barış ortamı PKK’ya teslim olmakla da bitmiyormuş. Bir de, 50 bin kişinin hayatına kasteden, milletimizin birliğine saldıran, bütün dünyanın terör örgütü olarak kabul ettiği, insanlığa karşı suç işleyen bu terörist canilerden özür de dilememiz gerekiyormuş. Haçlıların Türk düşmanlığında ne kadar hayasızlaştığını tarihten biliyorduk da, işbirlikçilerini iyi tanıyamamışız.)

5- Af kelimesi incitici olacağı için, Kandil ve diğer yerlerden gelecek PKK’lılar için uygun bir dil bulunmalıymış. (Bin yıllık egemenliğimize saldıranları peşinen affedecekmişiz, ama bu söz yerine “Demokrasi kahramanları” veya “insan hakları savunucuları” gibi bir isim de bulmamız gerekiyormuş. Soralım; acaba ülkeyi kan gölüne çevirenler mi, yoksa onlara böylesine sıfatlar arayanlar mı daha suçludur? Acaba Türk düşmanlığı mı bazılarını bu kadar insanlıktan çıkarıyor?)
 
 6- Seçimlerden sonra yapılacak yeni anayasa, insanı ve demokrasiyi esas alarak inşa edilecekmiş. (Elbette insan çok önemli ve kutsal bir varlıktır. Ancak bir  millete mensup ve bir devletin vatandaşı olan insanların birbirleriyle, toplumla ve devletle ilişkilerini düzenleyen hukuki kuralların tespiti, sadece bu iki kavrama göre belirlenemez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10 ve 11’inci maddeleri bu hususa açıklık getiriyor. Diyor ki; “... demokratik bir toplumda,... ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının temini için... sınırlamalara ve yaptırımlara gidilebilir.” Demek ki, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler bu esaslara göre kısıtlanabiliyor. Bunu da yürütecek olan devlettir.)

Fırsat kaçmasınmış!

Bölücü siyaset, hiçbir şeyden çekinmeden devam ediyor. Bu siyaset Türkiye’yi 5 yönden kuşatma altına almış durumda.
ABD kuşatmanın birinci ayağıdır. Malum haritalar, PKK’yı dolaylı himayesi ve kullanması, terörün yok edilmesine yönelik TSK’nın sınır ötesi harekatına getirdiği tahditler, Obama’nın TBMM’de yaptığı konuşmada vatandaşlarımızın bir kısmını “Kürt Azınlık” olarak nitelendirmesi ve bunların haklarının verilmesi talebi, PKK’nın tasfiyesi için “açılım” konusunu Türkiye’nin gündemine sokarak bölücü siyasete vize sağlaması ve Irak’ın kuzeyindeki yönetimi, devletmiş gibi Türkiye’ye kabul ettirmesi gibi daha da sıralanabilecek bir çok uygulama, ABD’nin bu konudaki girişimleridir.
Kuşatmanın ikinci ayağı AB’dir. AB ülkelerinin bir kısmı, PKK’nın finans desteği almasına, medya organları ile propaganda yapmasına, faaliyetlerini Avrupa’da sürdürebilmesi için dernek, büro ve çeşitli enstitüler kurmasına imkân yaratmıştır. AB ilerleme raporlarının tümünde “Kürt Azınlık”tan bahisle bunlara hak verilmesini talep etmektedir. AP bu konuda çeşitli kararlar almakta ve bölücü siyaset yapanların parlamentoda propaganda yapmalarına fırsat tanımaktadır.

Üçüncü ayak, Irak’ın kuzeyindeki yönetimdir. Bu yönetim hem Türkiye’deki bölücü hareketleri desteklemekte, hem de kendi kontrolünde tuttuğu bölgedeki PKK terör örgütünü himaye etmektedir. Irak üst yönetimindeki bazı yetkililer de etnik kökeninden dolayı bu duruma göz yummaktadır.
Kuşatmanın dördüncü ayağı, PKK terör örgütünün kendisidir. Görevi, Kürtçülük konusunu iç ve dış kamuoyunun dikkatine getirmek, korku, panik, telaş, baskı ve bıkkınlık yaratarak isteklerin kabulüne ortam hazırlamaktır. Bölücü siyasetin önünü açmak, eylemsizlik kararları ile siyasi sonuçlar beklemek, siyasetin tıkanması halinde yeniden terör yapmak için varlığını devam ettirmektir.
Kuşatmanın beşinci ayağı da bölücü siyasettir. Bu ayakta TBMM’de etnik/bölücü siyaset yapan siyasi parti, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), İmralı ve kısmen de Kandil vardır. Ayrıca bu siyaseti ve hareketi doğrudan destekleyen medya yazarları, aydın olarak nitelendirilen bölücüler ve TV yorumcuları bulunmaktadır. Bu hareketi dolaylı destekleyen yazar ve medya yorumcularını da dikkate almak gerekir.
Yürütülen bölücü politikadan amaç, siyaset yoluyla bir Kürt Milleti yaratmak, bunu anayasada yapılabilecek değişiklikle gerçekleştirmek mümkün olmadığından yeni bir anayasa yapılmasına imkân sağlamaktır. Oluşumu yerel yönetimler kanunu ile güçlendirmektir. Demokratik Özerklik, hedef olarak alınmıştır. Bu çerçevede; ayrı bir millet, yönetim, güvenlik gücü, Kürtçenin eğitim dili olarak kullanıldığı ayrı bir öğretim teşkilatı, ayrı sosyal, kültürel ve sportif kuruluşlar gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin olanaklarından istifade eden, ancak kendi sembol ve bayrağı da bulunan bir yönetim oluşturulmaya çalışılmaktadır. Hiç çekinmeden Güneydoğu Anadolu bölgesini “Kürdistan” olarak adlandırmaktadırlar. Sonrası zaten bilinmektedir.
Bu konunun tamamen siyasetle gerçekleştirilebileceği hususunda bölücü siyaset yapanlar arasında fikir ayrılıkları da çıkmıştır. İmralı, varlığını ve önemini korumak için terör örgütünün tasfiyesine sıcak bakmamaktadır. Hatta netice alınamaması halinde Mart 2011’den itibaren terörün yeniden gündeme geleceği tehdidinde bulunabilmektedir. DTK, mevcut ortamı bir fırsat olarak görmekte, bunun kaçması halinde, terörü ima ederek, arzu edilmeyen gelişmelerin olabileceğini beyan etmektedir. Kandil de, önem, menfaat ve konumunu muhafaza için tasfiyeden yana değildir. Türkiye Cumhuriyeti Yönetimi de maalesef terörü önleme ve   “açılım”  adı altında bölücülerle dahi müzakere etme yanlışı içindedir. Kürtçülük konusunda atılan adımlar, kamuoyuna marifet olarak yansıtılmaktadır.

Bu gelişmeler, Türk Vatanı’nın ve Türk Milleti’nin varlığını, bütünlüğünü, güvenliğini, ulus-devlet ve üniter-devlet anlayışını ortadan kaldırabilecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiyesine yol açabilecektir. Siyasilerimiz maalesef kısır çekişmeler içine girmişler, tehlikeyi fark edemez duruma gelmişlerdir. Gerçekleri görmemenin, yanlıştan dönmemenin, önlem almamanın, alınması için iktidar olsun, muhalefet olsun, etkin siyaset yapmamanın, halkı aydınlatacak olumlu propaganda ve faaliyette bulunmamanın ne anlama geldiğini okuyucuların takdirine bırakıyorum.

« Son Düzenleme: 14 Aralık 2010, 22:03:56 Gönderen: ATO » Kayıtlı
ATO'in Imzasi

HER GECENİN BİR  SABAHI ...

  HER ÜLKÜCÜNÜN SORACAK BİR HESABI VARDIR...
Etiket:

Google Words: İşte size MİT’çiden bir yol haritası Dosyası, İşte size MİT’çiden bir yol haritası Downloand , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Resimleri, İşte size MİT’çiden bir yol haritası Hikayeleri , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Haberleri , İşte size MİT’çiden bir yol haritası İndir , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Yükle , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Videosu , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Arşivi , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Şiiri , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Sözleri , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Nickleri , İşte size MİT’çiden bir yol haritası Yazıları ,
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Dost Siteler -Link Değişimi
Yasal Uyarı
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır. Bu konular zaman zaman yönetim tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular yer alabilir. Bu tür konuları bize reis@ulkucutavir.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır. - Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to reis@ulkucutavir.com
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.14 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
|Tags |Tagged |Site Map | Sitemap1 | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Bu Sayfa 0.23 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu

13 Mayıs 2012, 17:33:51