Son Dakika
19 Kasım 2017 Pazar
25 Mart 2015 Çarşamba, 21:08
Emrah Bekçi
Emrah Bekçi emrahbekci@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

Ermeni Yalanları ‘ÇIĞLIK’

Ermeni Yalanları ‘ÇIĞLIK’ Anadolu dediğimiz coğrafya farklı doku ve kültürlerde ki insanların birlikte huzur içinde yaşadığı dünyanın en güzel yerlerinden birisidir. Anadolu sadece insanların değil inanç odaklarının da merkezi haline gelmiş mabetler yurdudur. Böyle güzel toprak parçasında huzurlu bir şekilde yaşama ideali güden insanları sömürge yapısını ve şiarını kendine ata mirası olarak kültür edinen, sözde […]

Ermeni Yalanları ‘ÇIĞLIK’

Anadolu dediğimiz coğrafya farklı doku ve kültürlerde ki insanların birlikte huzur içinde yaşadığı dünyanın en güzel yerlerinden birisidir. Anadolu sadece insanların değil inanç odaklarının da merkezi haline gelmiş mabetler yurdudur.

Böyle güzel toprak parçasında huzurlu bir şekilde yaşama ideali güden insanları sömürge yapısını ve şiarını kendine ata mirası olarak kültür edinen, sözde medeni , medeni olamamış ‘’Medeniyetin Beşiğiyim’’ diyen ülke ve milletler bölmek, parçalamak yönetmek arzusunda olmuşlardır.

İşte bu arzu ve isteğin yakın tarihimizde fiili olarak gerçekleştiği bir hadiseden bahsetmek istiyorum. Fransız ihtilali ile birlikte Avrupa topraklarını milliyetçilik akımı sarmış, millet olma olgusu içerisinde hareket eden imparatorluklara dahil olan toplumlar, kendi kaderlerini kendileri çizmek istemişlerdir.

Yedi asır boyunca üç kıtaya hakim olan Osmanlı İmparatorluğu 19.cu asrın başında maddi, manevi ve idari olarak topraklarına hükmedemez hale gelmiş, imparatorluk içerisinde bulunan teba milletler birbirlerinden toprak kazanma kaygısı gayesine düşmüşlerdir.

Avrupa’da 1.Dünya Savaşı’nın patlak vermesi, Anadolu, Afrika ve Asya coğrafyasına sıçramış neredeyse dünyanın yarısı insan cesetlerinden geçilemez hale gelmiştir. Savaşa semavi dinlerin hüküm ve liderlerinin verdiği kararlar da dahil olunca barış için çözüm arayışı, mumla aranır hale gelmiştir.

İşte böyle bir hal içerisinde ki Anadolu da, teba-i sadıka ( Sadık Millet) diye tabir edilen Ermeni idarecilerle bağlı bulundukları kiliseler, Osmanlı Devleti’nden toprak kapma çabası ile ‘’Komita, Cemiyet, ve Çeteler’’ oluşturmuşlardır. Bu Ermeni unsurlar Anadolu’da Doğu ve Güney Doğu bölgeleri ile Kafkasya başta olmak üzere, Türk kimlik çatısı altında yaşayan; Müslüman, Kürt, Türk, Çerkes, Rum, Musevi ve en önemlisi kendi milletlerinden toplam 3.5 Milyon ( Üç milyon beş yüzbin) insanı hunharca katletmişlerdir.

Ermenilerin oluşturduğu komita, cemiyet ve çeteler kendi milletlerinden insanlara baskı yapmış. Katliama destek veren İngiliz, Fransız, Rus ve Amerika Birleşik Devletleri’nin protestan kilisesine cemaat kazandırıp, Anadolu’da bölücülüğün eyleminin merkezi olan ‘’Ermeni Protestan Kilisesi’’ni kurmuşlar. Böylelikle dünya kamuoyuna şirin gözükme gayretine bürünmüşlerdir.

Ermeni Protestan Kilisesinin amacı; Anadolu’yu bölüşmek isteyen Fransız, İngiliz ve Amerika’nın denizler yoluyla yapılan silah yardımlarına depo ve muhafaza görevi görüp. Anadolu içlerine sokulan silah ve mühimmatların katliamlarda kullanılması amacıyla en ücra köşelere ulaşmasını din örtüsü altında yerine getirmekti. Ve başardılar, Anadolu’da 3.5 Milyon insan, kilise çatısı altında muhafaza ve ulaşımı sağlanan silahlar ile Katledildi. Katliama uğradı.

