|
|
 |
|
|
HAİN ALÇAKLAR BAŞARDI! TÜRKÇEYE VEDA Urfa’da “GAP ’Arena’ Stadyumu’nda Türkçe Olimpiyatları” töreni yapılıyor! TRT’nin “Türkçevizyon” diye bir ucube yaratmasından sonra şaşırmadık aslında. Dil, kimlik ve kültür bunalımı yaşayan Türkiye’ye yakışan bir çelişki! \fi708\li162 Evet, Türkçe Olimpiyatları, “kibarlık” , “sportmenlik” beklenen stadyumlara “Arena” adı takılarak milliyetin yitirildiği ortamda yapıldı. Türkçe konuşmakla övünen misafir çocuklar çevrelerine bakınca ne düşündü acaba? Adları “tivi” diye söylenen Türk televizyonlarında bırakın “Türkçe veya dilimiz” üzerine programı, dilimizi yıpratmasınlar, argo, yabancı, uydurma sözcük ve tamlamalar kullanmasınlar yeter diyecek hâle geldik! ’Moderatör’lerin, ’enkırmen’lerin cirit attığı, gün boyunca koca arayanların ve zayıflama otlarının tanıtıldığı veya birilerinin gittiği her yerde yemek tattığı, gece yarıları fal bakılan ekranlarda kültür ve sanat hak getire! “Flaş” gelişmelerle “şok” yaratmanın getireceği “reyting” in peşindeler... Gazetelerde dil kaygısı zaten yok. Adamlar küfrü ve argoyu ana dil yapmışken, Türkçe özeni ve imlâ kurallarına itina gösterilmesini beklemek safdillik. Her yanı edatı, bağlacı, fiili, tamlamayı hatta noktalı virgülü bilmeyen “ulema cahiller” sarmış. Sırça köşklerde yaşayan bol maaşlı kalemşörler, ya Kandil’de röportaj peşinde, ya da Başbakana yalakalık! Genel Ağ, ayrı bir âlem... Klavyeden, kullanılan harflere kadar Türkçe sizlere ömür! 29 harfli alfabemizi istedikleri sayıda harf ve sesle kullanıyorlar artık. Ünlü, ünsüz, hece, sözcük, tamlama önemli değil. Bilim dili İngilizce olmuş, çocuklarımız ana sınıflarından üniversite sıralarına kadar yabancı dile mahkûm! Emek, para ve beyin israfının haddi hesabı yok! “Açılım” safsatası ile resmî dilimizi, kimliğimizi tartışma konusu yaptıran, adı “Kanal İstanbul” tamlamasından oluşan projenin sahibi, 40 bin İngilizce öğretmeni ithal etmeyi düşünen, amacını kimsenin anlayamadığı ve “yabancı uzmanların yönlendirdiği MYK” adlı kurumu kuran hükümetin, “Türk” kelimesini kitaplardan söküp atan, “Andımız” ı ve “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü kaldırmaya kalkan Millî Eğitimin Türkçe kaygısı yok. Dershanelere mecbur ettiği çocuklarımızdan ne bekleyebiliriz ki? Kürtçe öğrenmeye Irak’a eleman yollayan ve aşiretler için “ana dil” kürsüleri kuran YÖK’ün Türkçe hedefi yok. Türkçenin dünya dilleri arasında yeri bulunmadığını, bilim dili olmadığını vurgulayan bazı “profesör unvanlı ruhsuzları” da barındıran YÖK, Türkçeye şaşı bakıyor. İşin asıl acı yanı, kendisi ’uluslar arası bir etkinlik düzenleyemeyen’ ama Başkanın cemaat etkinliğinde nutuk attığı TDK’nin hâli... “Kurumun çizdiği zikzaklar”, Karamanoğlu Mehmet Bey’in ve Atatürk’ün kemiklerini sızlatıyor. Sokaklarımız yabancı kelimelerden oluşan tabela ve reklamlarla dolu. Sanırsınız ki müstemleke ülkesiyiz. Ne belediyelerin umurunda ne hükümetin. TESEV borazanlarının “Türkiye Cumhuriyeti bir Türk devleti değildir” dediği bir özgürlük (!) ortamında “Osmanlıca” nın yıldızı parlatılıyor! “Türk, anayurdu Türkçeden koparılmaktadır.” Sinsi bir planın sonucunda bünyemizi yabancı dil hastalığı sarmıştır ve tehlike büyüktür. Devlet eliyle Türkçe katliamı yapılmaktadır. Gönlümüz, sevdamız, sazımız kırıktır ve Türkçe diye ısrar edip durmanın da bir faydası yoktur! Kör gözlere, sağır kulaklara, susan dilsiz şeytanlara sözümüz kalmadı bu memlekette. Belki ses bayrağını birileri dalgalandırabilir yine... Ümit fakirin ekmeği!M.ÖZDEMİR
|