|
|
 |
|
|
Birinci görüs: Bu görüşe göre haftanın 7 gün oluşu konusunda kesin bilgilere sahip değiliz. Ama büyük bir ihtimalle güneşin doğuşu ve batışı, ayın geçirdiği devreler ve kadınların adet görmelerindeki safhalar, haftanın 7 gün olarak belirlenmesinde rol oynayan mistk etkenlerdir. Annenin tanrıça olarak sevilip hürmet görmesini, hayatın sembolü olan doğurganlığını, babil ve asurların tanrıçası İştar da ve Mitolojinin diğer tanrıçaları Astrate, Demeter, Isıs ve diğerlerinde görmekteyiz.
En eski bilgilere göre bile kadınların adet devreleri (Menstruationszyklus) ortalama olarak 29,5 gün olarak belirlenmektedir. Bir adet devresi dört bölüme ayrılır. Ve her bölümün kadının organizmasında yol açtığı kendine özgü belirli değişiklikler vardır. Bugünkü tıbbın verilerine göre Menstruum, Postmenstruum, Intervall ve Praemenstruum(türkçelerini bilmediğim için latince terimleri olduğu gibi alıyorum) diye adlandırılan bu bölümler yedişer gün sürmektedir.
Bu düşünceden yola çıkarak Babillilerin haftayı yedi gün olarak belirledikleri ve babillerin kutsal sayısı 7 nin sonraları Yahudiler, Yunanlılar ve Romalılar tarafından benimsendiği öne sürülmektedir.
Babillerde sene ilkbaharla başlıyor ve 12 veya 13 ay sürüyordu. Bir ayın başlangıcı olarak dolunay ın göründüğü ilk gün alınıyordu. Eski Mısır takvimi de bir seneyi 365 gün ve 12 ay olarak belirliyordu. Bir günün 12 eşit saate bölünmesini, dakikaları ve saniyeleride Sümerlere borçluyuz araştırmalara göre. Senelerin, ayların ve günlerin hesaplanması eski kültürlerde rahiplerin tekelindeki bir uğraşı idi bunun neticesi olarakta rahiplerin günlük yaşamda insanlar ve devletler üzerinde büyük etkileri vardı. İşin ilginç yanı birbirinden bağımsız olarak yürütülen takvim konusundaki belirlemelerde sistemler arasında büyük benzerliklerin bulunması. Bu benzerliklere rağmen bazılarının takvimi aya göre diğerlerinin güneşe göre hesaplamaları büyük karışıklıklara yol açıyordu.
Ikinci Görüs: Romalıların haftası sekiz gündü. Her sekiz günde bir bütün işler durur ve Pazar kurulurdu. Köylüler bu Pazar günlerinde şehre gelir ve mallarını satarlardı. Belirli günlerin kendine has belirli özellikleri vardı. Pazarın kurulduğu gün belirli yerlere yeni yönetmelikler ve şehir idaresi konusunda ilanlar taş levhalara yazılırdı. Ay başlarında borçların ödenmesi gerekirdi ve faiz işlemeye başlardı.
Belirli yıldızların ve yıldz takımlarının belirli zamanlarda görünmeleri ve bunlar belirli bir konstellsayona(birbirlerine karşı olan pozisyon ve durumları) geldiklerinde görülen kuraklık, yağmur, sıcaklık ve soğukluk gibi hava değişiklikleri insanları yıldızların dünya üzerindeki etkilerini araştırmaya yöneltti. Astrologların ve yıldız falcılarının saati.
Yıldızlara atfedilen bu etki sonunda, milattan sonra ikinci yüzyıldan itibaren gezegenlere bağlı olarak 7 günlük hafta nın doğuşu başlıyor. Buna göre Hafta güneş günü (dies Solis - Sun – Sonne= Sunday- Sonntag) ile başlıyor, arkasından ay günü ( Luna- moon – mond= monday – montag) arkasından Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs ve Satürn geliyor. Romalıların gezegenlere dayanarak yaptıkları isimlendirme sonradan hıristiyanlar tarafından da benimsenmiş. Almanlar bu gezegenler için onların karşılığı olan Cermen tanrılarının isimlerini kullanıyor.
Sunday-Sonntag latince-dies solis (Güneş'in günü) (ya da Dominica) germence-Sonne-Güneş
Monday-Montag latince-dies lunae (Ay'ın günü) germence-Mond-Ay
Tuesday-Dienstag latince-dies martis (Mars'ın günü) germence-Siu, Ziu - Savaş Tanrısı
Wednesday-Mittwoch latince-dies mercurii (Merkür'ün günü) germence-Wodan, Wotan, Odin - Rüzgarın Tanrısı
Thursday-Donnerstag latince-dies iovis (Jüpiter'in günü) germence-Donar, Thor - Havanın Tanrısı (Şimşek, Dolu, Gökgürültüsü) Tanrısı
Friday-Freitag latince-dies veneris (Venüs'ün günü) germence-Freia, Freya, Frija, Frigga - Güzelliğin, aşkın Tanrıçası, Wotan/Odin'in karısı
Saturday-Samstag latince-dies saturni (Satürn'ün günü) (ya da Sabbata) babilonca-sabattu- Kalbe, dinlenmesi için verilen gün
Türk’lerde günler, biriç ikinç, üçünç diye sıralanır.
Pazar Farsça "bazar" dan
Pazartesi "Pazar ertesi"
Salı Arapça (üç)
Çarşamba Farsça "cehar senbih" (dördüncü gün)
Perşembe Farsça "penç şenbih" (beşinci gün)
Cuma Arapça "cem" (toplanma)
Cumartesi "cuma ertesi"
Ay isimlerine gelince:
Ocak: Eski Türkçe'den od(ateş)dan odak/ocak (ateş olan yer ateşlik)(Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
Şubat: Süryanice'den, şabat/şobat.(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryani dilinden, yılın ikinci ayı, ki yirmi sekiz (artık yıllarda yirmi dokuz) gün r.( Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
Mart: Latince'den yılın üçüncü ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den Mars(savaş tanrısı)tan martius (Mars'la ilgili olan,Mars ayı)(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
Nisan: Süryanice'den, nisanna (kökeni Akad. nisannus)dan(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den yılının döndürcü ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
Mayıs: Latince'den, yılın beşinci ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den, maius (magnus/büyük, maior/daha büyük, maius)tan mayıs..(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
Haziran: Süryanice'den hazaran/hazuran (sıcak, hazıran)dan haziran.(Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
Temmuz: Sümerce'den dummuzi'den, İbranice'de tammuz (efendi, bey anlamında).(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
Ağustos: Latince'den augustos (Roma İmparatoru Agustos'un adından) tan ağustos.(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Latince'den, yılın otuz bir gün süren sekizinci ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
Eylül: Süryanice'den, aylul (eylül)dan, eylül (üzüm ayı). Hint-Avrupa dillerinde "eylül" ayının karşılığı yedi sayısıdır.(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Yılın dokuzuncu ayı olup, otuz gün sürer.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
Ekim: Türkçe, tarlaların ekildiği ay.(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
Kasım: Arapça'dan ayıran, bölen, kısımlayan anlamında.(Kaynak: Temel Büyük Türkçe Sözlük,Dr.Mehmet Doğan,Bahar Yayınları,1994,İstanbul.)
Aralık: Türkçe, iki şey arasındaki boşluk.(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul
|