Katliamın amacı; nüfus olarak azınlık durumda olan Ermenilerin, bir nüfus soykırımı yaparak, Anadolu topraklarında bizler azınlık değil çoğunluğuzu inşaa etmekti. Osmanlı Devleti Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan, tüm yaşanan katlim ve vahşeti zabıtlara (Tutanaklara-Belgelere) yazmıştır. Yazılan ve tarihe kayıt edilen her bir tutanak, dünya insanlık tarihinin büyük bir yüz karası olarak tazeliğini korumaktadır.

Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Ermenilerin Anadolu da ki masum halkı ayırt etmeden, yapmış olduğu soykırım belgelerinin çoğunluğunu barındırmaktadır. Kendi araştırmalarım için rastladığım arşiv belgelerinin sayısı 2800 civarında idi. Lakin bu belgelerden Anadolu’da yaşayan, hatta dünya da ki tarih bilimi ile meşgul olan insanların çoğunun bilgisi bulunmamakta.

Tarih, her zaman doğruları yazmak zorunda. Siyasi çıkarlar, ülke menfaatleri için tarih yazılmamalı. Mazlumların şehidlerin-yetimlerin-öksüzlerin-kimsesizlerin ahları ve hakları çiğnenmemeli. Biri çıkıp, vicdanen insan olmanın Müslüman olmanın, Türk olmanın asaleti ile, Mevlana’nın da dediği gibi ‘’…kimsesizlerin ve sessizlerin ahına karışmak…’’ yani, kimsesizlerin ve sessizlerin ahına karışarak gerçekleti haykırmalı…

Anadolu’da ‘’Türk Milletinin / Osmanlı Devletinin’’ yapmadığı-yapmış gibi gösterilen, yurt içinde ve yurt dışında halen günümüzde varlıklarını ‘’Mikrop’’ gibi sürdüren ‘’Ermeni Diasporası’’ Türk Milletine iftiralarda bulunmaktalar. ‘’…Havlayan köpeğin ısırmayacağı malum olduğundan…’’ tek dişi kalmış bu canavara, yurt dışından cerrahi operasyonla
takma diş takma çabasında olan, Çanakkale’de ve Anadolu’da ‘’Osmanlı Tokadı’’ yiyen, ‘’Gayri İslam ve Gayri Türk’’, yani Yüce Tanrı’nın ‘’…İblisle müşterek çalışan kavimleri işaret buyurduğu kavimler…’’ Özde İslam ve Müslüman olmayan, haçlı ve haçlı peşine takılmış Müslüman entarisi giymiş çöl bedevileri baş başa verip, tüm nefeslerinin kuvvetleriyle ‘’Havlamaktalar…’’. Aslında ‘’Köpek’’ dediğimiz hayvancığaz, insan görünümlü bu mahlukatlardan daha asil, daha sadıkadır.

Osmanlı tarafından ‘Teba-ı Sadıka’, yani ‘sadık vatandaş’olarak tanımlanan, her yerde Türkçe konuşan, ayinlerini bile Türkçe yapan, Osmanlı yönetiminde çok sayıda bakanı ve 20 bine yakın memuru bulunan Ermeniler, çeşitli ülkelerin Osmanlı’yı parçalama emellerine alet olmuş, sonrada burun silinen kağıt mendil gibi bir kenara atılmıştır.
Önceleri Ruslarla birlikte flört edip, gönüllü alaylar ile Osmanlı’ya karşı savaşan Ermeniler, Milli Mücadele döneminde İngilizlerin / Fransızların sergiledikleri sadık metres-i muamele ve hallerinden dolayı ‘’Lejyonerlik’’ sıfatına kadar terfi etmişlerdir.
Anadolu’nun en küçük yerleşim birimleri bile yakılıp yıkılmış, büyük sevdalar ile kışkırtılan Ermeniler, sonunda Batılı efendileri tarafından kaderlerine terk edilip, Anadolu’dan kaçmışlardır…
Anadolu’da yaptıkları katliamları, günümüzde kaçarak yamandıkları Batı’lı ülkelerin kucağında, ‘Dünyada Kamuoyu’ oluşturmak gayretiyle, hem kendilerini aklamak, hem de yaptıkları katliamları ‘’Türk Milletine’’ meal etmeye devam etmektedirler. Soysuzca yapılan iftiralar devam etmektedir.
Elinizde ki eser, geçmişte Türk-Müslüman-Kürt-ÇerkesMusevi’lere yapılan ‘’Katliam/ Soykırım’’ arşiv belgelerini barındırmaktadır. Yüce Allah, Çocukların, Kadınların, Osmanlı Askerlerinin, Türk Milletinin, Müslümanların kanını akıtan zalimlerin cezasını hem bu dünya da, hem ahirette versin.Ermeni Komitacılar/ Ruslar/ Fransızlar/ Gürcüler tarafından katledilen Mazlum ve Asil Türk/ Müslüman/ Kürt/ Çerkes/Musevilere, Allahtan Rahmet diliyorum.

Kendi araştırmalarım için kullandığım belgeler içerisinde. Osmanlı Devleti, katliama uğrayan insanların yaşadıkları köy, belde, il ve yerleri hususunda detaylı bilgi vermişler. Ayrıca katliama kimlerin uğradıklarını isimleriyle belirtip tutanaklara geçmişlerdir. Hatta katliamı gerçekleştiren Ermeni komita, cemiyet ve çetecilerin isimleri ile katliamda kullandıkları cinayet silahlarının menşeine kadar yazılı durumdadır.

Anadolu’da Ermeni komita, cemiyet ve çeteler, %50 si kadın %30’u çocuk olmak üzere silahsız 3.5 Milyon insana soykırım yapmışlardır. Bu husus tarihsel belgeler ile sabit olup. Vicdani bir şekilde araştırma yapan dünya tarihçilerine kaynak niteliğindedir.

Günümüzde yurt dışında yaşayan Ermeni Diasporasına üye olanlar ve faaliyet gösterenler. Geçmişte eli kanlı Ermeni Komita, Cemiyet ve Çetecilerin çocuklarıdır. Bundan 100 yıl önce kan gölüne çevirdikleri Anadolu’yu, yine aynı aktör devletlerin kucağından YALAN beyanda bulunarak, eli kanlı atalarının günahlarını aklamaya gayret etmektedirler. Yapılan tüm çabalar bilimsel evraklar ile çürütülmüş bir halde olup. Dünya tarihi Ermeni Komita, Cemiyet, Kilise ve Çetelerinin üzerinden, masum çocukların, kadınların ve savunmasız insanların kanlarını silemeyecektir.

Yazıma ek resim olarak sunduğum ve Türkiye Kamu-Sen Kültür San’at Yayınlarından çıkan ‘’Ermeni Yalanları ‘ÇIĞLIK’ isimli eserim. İçerisinde sınırlı sayıda belge barındırarak ilmi ve ahlaki bir şekilde, Türk Milleti adına Ermeni Komita Cemiyet ve Diasporasına ‘’Yalancısınız !’’ cevabını somut bir şekilde vermektedir.

Eser ülkemizde Türkiye Kamu-Sen Ofisi olan her yerde halkımıza sunulmaktadır. Eserin vücud bulmasında milli ruhu ve Türk Milletinin doğruluğundan şüphe etmeyen Sayın Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK, Editör: Yusuf Ziya Erarslan Yayın Ekibi: Berat Asa, Gökhan Altunkaş, Kapak Tasarımı: Öznur Öztürk’ ve tüm ekibe teşekkürlerimi sunuyorum.

Eser artık Türk Milletinin vicdani sesi olup, tarihin birçok karanlık noktasını ilmi-ahlaki bir şekilde aydınlatmaya başlamıştır.

Saygılarımla.

Emrah BEKÇİ
Araştırmacı/ Yazar

Bir önceki yazımız olan Irak ve Suriye üzerine başlıklı makalemizde ırak ve Suriye hakkında bilgiler verilmektedir.

Gelen Aramalar:

#FreeTheNipple,FreeTheNipple

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz