Son Dakika
18 Ağustos 2017 Cuma
28 Haziran 2015 Pazar, 16:35
Konuk Yazar
Konuk Yazar yazar@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

Başbuğum gibi davran, kendine ve kadrolarına güven

Son seçimde Türk milliyetçileri Cumhuriyet tarihinin en önemli fırsatlarından birini kaçırdı. Türk devletinin bölünmenin eşiğine geldiği, hırsızlıkların had safhaya çıktığı 13 yıllık aşınmış bir iktidar sonrası kürt milliyetçilerinin 80 milletvekili çıkardığı bir seçimde Türk milliyetçileri 80 milletvekili çıkarabilmişse bundan üzüntü duymamak mümkün değil. Mhp 18 yıldır özünden uzaklaştırıldı, ülkücü çizgisinin dışına çıkarıldı. Statükocu lider ve […]

Son seçimde Türk milliyetçileri Cumhuriyet tarihinin en önemli fırsatlarından birini kaçırdı. Türk devletinin bölünmenin eşiğine geldiği, hırsızlıkların had safhaya çıktığı 13 yıllık aşınmış bir iktidar sonrası kürt milliyetçilerinin 80 milletvekili çıkardığı bir seçimde Türk milliyetçileri 80 milletvekili çıkarabilmişse bundan üzüntü duymamak mümkün değil.
Mhp 18 yıldır özünden uzaklaştırıldı, ülkücü çizgisinin dışına çıkarıldı. Statükocu lider ve kadrosundan daha büyük başarı beklemek zaten hayaldi. Buna rağmen ülküdaşlarım var güçleri ile çalıştılar, ümitlendiler. Mhp bu seçimde %25 oy alabilseydi şu anda ülkeyi idare ediyor olabilirlerdi. Sözün kısası sonuç hüsran.
Rahmetli Başbuğum sağ olsaydı onun eğitiminden 30 sene geçmiş biri olarak şöyle davranacağını tahmin edebiliyorum:
Burada cevabı verilmesi gereken soru şudur: şu anda Türk milletinin öncelikli meselesi hırsızlardan hesap sormak mıdır? Yoksa bölünmek üzere olan ülkenin bölünmesini engellemek midir? 17-25 Aralık yolsuzluklarının soruşturulması mecliste bir milletvekilinin vereceği bir önergeye bağlıdır. Milletvekilleri gizli oylamayla yüce divan için oy vereceklerdir. Bu meseleden RTE’nin çekindiğini hiç zannetmiyorum. Zira Cumhuriyet tarihi boyunca yüce divan da ceza alan bir kişi bile yok. (Mesut Yılmaz, Cumhur Ersümer, Yaşar Topçu, Koray Aydın) Yüce divan da yargılanıp ceza alan Tuncay Mataracı, Şerafettin Elçi, Hilmi İşgüzar askeri yönetim döneminde ceza aldılar. Şu anda yargı kadrosu tamamı ile RTE’nin kontrolünde.
RTE’nin açılım politikasından beklediği neydi? Kürtlerin oyunu alarak başkanlık sistemine geçmek, hüsrana uğradı, doğu ve güneydoğuyu HDP’ye kaptırdı. Bundan sonra RTE’nin açılım politikasını devam ettireceğini hiç zannetmiyorum.
AKP ile şöyle bir pazarlık yapılabilir: Yolsuzluk dosyası meselesini tabii akışına bırakalım. Açılım politikasından hemen vazgeçin. İç İşleri ve Milli Savunma Bakanlıklarını özellikle bize bırakın, terörün üzerine bütün gücümüzle gidelim Türk Devletini ve Milletini bölünmekten kurtaralım. Yani Türk Milliyetçilerine düşen en önemli görev AKP’yi milli çizgiye çekmek olmalıdır. AKP ve RTE bunu kabul etmez ise hemen kamu oyuna durum deklare edilmeli, iktidar olmama, sorumluluk almama riskinden de kurtulunmalıdır.
Politika eldeki en azla en fazlasını başarabilme sanatıdır. Başbuğum 3 milletvekili ile 2 bakanlık, 17 milletvekili ile 5 bakanlık alarak Milliyetçi Cephe hükümetlerinde yer aldı. 2 hükümet döneminde de MHP en küçük ortak olmasına rağmen kazançlı çıktı. O dönemde Başbuğum Ülkücü kadrolara güvendi, onlara görevler verdi, onlar bu görevleri başarıyla yaptılar. Türk milleti de onları takdir etti. 1999 DSP koalisyonun da olduğu gibi Ülkücü kadrolara güvenilmeyecekse devlet kadroların da onlara görev verilmeyecekse o zaman koalisyon kurmaya da gerek yok faydası da yok.
Sayın genel başkan lütfen empati yap, Başbuğum gibi davran, kendine ve kadrolarına güven, Başbuğumun yolundan git. Ülke de Ülkücüler de bundan kazançlı çıkar.

Bir önceki yazımız olan TSK’nın eski gücü kaldı mı? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz