|
Türk milletinin kadınlarının ; analığı , eşliği , vatan sevgisi , din sevgisi , dostun düşmanın takdir ve kıskançlıkla bildiği üstün vasıflarıdır. Üstün vasıflarıdır diyoruz çünkü , hiçbir millet , Türk milletinin çıkardığı gibi yüksek karakterli kadınları yetiştirmemiştir. Vatan savunmasında , bebeğinin üzerinden örtüsünü alıp mermiyi saran kadınlar , Türk kadınlarıydı. Eşinden başkasına gözü ilişmeyen , iffet anıtı kadınlar , Türk kadınlarıydı. Yavrusu için didinen , evi ocağı için çabalayan kadınlar , Türk kadınlarıydı. Kadîm Türk yurdu Doğu Türkistan , taklit ve sağlığa zararlı mallarıyla batıyı ele geçirme çabasındaki Kızıl Komünist Çin’in işgalinde. Kök yurdumuzdaki canlarımız , ardımızda bıraktığımız akrabalarımız , işkencelerle öldürülüyor. Uygur Türkçe’si yasak , İslâm dininin gereklerini uygulamak katledilme sebebi..Bu yazımda , Çin zulmune başkaldıran bir kadından , bir anadan bahsedeceğim. Hepimizin anası Rabia Kadirden.....
Onun ilk resmini , Celalettin Batur beyin hazırladığı Hürgökbayrak sitesinde görmüştüm. Mehmet Emin Batur beyin kitaplarının hayranı olarak , sitelerini ziyaret etmeden güne başlamam..Yıllardır , milliyetçi çabalarını hayranlıkla izliyorum. Tanrı , kalemlerine güç , ömürlerine bereket versin. Rabia anamızın , başında ak bir örtü vardı. Yarı açık bağladığı o örtüyle yüzü , güneş gibi parlak duruyordu. İmrenerek baktım. Fotoğrafının yanına yazılan haberi okuyunca , onun 8 yıldır Çin hapishanelerinde tutsak olduğunu , kalp rahatsızlığı da dahil bir çok hastalıkla birlikte yaşıyor olmasına rağmen , günlük alması gereken ilaçlarının kasıtlı olarak verilmediğini okudum. Öyle içim acıdı ki.. Yaşı ilerlemiş , on bala sahibi bir Türk anası , Çin hapishanelerinde psikolojik ve fiziki işkenceyle ömür alıyordu. Ailesinde kalp rahatsızlığı olan biri olarak , kullanması gereken ilaçları almadığında , yaşayacağı sağlık problemlerinin acısını bilirim. Kalp hastalığı , öyle tahmin edildiği gibi hemen değil , acıyla öldürür. Göğüs ağrısı ve çarpıntının verdiği sıkıntı , insanı yerden yere çalar..Rabia anamızın yaşadığı bu acıları tahmin edebilmekten geri Çinliler , onu ‘devlet sırrını dış ülkelere kaçırmak’ suçlamasıyla zindana koymuştu..Rabia hanım , analığının yanında , güçlü bir iş kadını. Çin’in en zengin kadınlarından biri. Vergi rekortmeni olarak , dünya sıralamasında yer sahibi. Yani , Türklüğün yüz akı , şerefli bir evladı..Çin devletine Çinlilerden daha çok faydası dokunmuş , kurduğu işletmelerde kadınları çalıştırarak kadın dayanışmasını sergilemiş , milli bağımsızlık ülküsüyle yanan yüreğinde din sevgisini barındırmış Rabia Kadir’e yönelik suçlamalar , tipik Çin komedisidir. Gazete bayilerinde satılan , sıradan günlük yerel gazetelerden birkaç tanesini alarak havaalanına gelen Kadir , kocasının yanına Amerika’ya gidecekken , Çin zindanlarına konulur. Hem de , havaalanı polisince tartaklanarak , yerlerde sürüklenerek..8 yıllık hapisliği zamanında , eşi Sıdık Rozi bey ve evlatları Amerika’da yaşamlarını sürdürdü. Nankör Çin , ülkenin en zengin kadınını hapislerde çürütmeye uğraşırken , Uygur teşkilatlarının girişimleri zamanla netice verdi. Amerika Birleşik Devletleri , Çin’e baskıyı arttırdı. Nihayet , geçtiğimiz yıl Rabia hanım serbest bırakıldı. Sevgili ablam Gülşen hanımı arayarak , bu haberin sevincini paylaştık. Uygur Türk’ü olan değerli ablamın sesi , ağlamaktan kısılmıştı..Dile kolay , 8 yıl Çin hapishanesinde kalmış , 60 yaşına yakın bir ananın acılarına ortak olmak... Eşi Sıdık Rozi beyin , Rabia hanıma öyle bir sarılışı vardı ki , eminim , en yüreksiz insanın bile içi kıyılmıştır..Eş sevgisini bilen insanlar için , eşten ayrı kalmak ızdırâbın katmerlisidir. Sıdık Rozi beyin eşine sarılışındaki duyguları , eşini çok seven benim gibi biri çok iyi anlar.. Rabia hanım tutuklandıktan sonra , Çin içindeki bütün mal varlığına devlet kanalıyla el konulmuş , kullanma ve değerlendirme hakları ellerinden alınmıştı. Mali olarak çökertmeye çalıştıkları Kadirlerin suçu , Uygur Türk’ü olmaktan başka bir şey değildir.. Bir kadın için , hapiste kalmak , psikolojik bir yıkımdır , işkencedir. Rabia hanımın 8 yıl hapislik çekmeye dayanması , onun iradesinin , psikolojisinin ve manevi gücünün ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Türk kadınlarına ibret , örnek , önder olan günümüzün Dilşad Hatun’u Rabia Kadir anamızın ellerini , bu vesileyle öpüyorum..Her zaman seninleyiz ulu Türk milletinin yiğit anası ..
|