Son Dakika
25 Temmuz 2017 Salı

DİYARBAKIR’da ABD Operasyon Üssü

IŞİD’e karşı operasyon gerekçesiyle Diyarbakır’a arama-kurtarma birliği yerleştireceğini duyuran ABD’nin, Diyarbakır’daki 8. Ana Jet Üssü’ne 90 bin metrekarelik operasyon merkezi kurduğu ortaya çıktı.

02 Aralık 2015 Çarşamba, 12:18

ABD’liler, Ana Jet Üssü’nde jet uçaklarının bulunduğu hangar kısmının hemen yanına büyük boyutlarda 100’ü aşkın baraka inşa ederken ileri teknoloji haberleşme ve radar cihazları için özel altyapı çalışmaları yürüttü. Şimdi “Ne var ki bunda,NATO ülkesi değil miyiz?” diyecek olanlar varsa 8 dakikalarını ayırıp makalemi okuyabilirler.

TÜRKİYE ASYA ve DİYARBAKIR…

ÖDÜNÇ ALINAN AKILLA MİLLİ BAĞIMSIZLIK KORUNAMAZ

Kendi aklıyla ve kendi kavramlarıyla düşünüp,kendi milli stratejilerini üretenler milli bağımsızlıklarını devretmeyecekleri gibi milli egemenlik ilkesini de başka iktidar biçimleri adı altında çiğnetmezler.Çünkü somut ve tarihsel gerçeklikleri temelinde düşünüp kendi milli menfaatleri doğrultusunda düşünce biçimi ile hareket etmiş olurlar.

Fakat başkalarının kavramları ve aklıyla düşünenler kendi stratejilerini değil,başkalarının kendi ülkesinde ve sınır komşusu ülkelerde olan çıkarlarına uygun strateji doğrultusunda politika üretmiş olurlar.Böylece o ülke hem bölgesel olarak sınır komşularıyla karşı karşıya gelir,hem de kendi milli egemenlik-milli bağımsızlık haklarını devretmiş olur.

Şimdi bu genel tanımlardan neyi-nereyi-kimi tarif ettiğimi anlamışsınızdır.

Türkiye ile Batı ( özellikle ABD ) ilişkisi yukarıda tarif edilen ikinci şekle uymaktadır.Kabul edilse de edilmese de 1946’dan bu yana genel durum bu.Türkiye’nin milli egemenlik ve milli bağımsızlık hakları çiğnenmiştir/çiğnenmektedir.

Çünkü Türkiye’deki iktidarların kendi milli stratejileri olmadığı için tehdit algıları da Türk milletinin milli çıkarlarına göre değil;ABD ve Batı’nın ekonomik-siyasi çıkarlarına göre şekillenmektedir.

ABD emperyalist bir devlettir ve kendi egemenliğine engel olan devletler onun için düşmandır.Örneğin Cumhuriyetin kurucu niteliğini belirleyen Ulus Devlet kavramı;ABD için bir tehdittir.Irak ve Suriye ile birlikte İran’ın duruş noktaları da ABD’nin yayılmacı-emperyalist niteliğine engel teşkil eden bir yapı içerir. ( Geçerken belirtelim.Bu devletlerin rejimleri bizi bağlayan bir etmen değil.Lakin nesnel olan-asıl olan budur.)

ABD ilk önce BOP temelinde Irak’ı şekillendirdi/şekillendirmeye çalışıyor.Bunun için Irak’ta yapay bir devlet kurulması atılacak ilk adımdı,atıldı.Çünkü Irak ABD’nin çıkarlarına-petrol ve yer altı kaynaklarına hakim olması önünde engeldi.İran şer eksenindeydi fakat doğrudan karşısına alamadı;bu yüzden Suriye’ye yöneldi ve şimdi de kantonlara-şehir devletçiklere bölünen bir Suriye için ABD 2011’den beri Suriye üzerinde içeriden ve dışarıdan operasyonlar yapmaktadır.

Şimdi net olarak kendimize soralım:

Irak’tan sonra Suriye’nin bölünmesi hangi devletin işine yarar?
Suriye’nin üç-dört parçaya ayrılması Dİyarbakır’a,Mardin’e,Hakkari’ye ve hatta Ankara,İstanbul’a nasıl yansır?

Ben söyleyeyim.Kentlerde patlayan bombalar,kent merkezlerinde bölücülerin kendi iç hesaplaşmaları doğrultusunda yaşanan suikastlar,en önemlisi de kendi vatanında bir polisin-askerin rahatça dolaşmaması şeklinde yansır,Doğru mu?Yaşanan olaylardan çıkan sonuçlara göre doğru sonuca ulaşmak zor değil.
Çevremizde kurulan devletlerin hattına bakalım.

Musul-Kerkük’te kurulan kukla devlet,Suriye kuzeyinde ve Türkiye’nin güneyinde kurulacak kanton Kürt devletleri..Bu iki halkanın yanına Azerbaycan’la aramıza kama gibi giren Ermenistan ve ABD kontrolünde bir İsrail.Bu halkalar yan yana geldiğinde Türkiye ile bölge ülkeleri ve yine Türkiye ile Asya arasındaki bağı koparmaktadır.

Çevre ülkemizde olanları gerçekleştiren ülke bir NATO ülkesi.Yani ABD ABD.Amacı kendi ifadelerinde dile getirdikleri gibi Ortadoğu’da ve Balkanları’da sınırları değiştirmek .( Ki Yugoslavya,Irak,Lübnan,Mısır gibi ülkelerde değişik yollarla bunu yaptılar. ) Şimdi ise Suriye’de aynını yapmaya çalışıyor.

DİYARBAKIR VE ABD

ABD 1991’de İncirlik üzerinden kalkan uçaklarla bir yandan Irak’ı bombalarken bir yandan da bölücü terör örgütü PKK’yı besliyordu.Suriye’ye kendi aktörlerini soktuktan sonra bu kez de Irak üzerinden PYD/YPG’yi doğrudan desteklemeye başladı.Şimdi resmin parçalarını bir araya getirelim ve düşünelim:Diyarbakır’da kurulan aktif bir operasyon üssü kimin işine yarayacak?Bence “Patoganya’nın” değildir herrhalde!!!

Bu iki sınır komşusu ülkemizde yaşananlar doğrudan Türkiye’ye yansımıştır.2003 Irak işgali,2011 Suriye’de yaratılan kaos;Diyarbakır’da,Hakkarı’de,Silvan ya da Silopi’de kazılan hendekler,kurulan barikatlar olarak;polise ve Türk Askerine yönelik suikastlarle de beslenen saldırılarla kendisini ortaya koymaktadır. ( Not:İstihbarat olmadan suikast olmaz.Belli ki bölücü örgüt bölgede “birilerinden” istihbarat almaktadır. Ki bu ayrı bir çalışma konusu)

Kent merkezlerine kazılan hendeklerden sonra şimdi de Diyarbakır’da ABD’liler de 8. Ana Jet Üssü’ndeki altyapı çalışmaları için hendek açtı. ABD’den getirilen özel ekipler iş makineleriyle metrelerce kabloyu 90 bin metrekarelik alana döşedi.

Peki Irak,Suriye üzerinden Ortadoğu ile bağlantımızı;Ermenistan’ın Karabağ işgaliyla Azerbaycan ve Asya ile olan bağlantımızı kesen ABD;Diyarbakır’da daha aktif bir üs kurarsa ne olur?Ve bu askeri üs özel operasyon merkezi olarak kullanılırsa?

Şimdi PKK’nın kazdığı hendeklerle ABD’nin kazdığı hendek arasındaki denklemi daha rahat kurabildiniz mi?Ve en önemlisi sizce HALA NATO ÜLKELERİ BİZİM MİLLİ BAĞIMSIZLIĞIMIZI KORUYAN BİR PAKT MI ?

Mithat Akar – Gaziantep
2 Aralık 2015

http://www.stripes.com/air-force-staging-aircraft-personnel-at-turkish-base-in-diyarbakir-1.370941

Bir önceki yazımız olan ENGİN ALAN A REKOR TAZMİNAT başlıklı makalemizde Engin Alan a Rekor Tazminat hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz