301’deki ’Türklüğü’ ifadesinin ’Türk milleti’ olarak değiştirilmesiPusuda bekleyen “Ermenicilerle” işbirlikçilerinin işine yarayacakAKP, Avrupa’nın dayatmasına boyun eğip TCK’nın 301. maddesiyleİlgili değişiklik teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu
301’deki ’Türklüğü’ ifadesinin ’Türk milleti’ olarak değiştirilmesi pusuda bekleyen “Ermenicilerle” işbirlikçilerinin işine yarayacak
AKP, Avrupa’nın dayatmasına boyun eğip TCK’nın 301. maddesiyle ilgili değişiklik teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu. Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın imzasıyla sunulan kanun teklifinde, TCK’nın 301. maddesinin yanı sıra, 305. maddesinde de değişiklik öngörülüyor.
Hukukçular, “Türklüğü” ifadesinin “Türk milleti” olarak değiştirilmesi halinde “Ermeni soykırımı vardır” iftirası atanlara artık dava açılamayacağını vurguladı. Değişiklikle birlikte diaspora ve işbirlikçilerinin Osmanlı üzerinden “soykırım” kampanyası başlatması bekleniyor.
Topu Köşk’e atıyorlar Teklİfe göre, 301. maddedeki “Türklüğü” ifadesinin yerine “Türk milleti” getirilirken, üç yıl olan cezanın üst sınırı da iki yıla indiriliyor. 305. maddede ise “Adalet Bakanının” ifadesi “Cumhurbaşkanı’nın” olarak değiştirilerek, kovuşturma yetkisi Cumhurbaşkanı’na bırakılıyor.
301’de yapılacak değişiklikle dava açılmasına izin verme yetkisine sahip olacak olan Abdullah Gül, “Türklüğe hakaretten” yargılanan Elif Şafak’ı Köşk’te konuk etmişti...
İftiracıya gün doğdu Türklüğe hakareti yasaklayan 301. madde için AB bastırdı, AKP düğmeye bastı. Değişiklik teklifi Meclis’e dün akşam sunuldu. Soykırım iftirası Cumhurbaşkanı izin verirse cezalandırılacak
Abdullah Gül, ’Baba ve Piç’ romanında “Bütün akrabalarını 1915’te kasap Türklerin ellerinde kaybetmiş soykırımzede bir sülalenin torunuyum...” ifadesini kulanan Elif Şafak’ı Köşk’te ağırlamıştı
AKP’ye açılan kapatma davası ve 301. madde için geleceklerini açıklayan AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu Üyesi Olli Rehn’in Türkiye ziyaretinin hemen öncesinde harekete geçen AKP 301’i değişikliğini Meclis’e sevketti. İktidar, Türk Ceza Kanununun (TCK) 301 ve 305. maddeleriyle ilgili değişiklik teklifini dün akşam TBMM Başkanlığına sundu. Teklif, 301. maddede yer alan, “Türklüğü” ibaresinin, “Türk Milleti”, “Cumhuriyeti” ibaresinin de “Türkiye Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesini düzenliyor. Teklif, maddeye aykırı hareket edenlere verilecek cezanın üst sınırını da 3 yıldan 2 yıla indiriyor. Böylece, 301. maddeden dolayı alınan cezaların ertelenmesine de olanak sağlanıyor. Teklif ayrıca TCK’nın 301 ve 305. maddesine aykırı hareket edenlerle ilgili kovuşturma yapılmasını da Cumhurbaşkanının iznine bağlıyor.
Böyle değiştirildi Teklife göre, 301. maddenin başlığı, “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” olarak değişiyor. Teklifte yer alan 301. madde şöyle: (1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini veya Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, 1. fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlıdır. Mevcut hali
TCK’nın 301. maddesinin yürürlükteki mevcut hali ise şöyle: (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede, bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. (4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
305. madde Teklifle, TCK’nın 305 maddesinde yer alan ve kovuşturma açılmasını Adalet Bakanının iznine bağlayan fıkra da değişiyor. Buna göre 305. maddeye aykırı hareketlerde kovuşturma açma yetkisi de Cumhurbaşkanının iznine bağlanıyor. Teklifle değiştirilen TCK’nın, “Temel milli yararlara karşı hareket” başlıklı 305. maddesinin yürürlükteki hali de şöyle: (1) Temel milli yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi hakkında da aynı cezaya hükmolunur. (2) Fiilin savaş sırasında işlenmiş ya da yararın basın ve yayın yoluyla propaganda yapmak için verilmiş veya vaat edilmiş olması halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) Suç savaş hali dışında işlendiği takdirde, bu nedenle kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. (4) Temel milli yararlar deyiminden; bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli güvenlik ve Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel nitelikleri anlaşılır.”
Bakanlar Kurulu’nun ardından 301 ile ilgili teklif TBMM Başkanlığı’na sunulurken, AKP’de aynı saatlerde MYK toplantısı başladı. Kapatma görüşüldü.
İşte 301’den yargılananlar
Hrant Dink 13 Şubat 2004 tarihli “Ermenistan’la tanışmak” başlıklı yazısında şunları söylemişti: “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan ile kuracağı asil damarında mevcuttur....” Cinayete kurban giden Agos Gazetesi yazarı Dink, ’Türklüğe haraket’ten 6 ay hapse mahkum olmuş, ancak cezası ertelenmişti.
Elif Şafak Elif Şafak’ın yazdığı ’Baba ve Piç’romanında şu sözler suç unsuru olarak gösterilmişti : “ Bütün akrabalarını 1915’te kasap Türklerin ellerinde kaybetmiş soykırımzede bir sülalenin torunuyum... Sıradan Türklerle ne konuşacaksın; eğitim görmüşleri bile ya milliyetçi ya cahil... Sopalarla balta saplarıyla dövülmüşler bazıları açlıktan ölmüş bazıları da öldürülmüş...” Elif Şafak beraat etmişti.
Orhan Pamuk Orhan Pamuk, Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajda, “Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi” açıklamasında bulunmuş, hakkında 301. maddeye dayanılarak ’Türklüğe hakaret’davası açılmıştı. Pamuk hakkındaki dava 22 Ocak 2006 tarihinde düşmüştü.
Perihan Mağden Gazeteci-yazar Perihan Mağden hakkında ’halkı askerlikten soğutmak’gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştu. Mağden’in Aktüel’deki yazısında “...Coğrafi şartları ve sınırları ayrı ayrı göz önüne getirilip düşünüldüğünde ülkemiz açısından zorunlu askerliğin ne denli önemli olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır...” Mağden Beraat etmişti.
Aram Yayıncılık ABD’li Yazar John Tirman’ın ’Savaş Ganimetleri: Amerikan Silah Ticaretinin İnsani Bedeli’adlı kitabını Türkçeye çevirdikleri gerekçesiyle 21 Eylül 2006’da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davada Aram Yayıncılık Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Fatih Taş, kitabının çevirmenleri Lütfi Taylan Tosun ile Aysel Yıldırım ifade vermişti. Yayında “Atatürk’ün anısına alenen hakaret etmek, Türklüğü aşağılamak iddiasında bulunulmuştu.
Arat Dink 12 Ekim 2007’de Türklüğü aşağıladıkları gerekçesiyle yargılanan Agos Yazı İşleri Müdürü ve Hrant Dink’in oğlu Arat Dink ve İmtiyaz Sahibi Serkis Seropyan TCK 301 uyarınca 1’er yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezalar sanıkların sabıkaları olmadığı göz önüne alınarak ertelenmişti. Dava, Hrant Dink’in 1915 olaylarına ilişkin sözlerinin Agos’ta yer alması üzerine açılmıştı.
MHP: Bizim tavrımız belli MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici de, bu konuda MHP’nin tavrının çok net olduğunun altını çizdi. Daha önce yapılan bazı düzenlemelerle 301’inci maddenin yeterli hale geldiğini vurgulayan Ekici “Maddede yer alan Türklük ve Cumhuriyet ile ilgili hususlara dokunulmasının hiçbir geçerli mazareti yoktur. AB’ye hoş görünme adına, adeta rüşvet verir gibi değişiklik yapılmasını kabul etmemiz mümkün değil. Önümüzdeki günlerde, bu konudaki tavrımızı çok net bir şekilde göstereceğiz” dedi. MHP, konu ile ilgili olarak önümüzdeki günlerde bir kampanya başlatmaya hazırlanıyordu.
CHP: Kabul edilemez CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, birçok kesimin örnek gösterdiği AB’nin birçok ülkesinde, bu tip yasal düzenlemelerin olduğunu hatırlatarak şunları vurguladı: “Bu tür değişikliklerin ABD ve AB’den gelen talepler doğrultusunda yapılması düşündürücüdür. Türkiye’nin şanssızlığı da Hükümet’in bu merkezlerden gelen her talebe boyun eğmesidir. Ayrıca düzenleme ile dava açma yetkisi Cumhurbaşkanı’na bırakılıyor. Cumhurbaşkanı’na, görev tanımı içinde olmayan böyle bir görev verilmesi dikkat çekici. Siyasal iktidar üzerinden neden atıyor bunu. Sonuçta Adalet Bakanlığı iznine bağlıydı dava açma yetkisi. Neden değiştirildi, bunu anlamak lazım. Ayrıca Cumhurbaşkanı Gül, Hükümetin gönderdiği her şeyi kabul ediyor. Buna da dikkat etmek lazım.”
DSP de ayağa kalktı DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, “Bunları gördükçe içimiz acıyor” dedi. İçli, hükümetin ABD ve AB’den gelen her şeye “evet” dediğini dile getirerek “Önemli olan kelimeler değil. Sonuçta bu düzenlemeleri ABD-AB istediği için yapıyorlar. O merkezler de Türkiye’yi ayrıştırma peşindeler. Yeni azınlıklar, Türkiye’yi paramparça etmek istiyorlar. Birileri çıkacak rahatlıkla ’Türkler şu kadar kişiyi kesti, şunu yaptı’diyecek. Geçmişte örnekleri var bunun. Bu değişikliğin hiçbir şekilde demokrasi ve insan hakları ile bir ilgisi yoktur” diye konuştu.
|