06 Ağustos 2015 Perşembe, 20:55
Konuk Yazar
Konuk Yazar yazar@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

ERCİYES’TE AĞUSTOS BÖCEĞİ OLMAK !…

2 Ağustosta bütün engellemelere, iptal edildi yalanlarına,
hatta 5-6 tane canlı bomba ihbarlarına rağmen Türkiye’nin her tarafından gelerek Erciyes te cem olan ülkücülere Ağustos böceği benzetmesi yapıldığını duyunca canım sıkıldı…
Şahsıma denilenlere aldırmıyorum…
Ancak dostlarıma, ülküdaşlarıma, Tekir yaylasında gönüllerini birleştiren gönüldaşlarıma terbiyesizlik yapılınca es geçemedim…

Belki böyle başlamamalıydım!
Ama başladım…
Hani derler ya;
” Yeri gelmesin yoksa!
Helva demesini de biliriiim…
Halva demesini de bilirim ” diye…
Lütfen beni bağışlayın,
Mecbur kaldım halva babından başlamaya…
Ben 17 senedir alıştım, zatın birinin gözüne girmek için,
bana havlayanlara!..
Zira bana havlamak nedense birilerinin indinde prim yapıyor…
Pirimi kapanlarda ya siyasette yada bir yerlerde yazarak kalemleriyle ulûfeleniyorlar!..
Dostlar size bir şey söyleyeyim mi?
İnanın havlatanları tanısam bile havlayan köpekleri çoğu zaman tanımıyorum…
Tanımaya da gayret sarfetmiyorum.
Çünkü önemsemiyorum…
Hem niye önemsiyeyim ki,
Bunlar ısıran cinsten değil, bunlar çemkiren cinsten!..
Kim yal verirse onun için çemkirir dururlar!..
Esasında ben köpekleri severim.
Köpeği de iyi tanırım…
Köpeğin de asili vardır…
Mesela bizim Kangal köpekleri gibi…
Koskoca kafalarını ön ayaklarının üstüne korlar ve öylece beklerler…
Bir durum olduğunda kaşlarını kaldırıp şöyle bir bakarlar, kayda değer bir durum yoksa pek aldırmazlar…
Yani vara-yoğa havlamazlar…
Ama kayda değer bir durum varsa, havlama ne ki; parçalamadan bırakmazlar.
Ama finolar öyle değildir…
olur-olmaz her şeye çemkirirler…
Ama sadece çemkirirler!
Velhasıl yine bir-iki çemkirme sesi duyduğum için bu satırları yazıyorum…
Kim? Neyin nesi inanın yine tanımıyorum…
2 Ağustosta bütün engellemelere, iptal edildi yalanlarına,
hatta 5-6 tane canlı bomba ihbarlarına rağmen Türkiye’nin her tarafından gelerek Erciyes te cem olan ülkücülere Ağustos böceği benzetmesi yapıldığını duyunca canım sıkıldı…
Şahsıma denilenlere aldırmıyorum…
Ancak dostlarıma, ülküdaşlarıma, Tekir yaylasında gönüllerini birleştiren gönüldaşlarıma terbiyesizlik yapılınca es geçemedim…
Zamanında yaptığım turnelerde İl-ilçe demeden arkamda gezerek, sahne sohbetlerimi günlük olarak veren, hatta promosyon olarak kasetlerimi ve posterimi dağıtarak trajını artırmaya çalışan,
Bugün ise hala 2 Ağustos’ta “Erciyes Türk Kurultayı”na gelen ülkücülerin onda biri kadar bile trajı olmayan bir gazeteden bu edepsizliğin yapılması hiç hoş değil…
Neymiş efendim;
-Erciyeste MHP düşmanları birikmiş…
-Erciyeste Ağustos böcekleri birikmiş…
Ey dostunu düşmanını ayıramayan zavallılar,
Orada hiç kimsenin davasıyla, hatta kargalar tarafından işgal edilmiş kartal yuvasıyla, yani partisiyle, ocağıyla bir derdi yoktu…
Oradakilerin derdi cümle alem biliyor ki;
Ülkücü hareketi ve ülkücü hareketin yuvalarını şahsi çıkarları, keyfi siyaset anlayışları yüzünden rezil edenlere karsıydı…
Söyleneni çarpıtmaya birebirsiniz ama inanın onu bile beceremiyorsunuz…
La Fonten masalı öğrenene kadar biraz Dede Korkut hikayesi öğrenin…
Madem yazarlık taslıyorsunuz kaleminizle namertçe kuyu kazmayı değil,
kaleminizle mertçe yazı yazmayı öğrenin…
Bu kadar dangalaklık olur mu,
Orada dağ-taş, yer-gök Üç hilalli bayraklarla süslenmişti…
Bu nasıl MHP düşmanlığı acaba?!
Hiç bir şeyden utanmıyorsanız, aşağıda ki resimlerden utanın…
Öyle bir yalan söyleyinki azıcık tutar yanı olsun…
Ama bir “Entemoloji” gerçeğini daha öğrenmiş oldum!
Demekki böcekler herkesi böcek sanıyor…
Ama inanıyorumki böcekler bile,
Ortadoğu’da bok böceği olmaktansa,
Erciyes’te Ağustos böceği olmayı tercih eder…
Ha ne dersiniz bok böcekleri!
Belki yeri değil ama sözümü o Erciyes’te,
Başbuğun emaneti olan kurultayın iptaline dayanamayarak,
can veren Paşa Tambay ülküdaşımın sözü ile bağlamak istiyorum.
O zamanki çemkirenlere rahmetli şöyle demişti;
” Bizim ülkücülüğümüzden şüphe edenler, önce analarının nikahından şüphe etsinler…”
Vallahi bana sorarsanız, Rahmetliyi Allah konuşturmuş!
Ozan Arif
6 Ağustos 2015
Samsun

Bir önceki yazımız olan Başbuğum gibi davran, kendine ve kadrolarına güven başlıklı makalemizde Selim Kaptanoğlu ve Ülkücü tavır hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz