Son Dakika
26 Eylül 2017 Salı
29 Ocak 2015 Perşembe, 22:11
Abdullah Alagöz
Abdullah Alagöz abdullahalagoz@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

BİLİŞSEL SÜREÇLER VE ÜLKÜCÜ TAVIR

Ülkücü hareketin yeniden doğuşa hem de kültür kodlarından hareketle Türklük gurur ve şuuru, İslam’ın ahlak ve faziletiyle donanmış şekilde vücut bulm   Toplumların gelişim süreçlerini belirleyen unsurlardan belki de en önemlisi bireydir. Bireyin yetiştiği bilişsel süreçler ve bu süreçlerin dinamikleri kişilik özelliklerini de belirlemektedir. Birey herhangi bir olay kadar dünyayı da bütünlük içinde algılar. Bireyin […]

Ülkücü hareketin yeniden doğuşa hem de kültür kodlarından hareketle Türklük gurur ve şuuru, İslam’ın ahlak ve faziletiyle donanmış şekilde vücut bulm

 

Toplumların gelişim süreçlerini belirleyen unsurlardan belki de en önemlisi bireydir. Bireyin yetiştiği bilişsel süreçler ve bu süreçlerin dinamikleri kişilik özelliklerini de belirlemektedir. Birey herhangi bir olay kadar dünyayı da bütünlük içinde algılar. Bireyin bu özelliği yetiştiği bilişsel süreçleri de bir o kadar önemli hale getirmektedir.

 

Birey,içinde yaşadığı dünyayı öğrenme, muhakeme etme, problem çözme,karar verme, anlama, anlamlandırma,bilgiyi saklama, geçmiş birikimler,alışkanlıklar, öğrenmeler ve kazanılmış tutumları bilişsel süreçler ile gerçekleştirmektedir. Hz. Peygamber (asm.)’in, “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” Evet,birey, içinde yaşadığı çevrenin bilişsel süreçleri ile kişilik kazanmaktadır. O halde bireyleri ve bireylerden oluşan toplumların bilişsel süreçlerini çok iyi bilmek ona göre vaziyet almak zorundayız. Bireyin dünyayı algılaması, yorumlaması yaşadığı süreçlerle gerçekleşiyorsa o süreçlere bir daha yoğunlaşmak,süreçlerin temel dinamiklerini hazırlamak  gerekmektedir. Ülkücü tavrı, ve kanaati kazanmamız bu süreçleri ne kadar şekillendirdiğimize bağlıdır.

 

Toplumsal tavırlardan, tutumlardan, eğilimlerden ve oluşan kanaatlerden bahsederiz. Toplumsal tavırları belirleyen toplumun oluşturduğu bireylerdir.  Birey, yaşa bağlı gösterdiği davranışlar dediğimiz olgunlaşma evresinde, “Doğuştan gelen refleksler yaşa bağlı olarak amaçlı davranışlara dönüşür. Olgunlaşma gelişimin fiziksel yanıyla ilgilidir.Bireyin bir işi yapabilecek fiziksel özelliklere sahip olmasıdır. Birey olgunlaştıkça zihin gelişimi de paralel bir şekilde ilerler.”

 

Birey, daha sonra ailesiyle, yakın çevresiyle,okul çevresiyle iletişime geçer.Bu süreçte ideal rol modeller zihni ve somut varlıklarla zenginleşir.Birey yeni bazı kazanımlar elde etmeye başlar. Bu süreç çok önemli hale gelir. Eğer geleceğin ideal gencine, doğru modeller ve kültürel zihni kazanımlar veremediyseniz idealist, toplumu geleceğe taşıyan nesli yetiştirememişsiniz demektir. Genç, kendisine verilen bilgiler ve modeller ile hafızasına yeni kazanımlar aktarır.Verilen bilgilerin içselleşmesi başka bir ifadeyle bireyde dengenin sağlanması gerekmektedir. Bireyin bu gelişim süreçleri fikir hareketleri için çok önemlidir.

 

Fikir hareketlerinin paradigmasında temel öge bireydir. Birey, hedeflenen paradigmanın öğretisiyle bilişsel süreçlerini tamamlar. Olgunlaşma döneminden itibaren dışarıdan aldığı her uyarıcı paradigmasının düşünce tuğlalarının aslında örülmesini sağlamaktadır. Çizgi filmler, romanlar, dergiler, müzikler, oyunlar,şölenler, etkinlikler, kurultaylar, konferanslar, marşlar bireyin zihni süreçlerini ören, şekillendiren ve kişiliğinin vücut bulmasını sağlayan unsurlardır.

 

Birey,”Sancı” romanını okurken sadece o dönemin bilişsel sürecini değil kahramanlarını da model almaya başlar. İnanmışlığı, ahde vefayı, idealizmi,takım olma ruhunu ve mensubu olduğu milletin kızıl elma ülküsünü de içselleştirmiş olur.Bu örnekleri marşlarla, bilgilendirmelerle, oyunlarla çoğaltabiliriz.Sürekli sunulan uyarıcılar, bireyi hem zinde tutar hem de kamil birey olmasına kadar giden bir süreci sağlar.

 

Ülkücü hareketin seksen öncesi zihni olarak çok zinde olmasının, takım oyununda başarılı olmasının sebebi de sürekli sunulan bilgi aktarımı olmuştur. Günümüzde sayıca çok az olmasına rağmen PKK ve cemaatin toplumda ses getiren hareketlerinin temelinde doğru ya da yanlış yetiştikleri bilişsel süreçlerdir.

 

Birey canlı dinamik bir varlıktır. Atalet hali, durağanlık onun bilişsel süreçlerini yani bilgi ve tavır takınmasını sağlayan unsurları kurutmak, yok etmek ve sadece etiketle anılır varlığa dönüştürmek olur.

 

Ülkücü camia, mutlaka zihni formasyonunu  bilgisayar diliyle konuşacak olursak yeniden formatlamak, güncellemek zorundadır. Kesintisiz bir şekilde paradigmasının öğretilerini bütün camiasına aktarma, yeniden doğuşu sağlamak için bütün zihinsel süreçleri harekette geçirmek zorundadır.

 

Ülkücü hareketin içine düştüğü uyku halinden kurtulması için, bireye uyarıcıları sağlayan bütün kanalları yeniden tasarlamak ve paradigmasına uygun öğretilerle geleceğin turan ülküsünü omuzlayacak genç modellerini yetiştirmek zorundadır. Bilgelerden medet ummak,uyku halinden keramet beklemek,insanları ucuz sloganlarla yaftalamakla bireyin yetişeceği bilişsel süreçleri kirletmenin bir manası yoktur.

 

Ülkücü hareketin yeniden doğuşa hem de kültür kodlarından hareketle Türklük  gurur ve şuuru, İslam’ın ahlak ve faziletiyle donanmış şekilde vücut bulmasına ihtiyaç vardır.  Bu süreç, zor, çözülmez bir problem değildir. Buna inanmak ve zihni formasyonumuzu saçma takıntılardan kurtararak başlayabiliriz.

Bir önceki yazımız olan Sembollerle Değerler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz