Son Dakika
25 Temmuz 2017 Salı
04 Mart 2015 Çarşamba, 21:31
Abdullah Alagöz
Abdullah Alagöz abdullahalagoz@ulkucutavir.com Tüm Yazılar

AKP HUKUKU(!)

AKP HUKUKU(!) Hukuk: Birey, toplum ve onun organizasyonu olan devletin görev yetki ve sorumluluklarını, birbiriyle ilişkilerini belirlenen organlar ve kamu desteği ile müeyyidelerle desteklenen kural koyucu bir bilimdir. Dolayısıyla hukuk kuralları doğru ya da yanlış olabilir. Bu kuralların değişmesi de yine toplumun iradesiyle(yasama) gerçekleşir. Kısaca hukuk, toplumsal hayatımızın kurallarla idare edilmesini sağlayan ve keyfi uygulamaları sonlandıran […]

AKP HUKUKU(!) Hukuk: Birey, toplum ve onun organizasyonu olan devletin görev yetki ve sorumluluklarını, birbiriyle ilişkilerini belirlenen organlar ve kamu desteği ile müeyyidelerle desteklenen kural koyucu bir bilimdir. Dolayısıyla hukuk kuralları doğru ya da yanlış olabilir. Bu kuralların değişmesi de yine toplumun iradesiyle(yasama) gerçekleşir. Kısaca hukuk, toplumsal hayatımızın kurallarla idare edilmesini sağlayan ve keyfi uygulamaları sonlandıran bir sistemin adıdır. Modern toplumlarda hukuk devleti kavramının önem kazanması, ise yöneticilerin keyfi uygulamalarından korunmak, hukuk kurallarını rafa kaldırmak gibi zaaflarını ortadan kaldırmaya yönelik bir çabanın sonucudur. Hukuk kuralları adaleti sağlamayabilir yanlış ta olabilir. Kurallar uygulamada olduğu sürece herkesi bağlar. O kuralların değişeceği yer de modern devletlerde yasama erkidir. Yine modern devletlerde yasama, yürütme ve yargı erkeleri gücünü milletten alan bağımsız organlardır. Bu erklerden biri diğeri üzerine baskı kurma, işlevsizleştirme gibi bir çabaya girerse modern devletin üç saç ayağı da anlamsızlaşır. Ülkemizde AKP iktidarı ile yeni bir anlayış gelişmeye başladı. Kendi lehinde olmayan hiçbir hukuk kuralını ve hukuk kuruluşlarını tanımama gibi çok tehlikeli, absürt bir anlayış ortaya çıkmaya başladı. Merkez bankası başkanına emirler yağdırma, ihanetle suçlama, Anayasayı, mahkemeleri tanımıyorum, polislere güvenmiyorum, ordu büyük bir tehlikedir diyen bir marazi durum ile karşı karşıyayız. Oysa modern devletlerde mahkemeler yargılamayı millet adına yapar, Meclis yine millet adına yasamayı yapar Hükümette millet adına icranın başında bulunur. Her birinin görev, yetki ve sorumluluğu kanunlarla belirlenmiştir. Yasamaya güvenmeyen, yargıyı tanımayan bir hükümetin meşruiyeti tartışılır. Kendi meşruiyetini tartışılır hale getiren bir iktidarın millet nezdinde de meşruiyeti biter. Son zamanlarda yapılan konuşmalar bizleri ürküttüğü gibi geleceğe güvenle bakmamızı da adeta ortadan kaldırmıştır. AKP iktidarından cumhurbaşkanına kadar hepsi var olan bütün hukuk kurallarını tanımama konusunda açık şekilde beyanda bulunurken farkına varmadan kendi iktidarlarının meşruiyetini de tartışmaya açmış bulunmaktadırlar. Milletinin güvenliğini korumakla görevli içişleri bakanı “Anayasayı tanımıyorum” ifadesi ülkenin geldiği durumu ve hükümetin meşruiyetini tartışmaya açmış durumdadır.  Var olan hukuk kurallarını tanımayan bir içişleri bakanı vatandaştan hangi hakla hukuk kurallarına uymasını isteyebilir? Cumhurbaşkanı, Merkez bankası ve Devlet bakanını faizi indirmiyor diye ihanetle suçlayarak kurumların bağımsızlığını, özerkliğini ve hükümetin icraatlarına da fiili saldırıyı başlatmış durumdadır.  Böylesi uygulamalar hukuka rağmen yapılıyorsa bir de hedefledikleri devlet başkanlığı sisteminde yapılabilecekleri düşünürken insanın irkilmemesi mümkün değildir.  Sıradan bir vatandaş haklı olarak yargıyı tanımıyorum, Belediyenin uygulamaları beni bağlamaz, kurumların verdikleri diplomaları tanımıyorum, devlette vergi ödemek istemiyorum, askerliğe inanmadığım için çocuğumu göndermiyorum deme hakkı da doğmuş olur.  Türkiye cumhuriyeti devletinin bütün kuralları bu hükümet ve cumhurbaşkanı sayesinde işlevsizleşmiştir.  Ülke, hukuk yerine keyfi uygulamalarla yönetilmektedir. Kısaca Türkiye cumhuriyeti uygulama da yok hükmüne düşmüştür. Şuan itibariyle ülkemizde hukuk değil keyfi uygulamalar ve adamına göre hukuk uygulanmaktadır. Çok eleştirdikleri İstiklal mahkemelerinde bile uygulanmayan hukuk anlayışı ile karşı karşıyayız. Ne Milli şef dönemi ne seksen ihtilalı ne de 28 Şubat süreci bu kadar keyfi uygulamalara imkân vermemişti.

Bir önceki yazımız olan IŞİD konseptli düğün misafirleri şoke etti başlıklı makalemizde benzeri, dugün ve ışid hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz